|
|
SOSYAL SİGORTA İŞLEMLERİ YÖNETMELİĞİ
BİRİNCİ KISIM
Genel Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Dayanak ve
Tanımlar
Amaç
MADDE 1 –
(1) Bu Yönetmeliğin amacı; 31/5/2006 tarihli ve
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun sosyal
sigorta hükümleri ile getirilen hak ve yükümlülükleri ve sosyal sigorta
işlemlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
Kapsam
MADDE 2 –
(1) Bu Yönetmelik, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa tabi işyeri,
işverenler, sigortalı, hak sahipleri ile diğer ilgili kişi ve kuruluşlar
açısından, sosyal sigorta işlemlerinin uygulanmasına ilişkin usul ve
esasları kapsar.
Dayanak
MADDE 3 –
(1) Bu Yönetmelik, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve
Genel Sağlık Sigortası Kanununun 107 nci maddesi hükmüne dayanılarak
hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 4 –
(1) Bu Yönetmelikte geçen;
a) Alt işveren: Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya
hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya
eklentilerinde, iş alan ve bu iş için görevlendirdiği sigortalıları
çalıştıran üçüncü kişiyi,
b) Araştırma: Kamu idareleri, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar ile 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Kanun
kapsamındaki kuruluşlar tarafından ihale mevzuatına göre yaptırılan
işlerden ve özel nitelikteki inşaat işlerinden dolayı bu işleri yapan
işveren tarafından yeterli işçilik bildirilmiş olup olmadığı hususunda
Kurumca yapılan değerlendirmeyi,
c) Bakanlık: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığını,
ç) Durum tespiti: Sigortalılık niteliğini, tescil işlemlerini,
sigorta olaylarını, asgari işçiliğin tespiti amacıyla yapılan denetim ve
kontrolleri,
d) e-sigorta: İşveren, alt işveren, sigortalı, genel sağlık
sigortalısı, hak sahibi ve diğer ilgili kişi ve kuruluşlarca bu
Yönetmelikte belirtilen belgelerde yer alan bilgileri internet,
elektronik ve benzeri ortamda Kurumun veri tabanına aktarılmasını ve bu
şekilde aktarılan bilgiler ve talepler ile Kurumca yürütülen sosyal
sigorta işlemleri sonuçlarından uygun görülenlerin işveren, sigortalı,
hak sahibi ve diğer ilgili kişi ve kuruluşlara verilmesini sağlayan
elektronik portalı,
e) Geçici iş ilişkisi kurulan işveren: 22/5/2003 tarihli ve 4857
sayılı İş Kanununun 7 nci maddesinde yer alan sigortalıyı devralan
işverenleri,
f) Genel Müdürlük: Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğünü,
g) Genel sağlık sigortası primi: Kanunda genel sağlık sigortalısı
için alınması öngörülen prim tutarını,
ğ) İşyeri sahibi: Kanuna göre sigortalı olanların işlerini
yaptıkları işyerlerinin sahibi veya kullanıcısı olan gerçek ya da tüzel
kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşları,
h) İşyeri sicil numarası: İşyerinin Kanun kapsamına alınması
üzerine Kurumca verilen numarayı,
ı) Kanun: 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve
Genel Sağlık Sigortası Kanununu,
i) Kurum: Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığını,
j) Muafiyet;
1) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2)
numaralı alt bendine tabi olanların aylık faaliyet gelirinden bu
faaliyetine ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın prime esas
günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olma halini,
2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4)
numaralı alt bendine tabi olanların yıllık tarımsal faaliyet
gelirlerinden bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan
tutarın aylık ortalamasının prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz
katından az olma halini,
k) Prime esas kazanç: Kanunun 80 inci maddesine göre belirlenecek
tutarı,
l) Sigorta primi: Sigortalılar için 5510, 5434 ve 2925 sayılı
Kanunlarda belirtilen prime esas kazançlar ve oranlar üzerinden alınacak
tutarı,
m) Ünite: Merkezde daire başkanlığını, taşrada sosyal güvenlik il
müdürlükleri ile sosyal güvenlik merkezlerini,
ifade eder.
(2) Birinci fıkrada yer almayan ancak Kanunun 3 üncü maddesinde
yer alan diğer tanımlar bu Yönetmelik için de yapılmış sayılır.
İKİNCİ BÖLÜM
Sosyal Sigorta Kayıt ve İşlemlerinin Genel Esasları
Bilgi ve belgelerin Kuruma
verilme usulü ile zorunluluk hali
MADDE 5 –
(1) Kurum, Kanun veya bu Yönetmelik gereği
verilecek her türlü belge veya bilginin e-sigorta ortamında gönderilmesi
hususunda gerçek kişiler ile her türlü kamu ve özel hukuk tüzel
kişilerini ve tüzel kişiliği olmayan diğer kurum ve kuruluşları zorunlu
tutmaya veya zorunluluk esasını kaldırmaya yetkilidir. Kanun veya bu
Yönetmelikte belirtilen bilgi ve belgelerin e-sigorta ile gönderilme
zorunluluğu getirilmesine rağmen, bu bilgi ve belgelerin yasal süresi
içinde veya yasal süresi dışında kâğıt ortamında Kuruma verilmesi, bu
belgelerin işleme konulmasına engel teşkil etmez.
(2) Belge veya bilgileri e-sigorta ortamında göndermekle zorunlu
tutulan kurum ve kuruluşlar ile gerçek ve tüzel kişiler, Kurumun bilgi
işlem sistemlerinin aşağıdaki fıkrada belirtilen nedenlerle hizmet dışı
kalması sonucu belge ve bilgiyi, öngörülen sürenin son gününde Kuruma
gönderememesi ve muhteviyatı primleri de yasal süresi içinde ödeyememesi
hâlinde, sorunların ortadan kalktığı tarihi takip eden beşinci işgününün
sonuna kadar belge veya bilgiyi gönderir ve muhteviyatı primleri de aynı
sürede Kuruma öder ise bu yükümlülükleri Kanunda öngörülen sürede yerine
getirmiş kabul edilir.
(3) Hizmet Sunumu Genel Müdürlüğü yetkililerince imzalanacak bir
tutanak ile tevsik edilmesi kaydıyla;
a) Kurum bilgisayar sisteminde, e-sigorta uygulamasının
çalışmasını engelleyecek şekilde;
1) Donanım ve yazılımdan kaynaklanan arızalar,
2) Elektrik ve iletişim alt yapısında meydana gelen arızalar,
3) Yangın, yıldırım, infilak ve benzeri olaylar sonucu meydana
gelen ve işlem yapmayı engelleyici durumlar,
4) Sel veya su baskını, fırtına, yer kayması, deprem gibi tabi
afetler ile grev, lokavt, sabotaj, terör saldırıları,
b) Kurumun hizmet satın aldığı internet servis sağlayıcılarında
meydana gelen arızalar,
c) (a) ve (b) bentleri dışında Kurumca belirlenecek benzeri
durumlar,
bu Yönetmelikte belirtilen belgelerin Kanunda öngörülen sürenin
son gününde Kurumca alınmasını engelleyici sebep olarak kabul edilir.
Merkezi veri tabanının
oluşturulması
MADDE 6 –
(1) Sosyal sigorta işlemlerine ilişkin kayıtların
elektronik ortamda tutulması esastır. Bu amaçla, Kurumca;
a) Sigortalı tescil,
b) Sigortalı hizmet,
c) Gelir veya aylık ödeme,
ç) İşyeri tescil,
d) Prim tahakkuk ve tahsilat,
e) Geçici iş göremezlik ödenekleri,
f) Genel sağlık sigortası tescil,
kayıtlarının elektronik ortamda tutulduğu merkezi bir veri tabanı
oluşturulur.
(2) Sosyal sigorta kayıtlarının tutulmasına ilişkin usul ve
esasları belirlemeye, birinci fıkrada belirtilen ana kayıtların alt veya
yedek kayıtlarını oluşturmaya, mevzuat ve iletişim teknolojisindeki
gelişmelere bağlı olarak değiştirmeye ve kâğıt ortamında tutulan
kayıtların elektronik ortamda veya elektronik ortamda tutulan kayıtların
kâğıt ortamında tutulmasına karar vermeye Kurum yetkilidir.
Sosyal sigorta
kayıtlarının tutulması ve düzeltilmesine ilişkin esaslar
MADDE 7 –
(1) Bu Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde belirtilen
sosyal sigorta kayıtlarının, bu Yönetmelikte belirtilen ve usulüne göre
düzenlenmiş belgelere dayandırılması zorunludur.
(2) Usulüne göre düzenlenmiş belgeye dayandırılarak oluşturulan
sosyal sigorta kayıtları;
a) Dayanak belgesinde bulunduğu hâlde kayıtlara hatalı veya eksik
olarak tescil edilen ya da hiç yazılmayan bilgilerin veya mükerrer
kayıtların bulunduğunun Kurumca tespitine,
b) Kamu idareleri denetim elemanları ile Kurumun denetim ve
kontrolle görevli memurları tarafından yapılan inceleme ve soruşturma
raporlarına,
c) Mahkeme kararlarına,
ç) Kamu idareleri ile döner sermayeli kuruluşlar, 5411 sayılı
Kanun kapsamındaki kuruluşlar, kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan
temin edilen bilgi ve belgelere istinaden Kurumca yapılacak incelemeye,
göre düzeltilir, silinir veya yeni kayıt eklenir.
Kayıtların paylaşımı
MADDE 8 –
(1) Kurum, sosyal sigorta kayıtlarında tutulan
bilgileri işveren, sigortalı, hak sahibi ve diğer ilgili kişi ve
kuruluşların kullanımına açabilir.
(2) Kurum, internet ve her türlü elektronik ortam ile benzeri
elektronik iletişim araçları üzerinden bilgi alışverişinin yapılmasına
ilişkin koşulları belirlemek, Kurum ve işveren ile diğer ilgili kişi ve
kuruluşlar arasındaki ilişkiler ile tarafların birbirlerine karşı olan
hak ve yükümlülüklerini düzenlemek için protokol veya sözleşmeler
yapabilir.
(3) Sosyal sigorta kayıtlarından alınan bilgilerin iş ve
işlemlerde kullanılmasının hukuki sonuçları, bilgiyi alan işveren ve
diğer ilgili kişi ve kuruluşların sorumluluğundadır.
İKİNCİ KISIM
Sigortalıların Tescili ve
Hizmet Kayıtları
BİRİNCİ BÖLÜM
Sigortalılara İlişkin Hükümler
Sigortalı sayılanlar
MADDE 9 –
(1) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren
tarafından çalıştırılanlar Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (a)
bendine göre sigortalı sayılırlar.
(2) Aşağıda belirtilenler de Kanunun 4 üncü maddesi birinci
fıkrası (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar.
a) İşçi sendikaları ve konfederasyonları ile sendika şubelerinin
başkanlıklarına ve yönetim kurullarına seçilenler.
b) Bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan ve
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından belirlenen Ek-1’de yer alan
tabloda sayılan; film, tiyatro, sahne, gösteri, ses ve saz sanatçıları
ile müzik, resim, heykel, dekoratif ve benzeri diğer uğraşları içine
alan bütün güzel sanat kollarında çalışanlar ile düşünürler ve yazarlar.
c) Mütekabiliyet esasına dayalı olarak sosyal güvenlik sözleşmesi
yapılmış ülkelerin uyruğunda olanlar hariç, yabancı uyruklu, uyruksuz,
göçmenler ve sığınmacı kişiler ile uluslararası sosyal güvenlik
sözleşmesi imzalanmış ülke sigortalılarından, sözleşmede belirlenen
istisna hâlleri dışında çalışmalarını hizmet akdine tabi sürdürenler.
ç) Büyükelçilik, konsolosluk mensuplarının özel hizmetlerinde
çalıştırılanlardan gönderen devlette veya üçüncü bir devlette
sigortalılıklarını belgeleyemeyenler ile Türkiye’de ikamet etmekte iken
buralarda çalıştırılan Türk vatandaşları.
d) 2/7/1941 tarihli ve 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması
Hakkında Kanuna göre, çiftçi malları koruma başkanlıkları veya
meclisleri tarafından çalıştırılan koruma bekçileri.
e) 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununda
belirtilen umumi kadınlar.
f) Millî Eğitim Bakanlığı tarafından düzenlenen kurslarda usta
öğretici olarak çalıştırılanlar, kamu idarelerinde ders ücreti karşılığı
görev verilenler ile 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları
Kanununun 4 üncü maddesinin (C) bendi kapsamında çalıştırılanlar.
(3) Haklarında bazı sigorta kolları uygulanacak sigortalılar ve
sigorta kolları;
a) Hizmet akdi ile çalışmamakla birlikte, ceza infaz kurumları
ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri
ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve tutuklular hakkında, Kanunun iş
kazası ve meslek hastalığı ile analık hükümleri,
b) 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî Eğitim Kanununda
belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde meslekî eğitim gören
öğrenciler hakkında iş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık
sigortası, meslek liselerinde okumakta iken veya yüksek öğrenimleri
sırasında zorunlu staja tabi tutulan öğrenciler ile 2547 sayılı
Yükseköğretim Kanununun 46 ncı maddesine tabi olarak kısmi zamanlı
çalıştırılan öğrencilerden aylık prime esas kazanç tutarı, Kanunun 82
nci maddesine göre belirlenen günlük prime esas kazanç alt sınırının
otuz katından fazla olmayanlar hakkında ise iş kazası ve meslek
hastalığı sigortası hükümleri,
c) Vazife malûllerinden;
1) Harp malûlleri ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle
Mücadele Kanunu, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve
Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre vazife malûllüğü aylığı bağlanmış
malûllerden, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b)
bentleri kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında iş
kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanır, ancak uzun
vadeli sigorta kollarına tabi olmayı istemeleri hâlinde bu isteklerini
Kuruma bildirdikleri tarihi takip eden ay başından itibaren, haklarında
uzun vadeli sigorta kolları uygulanır.
2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında bir göreve başlayan tüm vazife malûlleri hakkında uzun vadeli
sigorta kolları hükümleri uygulanır.
3) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c)
bentleri kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başladıkları hâlde,
aylıkları kesilmeyen harp ve vazife malûllerinden genel sağlık sigortası
primi alınmaz.
ç) Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen meslek edindirme,
geliştirme ve değiştirme eğitimine katılan kursiyerler hakkında Kanunun
iş kazası ve meslek hastalığı hükümleri,
d) Ülkemiz ile uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan
ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde
çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri hakkında kısa vadeli sigorta
kolları ile genel sağlık sigortası hükümleri, bu sigortalıların uzun
vadeli sigorta kollarına tabi olmak istemeleri hâlinde ise Kanunun 50
nci maddesinin ikinci fıkrasının Türkiye’de yasal olarak ikamet etme
şartı ile aynı fıkranın (a) bendinde belirtilen şartlar aranmaksızın
haklarında genel sağlık sigortası primi hariç isteğe bağlı sigorta
hükümleri,
uygulanır.
(4) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (b) bendine göre,
köy veya mahalle muhtarı seçilenler ile hizmet akdine bağlı olmaksızın
kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan;
a) Ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek
veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar,
b) Gelir vergisinden muaf olup esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı
olanlar,
c) Kollektif şirketlerin ortakları,
ç) Limited şirketlerin ortakları,
d) Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite
ortakları,
e) Adi komandit şirketlerin komandite ve komanditer ortakları,
f) Donatma iştirakleri ortakları,
g) Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları,
ğ) Tarımsal faaliyette bulunanlar,
sigortalı sayılırlar.
(5) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (b) bendi hükümleri
10/7/1953 tarihli ve 6132 sayılı At Yarışları Hakkında Kanuna tabi jokey
ve antrenörler hakkında da uygulanır.
(6) Kamu idarelerinde;
a) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi
olmayanlardan, kadro ve pozisyonlarda sürekli olarak çalışıp, ilgili
kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması
öngörülmemiş olanlar,
b) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b)
bentlerine tabi olmayanlardan, sözleşmeli olarak çalışıp ilgili
kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması
öngörülmemiş olanlar ile 657 sayılı Kanunun 86 ncı maddesi uyarınca
açıktan vekil atananlar,
Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında
sigortalı sayılırlar.
(7) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (c) bendi
hükümleri;
a) Kuruluş ve personel kanunları veya diğer kanunlar gereğince
seçimle veya atama yoluyla kamu idarelerinde göreve gelenlerden; bu
görevleri sebebiyle kendilerine ilgili kanunlarında Devlet memurları
gibi emeklilik hakkı tanınmış olanlardan hizmet akdi ile çalışmayanlar,
b) Başbakan, bakanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri,
belediye başkanları, il encümeninin seçimle gelen üyeleri,
c) Bu kapsamda sigortalı iken aynı kapsamdaki kişilerin kurduğu
sendikalar ve konfederasyonlar ile sendika şubelerinin başkanlıkları ve
yönetim kurullarına seçilenlerden aylıksız izne ayrılanlar,
ç) Harp okulları ile fakülte ve yüksek okullarda, Türk Silahlı
Kuvvetleri hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken askerî
öğrenci olanlar ile astsubay meslek yüksek okulları ve astsubay
naspedilmek üzere temel askerlik eğitimine tabi tutulan adaylar,
d) Polis Akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda, Emniyet Genel
Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Emniyet
Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrenciler,
hakkında da uygulanır.
(8) Bu maddenin yedinci fıkrasının (ç) ve (d) bentlerinde
belirtilen okulları tamamlamadan ayrılanlar ile tamamlamalarına rağmen
görevlerine başlamadan ayrılanların, bu okullarda geçen eğitim süreleri
sigortalılıklarından sayılmaz.
(9) Kanunun kısa vadeli sigorta kollarına ilişkin hükümleri,
Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında olanlara
uygulanmaz.
Sigortalı sayılmayanlar
MADDE 10 –
(1) Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları
hükümlerinin uygulanmasında;
a) İşverenin işyerinde ücretsiz çalışan eşi,
b) Aynı konutta birlikte yaşayan ve üçüncü derece dâhil bu
dereceye kadar hısımlar arasında ve aralarına dışardan başka kimse
katılmaksızın, yaşadıkları konut içinde yapılan işlerde çalışanlar,
c) Ücretle ve sürekli olarak çalışanlar hariç ev hizmetlerinde
çalışanlar,
ç) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (b) bendinin (1) ve
(3) numaralı alt bentleri kapsamında sigortalılıkları devam edenler
hariç olmak üzere, muvazzaf askerlik hizmetlerini er ve erbaş olarak
yapmakta olanlar ile yedek subay okulu öğrencileri,
d) Yabancı bir ülkede kurulu herhangi bir kuruluş tarafından ve o
kuruluş adına ve hesabına Türkiye'ye bir iş için gönderilen ve yabancı
ülkede sosyal sigortaya tabi olduğunu belgeleyen kişiler ile Türkiye'de
kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, yurt dışında ikamet eden
ve o ülke sosyal güvenlik mevzuatına tabi olanlar,
e) Resmî meslek ve sanat okulları ile yetkili resmî makamların
izniyle kurulan meslek veya sanat okullarında ve yüksek okullarda fiilen
normal eğitim süreleri içinde yapılan, tatbikî mahiyetteki yapım ve
üretim işlerinde çalışan öğrenciler,
f) Sağlık hizmet sunucuları tarafından işe alıştırılmakta olan
veya rehabilite edilen, hasta veya malûller,
g) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c)
bentleri gereği sigortalı sayılması gerekenlerden 18 yaşını doldurmamış
olanlar,
ğ) Kamu idareleri hariç olmak üzere, tarım işlerinde veya orman
işlerinde hizmet akdiyle süreksiz işlerde çalışanlar,
h) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4)
numaralı alt bendine tabi olanların ziraat odalarından, bunların
bulunmadığı yerlerde tarım il/ilçe müdürlüklerinden alacakları Ek-2 ve
Ek-2/A’da ki muafiyet belgesi ile belgeleyenler,
ı) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2)
numaralı alt bendine tabi olanların Esnaf ve Sanatkârlar Odaları
Birliği’nden, bunların bulunmadığı yerlerde meslek odalarından
alacakları Ek-2 ve Ek-2/A’da ki muafiyet belgesi ile belgeleyenler,
i) Kamu idarelerinin dış temsilciliklerinde istihdam edilen ve
temsilciliğin bulunduğu ülkede sürekli ikamet izni veya bu devletin
vatandaşlığını da haiz bulunan Türk uyruklu sözleşmeli personelden,
bulunduğu ülkenin sosyal güvenlik kurumunda sigortalı olduğunu
belgeleyenler ile kamu idarelerinin dış temsilciliklerinde istihdam
edilen sözleşmeli personelin uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri
çerçevesinde ve temsilciliğin bulunduğu ülkenin ilgili mevzuatının
zorunlu kıldığı hâllerde, işverenleri tarafından bulunulan ülkede sosyal
sigorta kapsamında sigortalı yapılanlar,
sigortalı sayılmazlar.
(2) Birinci fıkranın (g) bendinin uygulanmasıyla ilgili olarak,
bir meslek veya sanat okulunu bitirenlerden, 22/11/2001 tarihli ve 4721
sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre mahkemece ergin kılınmak
suretiyle, öğrenimleriyle ilgili görevlerde çalışanlar hakkında 18 yaşın
bitirilmiş olması şartı aranmaz.
Sigortalılığın başlangıcı
ve bildirim yükümlülüğü
MADDE 11 –
(1) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (a)
bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, mesleki eğitime
veya zorunlu staja başladıkları tarihten itibaren sigortalı hak ve
yükümlülükleri başlar.
(2) İşverenler, Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının;
a) (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanları, çalışmaya
başladıkları tarihten önce,
b) (c) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar, göreve başladıkları
veya okullarında öğretime başladıkları tarihten, kendi hesabına okumakta
iken Türk Silahlı Kuvvetleri veya Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına
okumaya başlayanlar ise bu tarihten itibaren sigortalı sayılırlar ve bu
tarihten itibaren on beş gün içinde,
Kuruma e-sigorta yoluyla bildirmekle yükümlüdür.
(3) İşverenlerce Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (a)
bendi kapsamında sigortalı sayılanlardan;
a) İnşaat, balıkçılık ve tarım işyerlerinde hizmet akdiyle işe
başlatılacak sigortalılar için, en geç çalışmaya başlatıldığı gün,
b) Yabancı ülkelere sefer yapan ulaştırma araçlarına sefer
esnasında işe alınan sigortalıların çalışmaya başladıkları tarihten
itibaren bir aylık süre içerisinde, Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi
veren işyerlerinde, sigortalı çalıştırılmaya başlanılan tarihten
itibaren bir ay içinde işe alınacakların sigortalı işe giriş
bildirgesinin en geç işyerinin tescil tarihinden itibaren bir ay içinde
verilmesi halinde,
c) Kamu idarelerince istihdam edilen 8/9/1999 tarih ve 4447
sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa göre işsizlik sigortasına tabi
olmayan sözleşmeli personel ile kamu idarelerince yurt dışı görevde
çalışmak üzere işe alınanların, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren
bir ay içinde,
ç) İlk işyerindeki çalışmasına ait sigortalı işe giriş bildirgesi
Kuruma verilerek, tescil işlemi yapılmış olan sigortalının, naklen ve
hizmet akdi sona ermeden aynı işverenin aynı ya da başka ünitede tescil
edilmiş diğer işyerinde çalışmaya başlaması veya işyerinin aynı il
içinde başka bir ünitenin görev bölgesine nakledilmesi hâlinde yeni
işyeri numarası üzerinden yapılan sigortalı işe giriş bildirgesinin
yasal süresi dışında,
d) Kanunda belirtilen sürede Kuruma bildirilme imkânı olmamakla
birlikte;
1) Maliye Bakanlığı vizesine bağlı olarak kamu idarelerinde
çalışacak sigortalılar için vize işleminin gerçekleştirildiğine ilişkin
yazının, ilgili kamu idaresine intikal ettiği günü izleyen ikinci iş
günü sonuna kadar,
2) 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Özelleştirme Kanunu uyarınca
özelleştirilen işyerlerinden diğer kamu kurum ve kuruluşlarına naklen
atanan sözleşmeli veya kapsam dışı personelin nakledildikleri kamu
idarelerinde işe başladıkları tarihi takip eden ikinci iş günü sonuna
kadar,
Kuruma yapılan bildirimler de süresinde yapılmış sayılır.
(4) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında sigortalı sayılanlardan;
a) Ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek
veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanların sigortalılıkları, bu
mükellefiyetlerinin başlangıç tarihi itibarıyla başlar ve bu tarih vergi
dairelerince,
b) Gelir vergisinden muaf olanların sigortalılıkları, esnaf ve
sanatkâr sicil müdürlüklerine tescil tarihi itibarıyla başlar ve bu
tarih esnaf ve sanatkâr sicil müdürlüklerince,
c) Şirket ortaklarından;
1) Kollektif şirket, adi komandit şirketlerin komandite ve
komanditer ortakları ile donatma iştiraki ortaklarının sigortalılıkları,
vergi mükellefiyetlerinin başladığı tarihte başlar ve bu tarih vergi
dairelerince,
2) Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının
sigortalılıkları, yönetim kurulu üyeliğine seçildikleri tarihte başlar
ve bu tarih şirket yetkililerince,
3) Limited şirket ve sermayesi paylara bölünmüş komandit
şirketlerin komandite ortaklarının sigortalılıkları, şirketin ticaret
siciline tescil edildiği tarihte başlar ve bu tarih ticaret sicil
memurluklarınca,
4) Limited şirket ve sermayesi paylara bölünmüş komandit
şirketlerin komandite ortaklarından hisse devri alan yeni ortaklarının
sigortalılıkları, ortaklar kurulunca devrin yapılmasına karar verildiği
tarihte başlar ve bu tarih ortaklar kurulu kararının, hisse devrine
ilişkin tanzim edilen noter devir sözleşmesinin, devrin yapıldığının
işlendiği pay defterinin birer sureti veya devir ticaret sicil
memurluğunca tescil edilmiş ise ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği
nüshasının ibraz edilmesi kaydıyla şirket yetkililerince,
ç) Köy ve mahalle muhtarlarının sigortalılıkları, muhtar
seçildikleri tarih itibarıyla başlar ve bu tarih il veya ilçe mülki
amirliklerince,
onbeş gün içinde,
d) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrası (b) bendi kapsamında
sigortalı sayılanlardan tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız
çalışanların sigortalılıkları, bağlı oldukları ziraat odalarınca veya
kendilerince bir yıl içinde bildirilmesi hâlinde odaya kaydedildikleri
tarihten, bu süre içinde bildirilmemesi hâlinde ise bildirimin Kuruma
yapıldığı tarihten başlar ve bu tarih meslek kuruluşuna kayıtlarının
yapıldığı tarihten itibaren bir ay içinde ziraat odalarınca veya ziraat
odalarının bulunmadığı yerlerde tarım il/ilçe müdürlüklerince,
e) 6132 sayılı Kanuna tabi jokey ve antrenörlerin
sigortalılıkları lisans belgesine istinaden fiilen çalışmaya
başladıkları tarihte başlar ve bu tarih, kaydın yapıldığı tarihten
itibaren bir ay içinde Türkiye Jokey Kulübünce,
Kuruma e-sigorta yoluyla bildirilmek zorundadır.
f) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin dört
numaralı alt bendi kapsamındaki sigortalılardan Kanunun 6 ncı maddesinin
(ı) bendi kapsamına girmeleri nedeniyle sigortalılıkları sona erenlerden
muafiyet şartlarının ortadan kalktığını, ziraat odalarından, ziraat
odalarının bulunmadığı yerlerde tarım il/ilçe müdürlüklerinden
alacakları belge ile birlikte bir yıl içinde Kuruma bildirenlerin
sigortalılıkları belgenin düzenlendiği tarihten bu süreyi geçirenlerin
sigortalılıkları ise bildirimin Kurum kayıtlarına intikal ettiği
tarihten başlar. Bu tarih sigortalılarca ve ilgili kuruluşlarca Kuruma
bildirilir.
g) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamındaki sigortalılardan gelir vergisinden muaf olup, Kanunun 6 ncı
maddesinin (k) bendi kapsamına girmeleri nedeniyle sigortalılıkları sona
erenlerden muafiyet şartlarının ortadan kalktığını esnaf ve sanatkârlar
odaları birliğinden alacakları belge ile birlikte 15 gün içinde Kuruma
bildirenlerin sigortalılıkları, belgenin düzenlendiği tarihten, 15
günlük süreyi geçirenlerin ise, bildirimin Kurum kayıtlarına intikal
ettiği tarihten itibaren başlar. Bu tarih sigortalılarca ve ilgili
kuruluşlarca Kuruma bildirilir.
(5) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamındaki sigortalılarla ilgili bildirim yükümlülüğü bulunan kurum ve
kuruluşlar, bildirimlerini merkez birimlerince yapmaları durumunda,
bildirim zorunluluğu yerine getirilmiş sayılır. Kurum bildirimden
itibaren bir ay içinde tescili yapılan kişilere, sigortalılık hak ve
yükümlülüklerinin başladığını ve yaptığı işin iş kolu kodunu bildirir.
(6) Hizmet akdi ile çalışmamakla birlikte 5/6/1986 tarihli ve
3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununda belirtilen aday çırak, çırak ve
işletmelerde meslekî eğitim gören öğrenciler ile meslek liselerinde
okumakta iken veya yüksek öğrenimleri sırasında zorunlu staja tabi
tutulan öğrencilerin bildirimleri, Millî Eğitim Bakanlığı veya bu
öğrencilerin eğitim gördükleri okullar, yüksek öğrenim sırasında zorunlu
staja tabi tutulan öğrenciler için ise öğrenim gördükleri yüksek öğretim
kurumlarınca yapılır.
Sigortalıların kendilerini
bildirmesi
MADDE 12 – (1) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(a) bendi kapsamındaki sigortalılar, çalışmaya başladıklarını, çalışmaya
başladıkları tarihten itibaren en geç bir ay içinde, örneği Ek-3’te
bulunan sigortalı bildirim belgesi ile doğrudan veya internet ya da
benzeri ortamda Kuruma bildirirler. Kurumca, sigortalının ilgili işveren
tarafından bildirilmediğinin ya da bildirildiği hâlde sigortalı
bildirimi arasında farklılık bulunduğunun tespiti hâlinde, durum,
taahhütlü bir yazıyla sigortalıya, gerekirse işverene bildirilir.
Yapılan bildirimlerin sonucunda farklılık giderilemezse, kontrol ve
denetim sonucuna göre işlem yapılır. Sigortalının kendini bildirmemesi,
sigortalı aleyhine delil teşkil etmez.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4)
numaralı alt bendinde belirtilen tarımsal faaliyette bulunanlar
faaliyetlerine başladıkları tarihten itibaren bir ay içinde
sigortalılıklarını sigortalı bildirim belgesi ile doğrudan veya internet
ya da benzeri ortamda Kuruma bildirirler. Bu kapsamdaki kişilere ilişkin
yapılan bildirimlerde farklılık olması hâlinde yapılacak yazışmalar
sonucunda farklılık giderilemezse, kontrol ve denetim sonucuna göre
işlem yapılır.
Sigortalıların kamu
idareleri ile bankalarca bildirilmesi
MADDE 13 – (1) Kamu idareleri ile 5411 sayılı Kanun
kapsamındaki kuruluşlar, Kurumca sağlanacak elektronik altyapıdan
yararlanmak suretiyle, Kurumca belirlenecek işlemlerde, işlem yaptığı
kişilerin sigortalılık bakımından tescilli olup olmadığını kontrol etmek
ve sigortasız olduğunu tespit ettiği kişileri, Kuruma bildirmekle
yükümlüdürler.
(2) Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar tebliğ ile
düzenlenir.
Sigortalılığın sona ermesi
ve bildirim yükümlülüğü
MADDE 14 – (1) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (a)
bendi kapsamında sigortalı olanların sigortalılıkları hizmet akdinin
sona erdiği tarihte sona erer ve bu tarih işverenleri tarafından,
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında sigortalı sayılanlardan,
a) Ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek
veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanların sigortalılıkları
mükellefiyetlerini gerektiren faaliyetlerine son verdikleri tarihte sona
erer ve bu tarih ilgili vergi dairelerince ve sigortalılarca,
b) Gelir vergisinden muaf olanların sigortalılıkları esnaf ve
sanatkâr sicil müdürlüklerindeki kayıtlarının silindiği tarihte sona
erer ve bu tarih esnaf ve sanatkâr sicil müdürlüklerince ve
sigortalılarca,
c) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2)
numaralı alt bendine tabi olanlardan esnaf ve sanatkârlar odaları
birliklerinden alacakları (Ek-2) muafiyet belgesi ile belgeleyerek on
gün içinde Kuruma intikal ettirenlerin sigortalılıkları belgenin
düzenlendiği tarihten, bu süreyi geçirenlerin sigortalılıkları ise
belgenin Kurum kayıtlarına intikal ettiği tarihten itibaren, Kurumca
ticaret sicil müdürlüklerinden alınan kayıtlardan resen tescili
yapılanların Kurumca sigortalılık tescillerinin tebliğ edildiği tarihten
itibaren 10 gün içerisinde esnaf ve sanatkârlar odaları birliklerinden
alacakları ve resen tescil tarihinden geriye doğru en fazla 1 yıla
ilişkin olmak üzere (Ek-2/A) muafiyet belgesi ile belgelemeleri ve
belgenin düzenlenme tarihinden itibaren 1 ay içerisinde Kuruma ibraz
etmeleri halinde muafiyetin başlangıç tarihi itibariyle sona erer, bu
tarih sigortalılarca,
ç) Şirket ortaklarından;
1) Kollektif şirket, adi komandit şirketlerin komandite ve
komanditer ortakları ile donatma iştiraki ortaklarının sigortalılıkları
vergi mükellefiyetlerinin bittiği tarihte sona erer ve bu tarih vergi
dairelerince ve sigortalılarca,
2) Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortaklarının
sigortalılıkları bu görevlerinin bittiği tarihte sona erer ve bu tarih
şirket yetkililerince ve sigortalılarca,
3) Limited şirket, sermayesi paylara bölünmüş komandit
şirketlerin komandite ortaklarının sigortalılıkları hisse devrine
ilişkin alınan ortaklar kurulu kararı ile hissenin devrine ilişkin
tanzim edilen noter devir sözleşmesinin ve devrin pay defterine
işlendiği sayfanın birer suretlerinin birlikte ibraz edilmesi veya hisse
devri ticaret sicil memurluğuna tescil edilmiş ise ticaret sicil
gazetesinde ilan edildiği nüshasının ibraz edilmesi kaydıyla ortaklar
kurulu karar tarihi itibarıyla sona erer ve bu tarih, sigortalılar ve
şirket yetkililerince,
d) İflasın açılmasına mahkemece karar verilen şirketlerin
ortaklarının sigortalılıkları sigortalının talebi hâlinde mahkemenin
karar tarihinde, sigortalının talebinin olmaması hâlinde ise mahkemece
iflasın kapatılmasına karar verildiği tarihte sona erer ve bu tarih
sigortalılar ve şirket yetkililerince,
e) Tasfiyenin açılmasına mahkemece karar verilen şirketlerin
ortaklarının sigortalılıkları sigortalının talebi hâlinde mahkemenin
karar tarihinde sona erer, bu tarih sigortalılarca, sigortalının
talebinin olmaması hâlinde tasfiye kurulu kararının ticaret sicil
memurluğunca tescil edildiği tarihte sona erer ve bu tarih ticaret sicil
memurluğunca ve sigortalılarca,
f) Tasfiyesine şirketin ortaklar kurulu tarafından karar verilen
şirketlerin ortaklarının sigortalılıkları sigortalının talebi hâlinde
tasfiyenin başlanmasına karar verildiği tarihte sona erer, bu tarih
sigortalılarca, sigortalının talebinin olmaması hâlinde ise tasfiyenin
sonuçlandığına ilişkin tasfiye kurulu kararının ticaret sicil
memurluğunca tescil edildiği tarihte sona erer ve bu tarihler
sigortalılarca ve ticaret sicil memurluklarınca,
g) Münfesih duruma düşen şirketlerin ortaklarının
sigortalılıkları sigortalının talebi hâlinde şirketin münfesih duruma
düştüğü tarih itibarıyla sona erer, bu tarih sigortalılarca,
sigortalının talebinin olmaması hâlinde münfesih duruma düşen şirketin
tasfiyesinin sonuçlandığına dair tasfiye kurulu kararının ticaret sicil
memurluğunca tescil edildiği tarihte sona erer ve bu tarihler
sigortalılarca ve ticaret sicil memurluklarınca,
ğ) Mahkeme kararı ile iflasın, tasfiyenin açılmasına, ortaklar
kurulu kararı ile tasfiyenin başlamasına veya münfesih duruma düşmesine
karar verilen şirketlerin ortaklarından hizmet akdi ile çalışmaya
başlayanların sigortalılıkları, çalışmaya başladıkları tarihte sona erer
ve bu tarih sigortalılarca,
h) Gelir vergisinden muaf olarak sigortalılıkları devam ederken
hizmet akdi ile çalışmaya başlayanların sigortalılıkları, çalışmaya
başladıkları tarihte sona erer ve bu tarih sigortalılarca,
ı) Köy ve mahalle muhtarlarının sigortalılıkları muhtarlık
görevinin bittiği tarihte sona erer ve bu tarih il ve ilçe mülki
amirliklerince ve sigortalılarca,
i) Köy ve mahalle muhtarlarından Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrası (b) bendi kapsamında gelir vergisi mükellefi olanlar
hariç, aynı zamanda hizmet akdi ile çalışmaya başlayanların
sigortalılıkları, çalışmaya başladıkları tarihte sona erer ve bu tarih
sigortalılarca,
j) Tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanların
sigortalılıkları tarımsal faaliyetin bittiği tarihte sona erer ve bu
tarih ziraat odalarınca, ziraat odası bulunmayan yerlerde ise tarım
il/ilçe müdürlüklerince ve sigortalılarca,
k) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4)
numaralı alt bendine tabi olanlardan ziraat odalarından, ziraat
odalarının bulunmadığı yerlerde ise tarım il/ilçe müdürlüklerinden
alacakları (Ek-2) muafiyet belgesi ile belgeleyerek on gün içinde Kuruma
intikal ettirilenlerin sigortalılıkları belgenin düzenlendiği tarihten,
bu süreyi geçirenlerin sigortalılıkları ise belgenin Kurum kayıtlarına
intikal ettiği tarihten itibaren, Kurumca ziraat odalarından veya ziraat
odalarının bulunmadığı yerlerde tarım il/ilçe müdürlüklerinden alınan
kayıtlardan resen tescili yapılanların Kurumca sigortalılık
tescillerinin tebliğ edildiği tarihten itibaren 10 gün içerisinde ziraat
odalarından veya ziraat odalarının bulunmadığı yerlerde tarım il/ilçe
müdürlüklerinden alacakları ve resen tescil tarihinden geriye doğru en
fazla 1 yıla ilişkin olmak üzere (Ek-2/A) muafiyet belgesi ile
belgelemeleri ve belgenin düzenlenme tarihinden itibaren 1 ay içerisinde
Kuruma ibraz etmeleri halinde muafiyetin başlangıç tarihi itibariyle
sona erer, bu tarih sigortalılarca,
l) Herhangi bir yabancı ülkede ikamet eden ve o ülke mevzuatı
kapsamında çalışmaya başlayan veya ikamet esasına bağlı olarak o ülke
sosyal güvenlik sistemine dâhil olanların sigortalılıkları, çalışmaya
veya ilgili ülke sosyal güvenlik sistemine dâhil oldukları tarihte sona
erer ve bu tarih sigortalılarca,
m) 6132 sayılı Kanuna tabi jokey ve antrenörlerin
sigortalılıkları, fiilî çalışmalarının bittiği tarihte sona erer ve bu
tarih Türkiye Jokey Kulübü ve sigortalılarca,
(3) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıkları; ölüm hâlinde veya
aylık bağlanmasını gerektiren hâllerde, görev aylıklarının kesildiği
tarihi, 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinde
belirtilen yaş hadleri ile sıhhi izin sürelerinin doldurulması hâlinde
ise bu süre ve hadlerin doldurulduğu tarihleri takip eden aybaşından,
diğer hâllerde ise görevden ayrıldıkları tarihten itibaren sona erer ve
bu tarih, sigortalı işe giriş bildirgesini düzenlemekle yükümlü olan
idare tarafından,
(4) Kanunun 5 inci maddesi gereği bazı sigorta kollarına tabi
tutulanlardan:
a) Ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan
tesis, atölye ve benzeri ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve tutukluların
sigortalılığı çalışmalarının sona erdiği veya işlerine son verildikleri
tarihten itibaren sona erer ve bu tarih, Ceza İnfaz Kurumları ile
Tutukevleri İş Yurtları Kurumunca,
b) 3308 sayılı Kanunda belirtilen aday çırak, çırak ve
işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler, meslek liselerinde
okuyanlar, yüksek öğrenimleri sırasında zorunlu staja tabi tutulan
öğrencilerin sigortalılığı eğitim veya öğretimlerinin/staj sürelerinin
bittiği tarihten itibaren sona erer ve bu tarih, eğitim ve öğretim
gördükleri kurumlarca,
c) Harp malûlleri ile 3713 veya 2330 sayılı kanunlara göre vazife
malûllüğü aylığı bağlanmış olanlardan Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrası kapsamında sigortalı olanların sigortalılıkları, sigortalı
çalışmalarının sona erdiği tarihten itibaren sona erer ve bu tarih,
işverenlerince,
ç) Harp malûlleri ile 3713 veya 2330 sayılı kanunlara göre vazife
malûllüğü aylığı bağlanmış olanlardan Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında çalışanlardan uzun vadeli
sigorta kollarına tabi olup bu sigorta kollarından çıkmak isteyenler
hakkında isteklerine dair yazılı taleplerini takip eden ayın başından
itibaren sadece iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri
uygulanmaya devam edilir ve bu tarih, işverenlerince,
on gün içinde Kuruma bildirilir.
(5) 4447 sayılı Kanun gereğince işsizlik ödeneği ve ilgili
kanunları gereğince kısa çalışma ödeneğinden yararlandırılan kişiler
için genel sağlık sigortası prim bilgileri, ödenek başlama ve bitiş
tarihleri Türkiye İş Kurumu ile Kurum arasında oluşturulacak veri
transferi yoluyla gerçekleştirilir.
(6) Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (l) bendi
kapsamında olanlardan, çalışmakta iken bulunduğu ülkenin sosyal güvenlik
kurumu ile irtibatlandırılanların, uluslararası sosyal güvenlik
sözleşmeleri çerçevesinde, seçimini bu yönde kullananlar için
sigortalandıkları tarihten itibaren; Kanunun 8 inci maddesi birinci
fıkrasının (c) bendine göre kamu idarelerinin yurtdışı görevinde
çalışanlar, görevlerinden ayrıldıkları tarihten itibaren, işverenlerince
üç ay içinde Kuruma bildirilir.
(7) Hastalık ve analık hükümlerinin uygulanmasında sigortalılık
niteliği;
a) İlgili kanunlar gereği sigortalının ücretsiz izinli olması,
greve iştirak etmesi veya işverenin lokavt ilan etmesi hâlinde, bu
hâllerin sona ermesini,
b) Diğer hâllerde ise birinci fıkrada belirtilen tarihleri,
takip eden onuncu günden başlanarak yitirilmiş sayılır.
Sigortalılığın sona ermesine ilişkin bildirimlerde bu husus göz önünde
bulundurulur.
(8) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında olanların, meslek kuruluşlarına ya da vergi dairelerine olan
yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmaları, sigortalılığın sona
ermesine ilişkin belge ya da bilginin verilmesine engel teşkil etmez.
İKİNCİ BÖLÜM
Sigortalıların Tescili
Sigortalı işe giriş
bildirgesi
MADDE 15 –
(1) Bu Yönetmeliğin 11 inci maddesinde belirtilen
sigortalılık başlangıcı ile ilgili bildirim yükümlülüğü, Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının; (a) ve (b) bentlerine tabi olanlar için
Ek-4, (c) bendine tabi olanlar için ise Ek-4/A’da bulunan sigortalı işe
giriş bildirgelerinin, Kuruma e-sigorta ile verilmesiyle yerine
getirilir. Sigortalı işe giriş bildirgesi dışında, başka biçimlerde
yapılan bildirimler geçerli sayılmaz.
(2) Süresi içinde veya sonradan elden veya posta yoluyla
gönderilen sigortalı işe giriş bildirgeleri Kurum gelen evrak kaydına
alındıktan sonra sigortalıların tescil işlemleri sonuçlandırılır.
Sigortalı tescili ve
sosyal güvenlik sicil numarası
MADDE 16 –
(1) Sigortalılar, Kuruma verilen ilk veya tekrar
sigortalı işe giriş bildirgelerine göre Türkiye Cumhuriyeti kimlik
numaraları ile bilgisayar ortamında tutulan tescil kütüğüne kayıt
edilir. Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, aynı zamanda sigortalıların
sosyal güvenlik sicil numarasını oluşturur. Sigortalıların tescil,
hizmet ve her türlü bilgisayar kayıtları ile diğer sosyal sigorta
işlemleri, sosyal güvenlik sicil numarası altında tutulur.
(2) Yabancı uyruklulara Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel
Müdürlüğünce verilecek kimlik numaraları aynı zamanda bunlar için sosyal
güvenlik sicil numarası olarak kullanılır.
Sigorta sicil dosyaları
elektronik arşivi
MADDE 17 –
(1) Sigortalılarla ilgili Kurum dışından alınan
veya Kurumca düzenlenen kâğıt ortamındaki belgelerden gerekli
görülenlerin muhafazası ve bu belgelere erişimi sağlamak üzere
elektronik arşiv oluşturulur. Bunlara Kurumca belirlenen usullerle birer
numara verilir.
Sigortalıların re’sen
tescili
MADDE 18 –
(1) Kanun kapsamında sigortalı olması gerektiği
halde;
a) Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca fiilen
yapılan denetimler veya işyeri kayıtlarından yapılan tespitler ya da
kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince
yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler veya kamu kurum ve
kuruluşları ile 5411 sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşlar tarafından
düzenlenen belge veya alınan bilgiler sonucu,
b) Kanunun 8 inci maddesinin yedinci fıkrasına göre kamu
idareleri ile Kanunun 100 üncü maddesine göre 5411 sayılı Kanun
kapsamındaki kuruluşlar, döner sermayeli kuruluşlar, diğer gerçek ve
tüzel kişilerden doğrudan kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve
kuruluşlarla yapılan protokoller çerçevesinde alınan bilgiler sonucu,
c) Hizmet tespitine ilişkin kesinleşen yargı kararlarına göre,
Kuruma bildirilmediği tespit edilenlerin,
(2) 8/5/1985 tarihli ve 3201 sayılı Yurtdışında Bulunan Türk
Vatandaşlarının Yurtdışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri
Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun uyarınca yapılan hizmet
borçlanması talebinde bulunanlardan, Türkiye’de Kanuna veya Kanunla
yürürlükten kaldırılan sosyal güvenlik kanunlarına tabi hizmetleri
bulunmayanların,
tescil işlemleri Kurumca re’sen yapılır.
Sigortalıların yersiz
tescili
MADDE 19 – (1) Kanuna göre sigortalılık niteliği taşımadığı
hâlde, gerçeğe aykırı olarak bildirim yapıldığı tespit edilen tescil
kayıtları iptal edilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Sigortalı Hizmet Kayıtları
Sigortalı hizmet
kayıtlarının oluşturulması
MADDE 20 – (1) Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları ile genel
sağlık sigortası kapsamında bulunan sigortalı veya hak sahiplerine
yapılacak ödemeler ile bağlanacak gelir ve aylıklardan, genel sağlık
sigortası yardımlarından yararlanma şartlarının oluşup oluşmadığı, bu
ödemeler ile gelir ve aylık miktarları, bilgisayar ortamında her bir
sigortalı için oluşturulan hizmet kütüğündeki kayıtlar kullanılarak
belirlenir. Primsiz Ödemeler Genel Müdürlüğünce yapılacak işlemler için
de bu kayıtlar kullanılabilir.
(2) Hizmet kayıtları, sigortalıların zorunlu sigorta kapsamındaki
çalışmalarına, yurt içi ve yurt dışı hizmet borçlanmalarına, isteğe
bağlı sigorta kapsamındaki sürelere ait giriş ve çıkış tarihlerini, prim
ödeme gün sayılarını ve prime esas kazançları ile diğer bilgileri
kapsar.
(3) Sigortalı hizmet kayıtları, Kanunun 4 üncü maddesi birinci
fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için aylık prim ve
hizmet belgesinde yer alan bilgilerin, Kanunun 4 üncü maddesi birinci
fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların sigortalılığa esas
kayıtlarının, hizmet borçlanması yapan veya isteğe bağlı sigortaya devam
eden sigortalılar için ise prim tahsilat bilgilerinin, bilgi işlem
ortamına aktarılması suretiyle oluşturulur.
Sigortalı tescil ve hizmet
kayıtları arasında mutabakat sağlanması
MADDE 21 –
(1) Tescil kaydı bulunmayan bir kimse adına hizmet
kaydı oluşturulmaz. Tescil ve hizmet kayıtlarındaki sigortalının adı,
soyadı, sosyal güvenlik sicil numarası gibi ortak bilgilerde mutabakat
sağlanmadan hizmet kayıtlarına bilgi girişi yapılmaz veya bilgi
aktarılmaz.
Kayıtların güncel ve doğru
tutulması
MADDE 22 –
(1) Sigortalı hizmet kayıtlarının doğru, güncel ve
eksiksiz oluşturulması esastır. Bu amaçla;
a) Sigortalının adı, soyadı ve sosyal güvenlik sicil numarası
bulunmayan veya bulunduğu hâlde önceki hizmet kayıtları ile mutabakatı
sağlanamayan bilgiler, prime esas kazancın alt ve üst sınırları dışında
kalan miktarlar, işe giriş ve çıkış tarihleri ile tutarlı olmayan prim
ödeme gün sayıları, doğrusu tespit edilmeden veya eksiği tamamlanmadan
hizmet kayıtlarına aktarılmaz.
b) Bir sigortalı adına ayda 30’u, yılda 360’ı aşan prim ödeme gün
sayısı bulunan veya başka bir sigortalının hizmetini gösteren hizmet
kaydı oluşturulmaz.
Hizmet kayıtlarının
paylaşımı
MADDE 23 –
(1) Kurumla bir yazışma yapılmadan üretilecek
barkodlu çıktı alınarak resmî belge olarak kullanılmak üzere, sigortalı
hizmet kayıtları, Kurumun internet sayfası üzerinden sigortalı, işveren,
kamu idaresi, meslek kuruluşları ile diğer kişi ve kuruluşların
paylaşımına açılabilir.
(2) Hizmet kaydı paylaşımında yer alacak bilgilerin kapsamını
belirlemeye Kurum yetkilidir.
(3) Sigortalı dışında, birinci fıkrada belirtilen kişi, kurum ve
kuruluşların hizmet kayıtlarının resmî bir belge ile bildirilmesine
ilişkin yazılı başvurular, ayrıca Kurumca cevaplandırılmaz. Ancak,
hizmet kayıtları ile ilgili tereddütlü konular hakkında, yazılı talepte
bulunulması hâlinde, yazışma yoluyla gerekli bilgi verilir.
Hizmet kayıtlarının
düzeltilmesi
MADDE 24 – (1) Kurumca hizmet kayıtları;
a) Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca veya kamu
idarelerinin denetim elemanlarınca düzenlenen raporlarda gerçeğe aykırı
hizmet kazandırıldığının veya hatalı ve eksik kayıt bulunduğunun tespit
edilmesi,
b) Sigortalının prime esas kazançları, gün sayıları ve prim
tahsilatına ilişkin bilgilerin hatalı veya eksik aktarıldığının tespit
edilmesi,
c) Kesinleşen yargı kararları ile sigortalıya hizmet
kazandırılması veya Kurum kayıtlarında var olan hizmet veya prime esas
kazançların yeniden belirlenmesi,
hallerinde düzeltilir, iptal edilir veya yeni kayıt oluşturulur.
(2) Birinci fıkra gereğince, hizmet kayıtlarında yapılacak
güncelleme, iptal ve yeni kayıt oluşturma işlemleri, ünite amirinden
alınacak olur üzerine, konu ile ilgili bilgisayara giriş yetkisi verilen
ünite personelince yerine getirilir. Bu şekilde güncellenen bilgisayar
kayıtları, her gün alınacak çalışma listeleri ile karşılaştırılarak
mutabakatı sağlandıktan sonra, eski ve yeni kayıtlara ait hizmet
dökümlerinin onaylı birer örneği sigortalıların dosyalarında muhafaza
edilir. Ancak birinci fıkra (b) bendi gereğince hizmet kayıtlarında
yapılacak iptal ve yeni kayıt oluşturma işlemleri, üyeleri Kurumca
belirlenecek komisyon kararına göre yapılır.
Sigortalı işten ayrılış
bildirgesi
MADDE 25 – (1) Sigortalılığın sona ermesine ilişkin
bildirimler, Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (a) ve (b)
bentlerine tabi olanlar için Ek-5, (c) bendine tabi olanlar için ise
Ek-5/A’da bulunan sigortalı işten ayrılış bildirgesiyle sigortalılığın
sona ermesini takip eden on gün içinde e-sigorta ile yapılır.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi
sigortalılardan naklen ve hizmet akdi sona ermeden aynı işverenin aynı
ya da başka ünitede tescil edilmiş diğer bir işyerinde çalışmak üzere
işten ayrılanlar için veya işyerinin aynı il içinde başka bir ünitenin
görev bölgesine nakledilmesi halinde eski işyeri numarası üzerinden
yasal süresi dışında verilen sigortalı işten ayrılış bildirgesi de
süresinde verilmiş sayılır.
(3) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrası (b) bendi kapsamındaki
sigortalılardan sigortalı işten ayrılış bildirgesini kâğıt ortamında
verenler için, sigortalılığın sona ermesini takip eden on gün içinde
sigortalı işten ayrılış bildirgesi iki nüsha düzenlenir. Biri düzenleyen
kuruluşta kalır, diğeri ilgili üniteye gönderilir.
(4) Yasal süresi dolmadığı için henüz Kuruma verilmeyen aylık
prim ve hizmet belgesinde yer alacak sigortalı çalışmalarının Kurumca
bilinmesini gerektiren diğer hâllerde de bu madde gereğince işlem
yapılır.
(5) Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrası (c) bendine göre
sigortalı sayılanlardan, yer değiştirme suretiyle bir kurumdan diğer bir
kuruma nakledilenler hakkında sigortalı işe giriş bildirgesi ve
sigortalı işten ayrılış bildirgesi ile gerekli bildirimler yapılır.
(6) Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve 9 uncu
maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilenlerin
sigortalılığının sona ermesine ilişkin bildirimler üç aylık süre içinde
yapılır.
Hizmetlerin tespiti
MADDE 26 – (1) Kurumun denetim ve kontrolle görevli
memurlarınca, işyeri kayıtlarının incelenmesi sonucunda yapılan
tespitlerden çalıştığı belirlendiği hâlde, hizmetleri Kuruma
bildirilmediği veya eksik bildirildiği saptanan sigortalıların geriye
yönelik hizmetleri dikkate alınır.
(2) Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarının işyerinde
yaptıkları durum tespiti sırasında, sigortalı, işyerinde çalışan diğer
sigortalılar, işyeri mahallinde bulunanlar veya işveren beyanına
dayanılarak yaptıkları ve tespit tarihinden önceki bir yıllık süreye
ilişkin hizmetler de sigortalılıkta dikkate alınır.
(3) Kamu idarelerinin denetim elemanlarınca yapılan denetimler
sonucu belirlenen ve Kuruma bildirilen sigortalı çalışmalar üzerine,
ilgili mevzuat uyarınca gerekli işlemler yapılır.
ÜÇÜNCÜ KISIM
İşyerlerinin Tescili
BİRİNCİ BÖLÜM
İşyerinin Bildirilmesi
İşyeri bildirgesi
MADDE 27 – (1) İşyerinde, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi veya (c) bendi kapsamında sigortalı çalıştıran,
sigortalı çalıştırılan bir işyerini devir alan ya da bu nitelikte işyeri
kendisine intikal eden işveren, Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen
sürelerde vermekle yükümlü olduğu örneği Ek-6 ve Ek-6/A’da bulunan
işyeri bildirgesini Kuruma e-sigorta ile göndermek zorundadır. Şu kadar
ki, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
sigortalı çalıştıran işverenlerce düzenlenecek işyeri bildirgelerinin
e-sigorta ile alınması sağlanıncaya kadar, Kanunun 11 inci maddesinde
belirtilen sürelerde Kuruma elden verilir veya posta yoluyla gönderilir.
(2) Aynı işverenin, birden fazla işyeri kurması veya devir alması
yahut kendisine intikal etmesi hâlinde her işyeri için ayrı işyeri
bildirgesi düzenlenir.
(3) Aynı işverenlere ait olup, aynı işkolunda bulunan birden
fazla kara veya deniz yahut hava ulaştırma araçlarına tek sicil numarası
verilir.
(4) Kanunun 90 ıncı maddesine göre ihale yoluyla yapılan işlerin
konsorsiyum şeklinde üstlenilmesi hâlinde, konsorsiyumu oluşturan
üstlenicilerin her birine müstakilen istihkak ödenmesi ve bu
üstleniciler tarafından idareye ayrı ayrı teminat verilmiş olması
kaydıyla üstlenicilerin her birine, verecekleri işyeri bildirgelerine
istinaden Kurumca ayrı ayrı sicil numarası verilebilir. İhale konusu
işin iş ortaklığı şeklinde üstlenilmesi durumunda ise, işyeri, iş
ortaklığı adına ve tek işyeri sicil numarası verilerek tescil edilir.
(5) Şirketlerin kuruluş aşamasında sigortalı çalıştırmaya
başlayacağı tarihi ve çalıştırılacak sigortalı sayısını ticaret sicil
memurluklarına bildirmesi üzerine, ticaret sicil memurluklarınca ilgili
üniteye gönderilecek bu bildirime istinaden, işyeri ünitece tescil
edilir. Bu durumda şirketlerce ayrıca işyeri bildirgesi düzenlenmez.
(6) Esas işin ayrıntısı veya tamamlayıcısı niteliğinde olan ve
sigortalıları birbirine karışmayan işlerin ayrı ve bağımsız olarak
yürütüldüğü yerler de bağımsız işyeri sayılır.
(7) Tek ihale ile birden fazla ünitenin görev alanına giren bir
işin yapılması hâlinde, istihkaklarının bir ödenmesi ve teminatlarının
tek olması şartıyla, işe ilk başlanılan yeri çevresine alan ünitece tek
işyeri sicil numarası verilebilir. Aynı anda birden fazla ünitenin görev
alanlarında işe başlanılması halinde, hangi üniteden tek işyeri sicil
numarası alınacağı işverenin talebine göre belirlenir. İşverence, ilgisi
bulunan diğer ünitelere yazılı olarak bilgi verilir.
(8) Aynı işveren tarafından yaptırılan ve birden fazla yapı
ruhsatı bulunan özel nitelikteki bina inşaatı işyerlerinde,
parsellerinin bitişik ya da yakın olması ve sigortalıların birbirine
karışması şartıyla inşaatların tek sicil numarasında yürütülmesine
ünitece izin verilebilir.
(9) Süresi içinde verilmeyip sonradan verilecek işyeri
bildirgesi, Kurumca aksi kararlaştırılmadığı sürece kağıt ortamında
elden veya posta yoluyla Kuruma verilir.
İşyeri sicil numarası
MADDE 28 – (1) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(a) bendi gereğince sigortalı çalıştırılan işyerine; Kurumca ‘Mahiyet
kodu’, ‘İşkolu kodu’, ‘Ünite kodu’, ‘Sıra numarası’, ‘İl kodu’, ‘İlçe
kodu’ ve ‘Kontrol numarası’nı ihtiva eden bir işyeri sicil numarası
verilir ve bu numara işverene tebliğ edilir.
a) Mahiyet kodu; yapılan işin özel veya kamu sektörüne ait daimi
veya geçici olduğunu belirtmeye yönelik olup tek hane rakamdan
ibarettir. ‘1’ rakamı kamu sektörüne ait devamlı işyerlerini, ‘2’ rakamı
özel sektöre ait devamlı işyerlerini, ‘3’ rakamı kamu sektörüne ait
geçici işyerlerini, ‘4’ rakamı özel sektöre ait geçici işyerlerini ifade
eder.
b) İşkolu kodu; yapılan işin Kısa Vadeli Sigorta Kolları Prim
Tarifesine göre hangi iş koluna girdiğini belirtmeye yönelik olup dört
hane rakamdan ibarettir.
c) Ünite kodu; işyerinin işlem gördüğü üniteyi belirtmeye yönelik
olup iki hane rakamdan ibarettir.
ç) Sıra numarası; her işyerine ilgili ünite tarafından iller
itibarıyla ve sıra takip etmek suretiyle verilen bir numara olup yedi
hane rakamdan ibarettir.
d) İl kodu; işyerinin hangi ilde olduğunu belirtmeye yönelik olup
il trafik kod numarasından ibarettir.
e) İlçe kodu; işyerinin hangi ilçede olduğunu belirtmeye yönelik
olup iki hane rakamdan ibarettir.
f) Kontrol numarası; işyeri sicil numarasının doğru
kullanılmasını sağlamaya yönelik olup iki hane rakamdan ibarettir.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında sigortalı çalıştırılan işyerlerine, Kurumca ‘Ünite kodu’,
‘Saymanlık ve kurum numarası’, ‘İl kodu’, ‘İlçe kodu’ ve ‘Kontrol
numarasını’ ihtiva eden işyeri sicil numarası verilir ve bu numara
işverene tebliğ edilir.
a) Saymanlık ve kurum numarası; oniki haneli olup altı hane
saymanlık numarası ve altı hane kurum numarasından oluşur. Saymanlık
numarasının ilk iki hanesi saymanlığı, takip eden iki hanesi
sigortalının çalıştığı işyerinin bulunduğu ili, son iki hanesi ise ilçe
kodunu ifade eder. Kurum numarası ise sigortalıyı çalıştırılan kamu
kurumunu ifade etmek üzere Kurumca verilir.
b) İl kodu, ilçe kodu ve ünite kodu; bu maddenin birinci
fıkrasında açıklanan esaslar çerçevesinde bu işyerleri için de verilir.
(3) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c)
bentlerine göre sigortalı sayılan kişileri çalıştıran gerçek veya tüzel
kişiler ile tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara, işyerleri için
verilen işyeri sicil numarası yanında ayrıca işveren numarası da
verilebilir. Bu numara, gerçek kişi işverenlerde Türkiye Cumhuriyeti
kimlik numarası, yabancı uyruklu gerçek kişi işverenlerde Nüfus ve
Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünce verilecek numara, tüzel kişi
işverenlerde ise vergi kimlik numarasıdır.
İşyeri bildirgesi ile
birlikte verilecek diğer belgeler
MADDE 29 –
(1) İşveren, işyeri bildirgesi ekinde Kuruma
vermesi gereken;
a) Daimi mahiyetteki işyerlerinde, işyerinin adresini gösterir
yerleşim belgesini,
b) Gerçek kişi işverenler yönünden kendilerinin, tüzel kişi
işverenler yönünden ise tüzel kişiliği temsile yetkili kişilerin imza
sirkülerini,
bir ay içinde Kuruma, elden vermekle veya posta yoluyla
göndermekle yükümlüdür. İmza sirküleri Kuruma verilmesi gereken
kişilerin, Üniteye bizzat müracaat ederek kimliklerinin tespitiyle
birlikte imza beyanlarının alınmasını sağlamaları halinde, (b) bendinde
istenilen imza sirküleri artık istenilmez.
(2) İşverenden iş alan alt işverenler, Kanundan doğan
yükümlülükleri başlamadan önce, işyeri bildirgesi hariç, birinci
fıkranın (b) bendinde belirtilen belgeyi ve asıl işverenle yapmış olduğu
sözleşmenin bir örneğini, Kuruma elden verir veya posta yoluyla
gönderirler.
(3) Birinci fıkrada belirtilen belgelerin yanı sıra;
a) Tüzel kişiler; hükmi şahsiyetin tescil edildiği Ticaret Sicil
Gazetesini,
b) Adi ortaklıklar; noter onaylı ortaklık sözleşmesini,
c) İhale konusu işlerde; işin sözleşmesi veya işin üstlenildiğini
gösterir idarenin yazısı,
ç) İnşaat işyerlerinde; yapı ruhsatının fotokopisi, varsa arsa
sahibi ile müteahhit arasındaki inşaat yapım sözleşmesi,
birinci fıkrada belirtilen sürede ve usulle verilir.
(4) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında sigortalı çalıştırılan işyerlerinin tescilinde, işyeri
bildirgesi yeterli olup eki belgeler ihtiyaç olması hâlinde ünitece
istenir.
(5) Bu madde de verilmesi istenen belgelerden ilgili kurumlardan
elektronik ortamda alınanlar Kurumca istenmez.
Belirli yerde yapılmayan
ve belirli bir merkezden sevk ve idare edilen işlerin tescili
MADDE 30 – (1) İşyeri bildirgesi, sigortalı çalıştırılmaya
başlanılan, devir alınan veya başka bir işverene intikal eden işin,
belirli bir yerde yapılmaması hâlinde işverenin ikametgâhının bulunduğu;
bir ‘il’den diğer bir ‘il’e geçmesi ve devam etmesi hâlinde ise işin
başladığı yeri çevresine alan; üniteye verilir.
(2) Büro, yazıhane gibi belli bir merkezden sevk veya idare
edilmeyen ve faaliyeti belirli bir yere bağlı olmayan işler, belirli
yerde yapılmayan işler olarak kabul olunur.
(3) Belirli bir yerde yapılmayan işlerde işverenin ikametgâhı ile
işin görüldüğü yerler Kuruma ait ayrı ünite bölgelerinde bulunuyorsa,
sigorta işlemlerinin işverenin yazılı başvurması üzerine, işin yapıldığı
yeri çevresine alan ünite veya ünitelerinden biri tarafından
yürütülmesine, Kurumca izin verilebilir.
(4) Faaliyeti belirli bir yere bağlı olmamakla beraber, büro,
yazıhane gibi belirli bir merkezden sevk ve idare edilen işler, belirli
bir yerde yapılmış sayılır ve işyeri bildirgesi, işin sevk ve idare
edildiği yeri çevresine alan üniteye verilir.
Alt işveren ve sigortalıyı
geçici olarak devir alanın yükümlülüğü
MADDE 31 –
(1) Alt işveren, mevzuattan doğan yükümlülüklerini
asıl işverene ait işyeri sicil numarasına ilave olarak verilecek üç
haneli alt işveren numarası ile asıl işverenin işyeri dosyası üzerinden
yerine getirir. Alt işveren adına işyeri dosyası açılmaz.
(2) Sigortalıyı geçici iş ilişkisi çerçevesinde devralan işveren,
müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu yükümlülüklerini sigortalıyı
devir aldığı işverenle yapmış olduğu sözleşmeyi Kuruma ibraz etmesi
kaydıyla kendisine verilecek üç haneli numara ile sigortalıyı devir
aldığı işverene ait işyeri dosyası üzerinden yerine getirebilir.
Sigortalıyı geçici iş ilişkisi çerçevesinde devralan işveren adına
işyeri dosyası açılmaz.
Tespit veya resmî
belgelere istinaden tescil
MADDE 32 – (1) İşveren tarafından işyeri bildirgesinin
verilmemiş olması hâlinde, işyeri;
a) Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca,
fiilen yapılan denetimler sonucunda veya işyeri kayıtlarından yapılan
tespitlere,
b) Kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları
gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde
veya Kanunun 8 inci maddesinin yedinci fıkrasına göre kamu idareleri ile
Kanunun 100 üncü maddesine göre 5411 sayılı Kanun kapsamındaki
kuruluşlar, döner sermayeli kuruluşlar, diğer gerçek ve tüzel
kişilerden, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan,
Kanunun 90 ıncı maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarına göre Kuruma
yapılacak bildirimlerden veya ruhsat vermeye yetkili mercilerden alınan
bilgilere,
c) Mahkeme kararlarına,
istinaden re’sen tescil edilir.
İKİNCİ BÖLÜM
İşyeri Tescilinde Meydana Gelen Değişiklikler
İşyerinin nakli, devri,
intikali
MADDE 33 – (1) Sigortalı çalıştırılan bir işyerinin;
a) Faaliyette bulunduğu adresten başka bir ildeki adrese
nakledilmesi hâlinde nakleden işverence; başka bir işverene devredilmesi
hâlinde ise devralan işverence; nakil veya devir tarihini takip eden on
gün içinde,
b) İşverenin ölümü ile işyerinin mirasçılarına intikali hâlinde
ise mirasçılarınca, ölüm tarihinden itibaren üç ay içinde,
işyeri bildirgesi verilir.
(2) İşyerinin aynı il içinde başka bir ünitenin görev bölgesine
nakledilmesi hâlinde işyeri bildirgesi verilmez. Ancak, nakil tarihini
takip eden 10 gün içinde durum, işverence eski ve yeni üniteye bir yazı
ile bildirilir. Yeni ünite, nakil bilgilerine dayanarak işverene işyeri
sicil numarasını bildirir. Eski ünitede bulunan işyeri dosyasındaki
tescile esas bilgi ve belgelerin birer örneği yeni ünitedeki dosyasına
konulur.
(3) 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu
hükümlerine tabi şirketlerin nevilerinin değişmesi, birleşmesi,
bölünmesi veya diğer bir şirkete katılması durumunda, bu hususların
ticaret siciline tesciline ilişkin ilan tarihini; adi şirketlerde
şirkete yeni ortak alınması halinde ise, en geç yeni ortağın alındığı
tarihi; takip eden on gün içinde bu durumların işyeri bildirgesi ile
Kuruma bildirilmesi zorunludur. İşyeri bildirgesi, e-sigorta kanalıyla
alınması sağlanıncaya kadar, Kuruma elden verilir veya posta yoluyla
gönderilir. İşyerlerinde işletme adı değişikliklerinde işyeri bildirgesi
verilmez. Bu değişiklik bir yazı ile Kuruma bildirilir.
(4) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde
belirtilen sigortalıların çalıştırıldığı işyerlerinin;
a) Bağlı bulundukları saymanlığın değişmesi durumunda, işyerinin
tesciline esas değişiklik bilgileri işverence, saymanlık değişiklik
tarihini takip eden on gün içinde,
b) Başka bir kamu idaresine devri veya birleşmesi hâlinde, devir
alan veya birleşen kamu idaresince, durumun dayanağı bilgi ve belgelerle
birlikte, devir veya birleşme tarihini takip eden on gün içinde,
c) Yeni bir kamu idaresi adı altında birleşmesi durumunda, yeni
kurulan kurumca, birleşme tarihini takip eden on gün içinde işyeri
bildirgesi verilerek, ayrıca birleşmeye ilişkin bilgi ve belgeleriyle
birlikte aynı süre içinde,
d) Aynı il içindeki adres veya isim değişiklikleri, dayanağı
bilgi ve belgeleriyle birlikte değişiklik tarihini takip eden on gün
içinde,
e) Özelleştirilmek suretiyle satışının yapılması hâlinde, satışı
yapılan kurumca satış işleminin onaylandığı tarihi takip eden on gün
içinde ilgili belgeleriyle birlikte,
yazılı olarak Kuruma bildirilir.
İşyeri dosyalarının
işlemden kaldırılması
MADDE 34 – (1) İşyerinin yanlış veya yersiz olarak tescil
edildiğinin tespiti hâlinde, ünitece tescil işleminin iptali yapılır.
(2) Aynı iş veya işyerine birden fazla sicil numarası verilmiş
olduğunun anlaşılması hâlinde, sonradan verilen numaralar ünitece re’sen
iptal edilir. İptal edilen numaralar başka işyerine verilmez. Ancak
işlemler sonradan verilen numaradan yürütülmüşse geriye dönük işlem
yapmamak için diğer numaralar, işlem gören işyeri dosyasının numarasında
birleştirilir.
(3) Özel nitelikteki inşaat işyerleri ile ihale konusu işyerleri
hariç olmak üzere, kapanma, terk veya tasfiye olmadığı hâlde, işyerinde
en az iki yıl süre ile sigortalı çalıştırılmadığı, işverenler tarafından
bildirilen veya Kurumca tespit edilen işyeri dosyaları, sigortalı
çalıştırılmaya son verilen tarih itibarıyla ünitece Kanun kapsamından
çıkarılır.
DÖRDÜNCÜ KISIM
Hizmet Akdi ile veya Kendi
Adına ve Hesabına Bağımsız Çalışan Sigortalıların
Tabi Olduğu Kısa Vadeli
Sigorta Kollarına Ait İşlemler
BİRİNCİ BÖLÜM
İş Kazası ve Meslek Hastalığı, Tanımı, Kapsamı, Bildirilmesi ve
Soruşturulması
İş kazasının bildirimi ve
bildirim süresi
MADDE 35 –
(1) İş kazası, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının;
a) (a) bendinde sayılan sigortalılar ile Kanunun 5 inci
maddesinin (a) ve (c) bendinde sayılan sigortalıların iş kazası
geçirmeleri hâlinde işverenleri, Kanunun 5 inci maddesinin (b) ve (e)
bentlerinde belirtilen sigortalıların iş kazası geçirmeleri hâlinde ise
eğitim veya staj gördükleri işyeri işverenleri tarafından kazanın olduğu
yerdeki yetkili kolluk kuvvetlerine derhâl, Kuruma en geç kazadan
sonraki üç iş günü içinde, Kanunun 5 inci maddesinin (g) bendinde
sayılan sigortalının iş kazası geçirmesi hâlinde, işvereni tarafından
kazanın olduğu ve ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan
ülkelerdeki yerel kolluk kuvvetlerine derhâl, Kuruma ise en geç kazadan
sonraki üç iş günü içinde,
b) (b) bendi kapsamında olan sigortalıların iş kazası geçirmeleri
hâlinde, bir ayı geçmemek şartıyla kendisi tarafından geçirdiği iş
kazasına ilişkin rahatsızlığının bildirimine engel olmadığı günden
sonraki üç iş günü içinde,
Ek-7’de yer alan iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesini
vermekle yükümlü olanlar tarafından e-sigorta ile Kuruma bildirilir veya
doğrudan ya da posta yoluyla ilgili üniteye gönderilir.
(2) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki
sigortalıların, işverenin kontrolü dışındaki yerlerde iş kazası
geçirmeleri hâlinde, iş kazası ile ilgili bilgi alınmasına engel olacak
durumlarda, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren bildirim süresi
üç iş günüdür.
(3) Bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendindeki sigortalıların
bildirim yapmalarına engel durumlarını hekim raporu ile veya mücbir
sebep olayını belgelemeleri şarttır.
(4) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen
sigortalıların iş kazası geçirmeleri hâlinde, belirtilen sürelerde
işverence bildirim yapılmaması durumunda, bildirimin Kuruma yapıldığı
tarihe kadar sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği Kurumca
işverenden tahsil edilir.
(5) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında sigortalı olanların iş kazası geçirmeleri ve bu maddenin
birinci fıkrası (b) bendinde belirtilen sürede bildirilmemesi hâlinde,
bildirim tarihine kadar geçen süre için yapılacak geçici iş göremezlik
ödeneği ödenmez. Bildirim tarihinden sonraki sürelere ait geçici iş
göremezlik ödeneği ödenir.
Meslek hastalığının
tespiti, bildirimi ve bildirim süresi
MADDE 36 – (1) Sigortalının çalıştığı işten dolayı meslek
hastalığına tutulduğunun;
a) Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmet sunucuları tarafından
usulüne uygun olarak düzenlenen sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî
belgelerin,
b) Kurumca gerekli görüldüğü hâllerde, işyerindeki çalışma
şartlarını ve buna bağlı tıbbî sonuçlarını ortaya koyan denetim
raporları ve gerekli diğer belgelerin,
incelenmesi sonucu Kurum Sağlık Kurulu tarafından tespit edilmesi
zorunludur.
(2) Sigortalının, çalıştığı işten ayrıldıktan sonra meslek
hastalığı sebebiyle, Kanunda belirtilen yardımlardan yararlanabilmesi
için eski işinden fiilen ayrılması ile hastalığın meydana çıkması
arasında, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit
İşlemleri Yönetmeliğinde belirtilen süreden daha uzun bir sürenin
geçmemiş olması şarttır.
(3) Kurumca çıkarılacak yönetmelikle belirlenmiş meslek
hastalıkları listesindeki yükümlülük süresi aşılmış olduğu için
talepleri kabul edilmeyen sigortalıların yazılı başvuruları üzerine söz
konusu hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmayacağı hususuna,
meslek hastalığının klinik ve laboratuar bulguları ile belgelenmesi ve
meslek hastalığına yol açan etkenin Kurum denetim ve kontrol ile görevli
memurları veya Bakanlık iş müfettişlerince işyerinde yapılacak inceleme
sonucunda hazırlanacak rapora istinaden Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık
Kurulunca karar verilir.
(4) Meslek hastalığının, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının;
a) (a) bendi ile 5 inci maddesi kapsamında bulunan sigortalılar
bakımından, meslek hastalığına tutulduğunu öğrenen sigortalı veya bu
durum kendisine bildirilen işveren tarafından,
b) (b) bendi kapsamındaki sigortalı bakımından ise kendisi
tarafından,
bu durumun öğrenildiği günden başlayarak üç iş günü içinde,
Ek-7’de yer alan iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesini vermekle
yükümlü olanlar e-sigorta ile Kuruma bildirilir veya doğrudan ya da
posta yoluyla ilgili üniteye gönderilir. Bu yükümlülüğünü yerine
getirmeyen veya yazılı olarak bildirilen hususları kasten eksik ya da
yanlış bildiren işverenden veya Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıdan, Kurumca bu olayla ilgili
yapılmış bulunan tedavi giderleri, yol gideri, gündelik, refakatçi
giderleri ve diğer harcamalar ile ödenmişse geçici iş göremezlik ödeneği
tahsil edilir.
(5) Kurumca çıkarılacak Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü
Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile hangi hâllerin meslek
hastalığı sayılacağı belirlenir. Yönetmelikle belirlenmiş hastalıklar
dışında herhangi bir hastalığın meslek hastalığı sayılıp sayılmaması
hususunda çıkabilecek uyuşmazlıklar, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık
Kurulunca karara bağlanır.
İş kazası ve meslek
hastalığının soruşturulması
MADDE 37 –
(1) İşverence düzenlenen iş kazası ve meslek
hastalığı bildirgesi ve eki belgelere göre, ünite, kamu idarelerinin
görevleri gereği düzenlemiş olduğu belge ve tutanaklardan, sigorta olayı
için gerekli bilginin temin edilmesi koşuluyla başka bir soruşturma ve
denetime gidilmeden olayın iş kazası sayılıp sayılamayacağına karar
verebilir, meslek hastalığında ise ilgili sağlık birimine sevk eder.
(2) Ünitece karar verilemeyen, şüpheli görülen ve tereddüt
edilen, uzun süreli tedavi gerektiren, malûliyet veya ölümle
neticelenen, Kuruma büyük malî yük getiren iş kazaları Kurumun denetim
ve kontrolle görevli memurlarınca veya Bakanlık iş müfettişlerince
soruşturulur.
(3) Bakanlık iş müfettişlerinin rapor ve tutanaklarında gerekli
bilgilerin yer alması veya yargı kararının bulunması durumlarında,
ünitelerce tekrar inceleme talep edilmez.
(4) İş kazası ve meslek hastalığı soruşturmaları, sigortalılık
durumu, iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinde bildirilen olayın iş
kazası sayılıp sayılmayacağı, işyerinde sigortalının çalıştığı birimin
meslek hastalığına sebep olup olmayacağı, işveren sorumluluğunun
tespitinde kaçınılmazlık ilkesinin uygulanıp uygulanmayacağı, olayın
meydana gelmesinde sigortalının kastı, ağır kusuru, işverenin kastı veya
sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir
hareketi ile üçüncü şahısların kusurlu hâllerinin olup olmadığı hakkında
karar verilebilmesi için yapılır.
(5) Kuruma bildirilen hususların gerçeğe uymadığı ve olayın iş
kazası olmadığının anlaşılması hâlinde, Kurumca bu olay için yersiz
olarak yapılmış ödemeler, gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan ilgili
mevzuat hükümlerine göre tahsil olunur.
İKİNCİ BÖLÜM
Kısa Vadeli Sigorta Kollarından Sağlanan Yardımlara İlişkin İşlemler
Geçici iş göremezlik ve
geçici iş göremezlik ödeneğinin tanımı
MADDE 38 – (1) Geçici iş göremezlik, sigortalının iş kazası,
meslek hastalığı, hastalık ve analık hâllerinde Kurumca yetkilendirilen
hekim veya sağlık kurulu raporlarında belirtilen istirahat süresince
geçici olarak çalışamama hâlidir.
(2) Geçici iş göremezlik ödeneği, iş kazası, meslek hastalığı,
hastalık ve analık hâllerinde Kanunda belirtilen geçici iş göremezlik
sürelerinde verilen ödenektir.
Sigortalılara verilecek
olan istirahatlar
MADDE 39 – (1) İstirahat raporlarının Kurumla sözleşmeli
sağlık hizmeti sunucuları tarafından düzenlenmesi şarttır. Kurumla
sözleşmesiz sağlık hizmeti sunucuları tarafından verilen ve istirahat
süresi 10 günü geçmeyen raporlar, Kurumla sözleşmeli resmî sağlık
hizmeti sunucusu hekimi tarafından, 10 günü aşan raporlar ise Kurumla
sözleşmeli resmî sağlık hizmeti sunucusu sağlık kurulunca onandığı
takdirde geçerli olur.
(2) Ayaktan tedavilerde sigortalıya tek hekim raporu ile bir
defada en çok 10 gün istirahat verilebilir. İstirahat sonrasında kontrol
muayenesi raporda belirtilmiş ise toplam süre yirmi günü geçmemek kaydı
ile istirahat uzatılabilir. Yirmi günü aşan istirahat raporları sağlık
kurulunca verilir. Sağlık kurulunun ilk vereceği istirahat süresi
sigortalının tedavi altına alındığı tarihten başlamak üzere altı ayı
geçemez. Tedaviye devam edilmesi hâlinde malûllük hâlinin önlenebileceği
veya önemli oranda azaltılabileceği sağlık kurulu raporu ile tespit
edilirse bu süre uzatılır.
(3) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında olup, işverenleri tarafından yurtdışında görevlendirilen
sigortalılar ile Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında bulunan ve yürütmekte oldukları iş veya çalışma konuları
nedeniyle yurtdışında bulunan sigortalılara ve Kanunun 5 inci maddesi
(g) bendi kapsamındaki sigortalılara ülkemiz ile sosyal güvenlik
sözleşmesi bulunmayan ülkelerdeki tedavileri sonucu verilen istirahat
raporlarının ilgili ülke mevzuatına uygun olduğunun ülkemiz dış
temsilciliklerince onanması hâlinde, Kurumca yetkilendirilen hekim ve
sağlık kurullarının ayrıca onayı aranmaz.
(4) Sigortalıların üçüncü fıkrada belirtilen hâller dışında
yurtdışında bulundukları sırada gördükleri tedavi sonucunda aldıkları
raporlar için birinci fıkra hükümleri uygulanır.
(5) Kurumca yetki tanınan işyeri hekimi bir kerede en fazla 2 gün
istirahat verebilir.
(6) İstirahat raporlarında sigortalının çalışıp çalışamayacağı
veya kontrol muayenesinin yapılıp yapılmayacağı hususu belirtilir.
İstirahat raporunun bir nüshası işyerlerine ibraz edilmesi için
sigortalılara verilmek, bir nüshası Kuruma gönderilmek üzere en az iki
nüsha olarak düzenlenir.
(7) Kurumca yetkilendirilen tek hekim veya sağlık kurulu
tarafından verilecek istirahatlar, örneği Kurumca belirlenecek belgenin
doldurulması veya elektronik ortamda düzenlenmesi suretiyle verilir.
(8) Kurumla sözleşmeli sağlık hizmeti sunucularınca, geçici iş
göremezlik belgeleri ile sağlık kurulu raporlarının birer nüshası
düzenlendiği tarihten itibaren üç iş günü içinde sigortalının iş yerinin
kurulu bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüklerine/sosyal güvenlik
merkezlerine, sözleşmeli ülke sigortalısının belgeleri ise sağlık
yardımı belgesini düzenleyen sosyal güvenlik il müdürlüklerine/ sosyal
güvenlik merkezlerine gönderilir.
(9) Ülkemizin taraf olduğu sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri
çerçevesinde akit ülke sigorta kurumu mevzuatına göre düzenlenen ve
sözleşmenin uygulanmasına ilişkin formülerlerle Kuruma bildirilen
istirahat raporları aynen kabul edilir.
(10) Ülkemiz ile sosyal güvenlik sözleşmesi bulunan ülke sosyal
güvenlik kurumları sigortalılarının, muayene ve tedavileri sonucu
düzenlenecek istirahat veya sağlık kurulu raporlarında bu Yönetmelikte
belirlenmiş usul ve esaslar uygulanır. Bu raporların, akit ülke sosyal
güvenlik kurumlarına intikal ettirilebilmesi için Kuruma verilmesi
zorunludur.
(11) 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununa tabi
personel için verilecek istirahat raporları usul ve esasları, Millî
Savunma Bakanlığının görüşü alınarak Kurumca belirlenir.
Geçici iş göremezlik
ödeneğinin ödenmesi
MADDE 40 –
(1) Geçici iş göremezlik ödeneği;
a) İş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğe
uğrayan sigortalıya her gün için,
b) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5
inci maddesi kapsamındaki sigortalılardan hastalık sigortasına tabi
olanların, hastalık sebebiyle iş göremezliğe uğramaları hâlinde, iş
göremezliğin başladığı tarihten önceki bir yıl içinde en az doksan gün
kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla geçici iş
göremezliğin üçüncü gününden başlamak üzere her gün için,
c) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile (b)
bendinde belirtilen muhtarlar ve aynı bendin (1), (2) ve (4) numaralı
alt bentleri kapsamındaki sigortalı kadının analığı hâlinde, doğumdan
önceki bir yıl içinde en az doksan gün kısa vadeli sigorta primi
bildirilmiş olması şartıyla, doğumdan önceki ve sonraki sekizer haftalık
sürede, çoğul gebelik hâlinde ise doğumdan önceki sekiz haftalık süreye
iki haftalık süre ilave edilerek çalışmadığı her gün, sigortalı kadının
isteği ve hekimin onayı ile doğuma üç hafta kalıncaya kadar çalışılması
hâlinde, sigortalının bu sürede çalışmamış olması şartı ile sigortalının
isteği ve hekim raporu ile doğum öncesinde kullanılmayan sürenin beş
haftaya, çoğul gebelik hâlinde yedi haftaya kadar olan kısmından doğum
sonrasına ilave edilen her gün için,
verilir.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre
sigortalı sayılanlara, iş kazası veya meslek hastalığı ya da analık
hâllerinde genel sağlık sigortası dâhil prim ve prime ilişkin her türlü
borçlarının ödenmiş olması şartıyla yatarak tedavi süresince veya
yatarak tedavi sonrası bu tedavinin gereği olarak istirahat raporu
aldıkları sürede her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verilir.
Ancak bu maddenin birinci fıkrasının (c) bendine göre doğum öncesi ve
sonrası geçici iş göremezlik ödeneği ödenebilmesi için yatarak tedavi
şartı aranmaz.
(3) İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve sigortalı kadının
analığı halinde, verilecek geçici iş göremezlik ödeneği, yatarak
tedavilerde Kanunun 17 nci maddesine göre hesaplanacak günlük kazancının
yarısı, ayaktan tedavilerde üçte ikisidir.
(4) İş kazaları ile meslek hastalıkları, hastalık ve analık
sigortalarında, yeniden tespit edilen alt sınırların altında günlük
kazanç üzerinden ödenek alanların veya almaya hak kazanmış yahut
kazanacak olanların bu ödenekleri, günlük kazancın alt sınırındaki
değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak, yükseltilmiş
günlük kazançların alt sınırına göre artırılacağından alt sınırın
arttığı tarihten evvel geçici iş göremezliğe uğrayan ve geçici iş
göremezlik durumları bu tarihten sonra da devam edenlerin, geçici iş
göremezlik ödeneği hesabına esas alınan günlük kazançları yeniden tespit
edilen alt sınır üzerinden hesaplanarak ödenir.
(5) Bir sigortalının, aynı zaman içinde ve aynı sigortalılık
hâline tabi olacak şekilde birden fazla işyerinde çalışması hâlinde,
ödeneklere esas tutulacak günlük kazancının tespitinde, üst sınır
dikkate alınarak her bir işyeri için ayrı ayrı bulunacak günlük
kazançların toplamı ödeneğe esas günlük kazancını oluşturur. Ayrıca, bir
sigortalıda iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hâllerinden
birkaçı birleşirse geçici iş göremezlik ödeneklerinden en yükseği
verilir.
(6) Sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış sigortalılardan, aynı
özürlülük veya meslek hastalığı nedeniyle istirahat raporu alanlara,
yazılı istek tarihinden itibaren Kanunun 18 inci maddesine göre
hesaplanacak bir günlük geçici iş göremezlik ödeneği ile aylık sürekli
iş göremezlik gelirinin otuzda biri arasındaki fark, her gün için geçici
iş göremezlik ödeneği olarak verilir.
(7) Kamu idarelerinde Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi kapsamında çalışan sigortalılar ile toplu iş
sözleşmesi yapılan iş yerlerinde çalışan sigortalılara ödenecek geçici
iş göremezlik ödeneği, yapılacak protokol ile sigortalılar için Kuruma
ödenecek sigorta primine mahsup edilmek üzere, işverenleri tarafından
Kurum adına sigortalılara ödenebilir. İşveren tarafından sigortalıya
geçici iş göremezlik ödeneğinin ödenmesi hâlinde, işverenin; geçici iş
göremezlik ödeneğinin sigortalıya ödendiğini gösterir ödeme belgesini
Kuruma ibrazından sonra, Kurum tarafından hesaplanarak bulunacak geçici
iş göremezlik ödeneği toplamı, işverenin Kuruma olan borcuna, borcun
olmaması hâlinde ise ilk prim borcuna mahsup edilir. İşyerinin kapanmış
olması hâlinde ise iade edilir.
(8) Geçici iş göremezlik ödeneği, buna ilişkin belge veya
bilgilerin Kuruma intikalini takip eden yedi iş günü içinde geçmiş
süreler için sigortalıların kendilerine, kanunî temsilcilerine,
vekillerine veya sigortalının banka hesap numarasına ya da PTT Bank
Şubelerine ödenmesi hususunda Kurum yetkilidir. Ancak, on günü aşan
istirahat sürelerinde ödemeler, asgari on günlük tutar kadar yapılır.
(9) Geçici iş göremezlik ödeneğinin ödenmesi esnasında Kanunun 4
üncü maddesinin birinci fıkrası (a) bendi kapsamındaki sigortalının;
a) İstirahatlı olduğu dönemde işyerinde çalışıp çalışmadığı,
b) Kazanç hesabına giren döneme ilişkin aylarda, prim, ikramiye
ve bu nitelikteki arızi ödemeler,
c) Viziteye çıktığı/istirahatın başladığı tarih itibarıyla prim
ödeme hâlinin devam edip etmediği,
işveren tarafından Kuruma elektronik ortamda bildirilir.
(10) Sigortalının, geçici iş göremezlik ödeneği almasına esas
istirahat raporu süresi içinde, sigortalılık hâlinin herhangi bir
nedenle sona ermesi hâlinde istirahat süresince geçici iş göremezlik
ödeneği ödenmeye devam edilir.
(11) Yukarıdaki sürelerin hesabında Kanunun 24 üncü maddesinde
düzenlenen kısa vadeli sigorta kollarında dikkate alınmayan sürelere
ilişkin Kurumda mevcut bilgiler ile sigortalılar tarafından ibraz edilen
belgelere göre tespit edilecek süreler bilgi işlem ortamında kaydedilir.
(12) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrası (b) bendi
kapsamındaki sigortalılar sadece, istirahat raporlarıyla birlikte PTT
bank veya banka hesap numaralarını Kuruma bildirirler, bunlardan Kurumca
çalışmadığına dair beyan dışında bilgiler istenmez.
Sürekli iş göremezlik
geliri
MADDE 41 – (1) Sürekli iş göremezlik geliri Kanunun 19 uncu
maddesinin birinci fıkrasında belirtilen sigortalılara bağlanır.
(2) Sürekli iş göremezlik durumunun tespiti için Kurum Sağlık
Kuruluna gönderilecek belgeler arasında, varsa ilk işe giriş sağlık
raporu, iş kazası ve meslek hastalığı bildirim belgesi, olayın Kanuna
göre iş kazası olup olmadığı veya sigortalının meslek hastalığına
yakalandığı işyerine ait çalışma şartlarını net olarak belirtir
soruşturma raporu ve tutanaklar ile mahkemelerce iş kazası veya meslek
hastalığı olduğunun kabul edildiğine dair belgeler, çalışır veya
çalışamaz raporu, geçici iş göremezlik ödeneği belgesi, iş kazasından
sonra veya meslek hastalığının tedavisi için başvurduğu hastanelerden
alınan epikrizler ile tedavisi tamamlanıp bulguları sekel hâlini
aldıktan sonra, son durumunu gösterir sağlık kurulu raporu ve dayanağı
tüm belgeler bulunur.
(3) Sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilmesi için,
sigortalının çalıştığı işten ayrılması, iş yerini kapatması veya
devretmesi şartı aranmaz. Örneği Kurumca hazırlanan tahsis talep
dilekçesi ile ilgili üniteye başvurması yeterlidir. Tahsis talep
dilekçesine bir adet belgelik fotoğraf eklenir.
(4) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre
sigortalı olup, sürekli iş göremezliği tespit edilenlerin kendi
sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası primi dâhil, prim ve
prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur. Ancak,
gelir başlangıç tarihinde Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile
belirlenen, muhasebe kayıtlarından çıkarılacak tutarlar ve tahsil
edilmeyecek alacaklara ilişkin miktar ve bu miktarın altında borcu
olanların gelirleri gelir başlangıç tarihi itibariyle bağlanarak
borçları ilk gelirlerinden kesilerek tahsil edilir.
(5) Sigortalının sürekli iş göremezlik geliri;
Kanunun 94 üncü maddesine göre yapılan kontrol muayenesi sonucu
sürekli iş göremezlik durumunun kalktığının anlaşılması hâlinde, yeni
durumuna esas tutulan raporun tarihini takip eden ödeme dönemi başından
kesilir.
(6) Bu Yönetmeliğin 50 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci
madde hükümleri, sürekli iş göremezlik geliri bağlanacak sigortalılar
hakkında da uygulanır.
(7) Bu Yönetmeliğin uygulamasında, sürekli tam iş göremezlik
hâli, sigortalının meslekte kazanma gücünün %100’ünün; sürekli kısmi iş
göremezlik hâli ise %10 ilâ %99,99’unun kaybedilmesi durumunu ifade
eder.
Ölüm geliri
MADDE 42 – (1) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu veya
sürekli iş göremezlik geliri almakta iken ölen sigortalının hak
sahiplerine, ölüm geliri bağlanır.
(2) Hak sahibi olma şartlarının belirlenmesi, ölüm geliri
bağlanması için istenecek belgeler, ölüm gelirinin başlangıcı ve
kesilmesi yönünden, bu Yönetmeliğin ölüm aylığına ilişkin 60, 61 ve 62
nci madde hükümleri uygulanır.
(3) Sürekli iş göremezlik geliri almakta iken ölen sigortalıların
ölüm sebebini bildiren ve ilgili makamlarca düzenlenen onaylı ölüm
tutanağı, ölü muayene zabıt varakası, otopsi raporu veya doktor raporu
gibi belgelerin temininin imkânsız olduğu hâllerde, sigortalının
ölümünden önce sürekli iş göremezliğine esas iş kazası veya meslek
hastalığı dışında başka bir kaza geçirip geçirmediği ya da başka bir
hastalığa yakalanıp yakalanmadığının mahallinde tahkiki sosyal güvenlik
kontrol memurları aracılığıyla yaptırılır. Ancak sigortalının kesin ölüm
sebebine ilişkin karar, bu belgeler ile sigortalının dosyasının tetkiki
sonucunda Kurum Sağlık Kurulunca verilir.
(4) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu, meslekte kazanma
gücünü;
a) Yüzde 50 oranının altında kaybetmesi nedeniyle sürekli iş
göremezlik geliri bağlanmış iken ölen ve ölümü iş kazası veya meslek
hastalığına bağlı olmayan sigortalının almakta olduğu sürekli iş
göremezlik geliri,
b) Yüzde 50 oranının altında kaybetmesi nedeniyle sürekli iş
göremezlik geliri bağlanmış iken ölen ve ölümü iş kazası veya meslek
hastalığına bağlı olan sigortalı için, Kanunun 20 nci maddesinin birinci
fıkrasına göre yeniden hesaplanan geliri,
c) Yüzde 50 veya daha fazla oranda kaybetmesi nedeniyle sürekli
iş göremezlik geliri bağlanmış iken ölenlerin, ölümün iş kazası veya
meslek hastalığına bağlı olup olmadığına bakılmaksızın Kanunun 20 nci
maddesinin birinci fıkrasına göre yeniden hesaplanan geliri,
Kanunun 34 üncü madde hükümlerine göre hak sahiplerine bağlanır.
(5) Bu maddenin 4 üncü fıkrasının (a) bendine göre hak
sahiplerine bağlanacak gelirler, sigortalının sürekli iş göremezlik
derecesi esas alınarak hesaplanır. Sigortalının gelirlerinde yapılan
artırım ve indirimler dikkate alınır.
Evlenme ve cenaze ödeneği
MADDE 43 – (1) Bu Yönetmeliğin 64 ve 65 inci maddeleri;
a) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölüm geliri almakta
iken evlenen kız çocuklarına ödenecek olan evlenme ödeneği,
b) Ölen sigortalıdan dolayı ilgililere yapılacak olan cenaze
ödeneği,
hakkında da uygulanır.
Sigortalıdan kaynaklanan
sebeplerle tedavi süresinin uzaması, iş göremezliğinin artması
MADDE 44 – (1) Sigortalının iş kazasına veya meslek
hastalığına uğraması, hastalanması, tedavi süresinin uzaması veya iş
göremezliğinin artması hâllerinde geçici iş göremezlik ödeneği veya
sürekli iş göremezlik geliri;
a) Ceza sorumluluğu olmayanlar ile kabul edilebilir mazereti
olanlar hariç olmak üzere, sigortalının iş kazası, meslek hastalığı,
hastalık ve analık nedeniyle tedavisini yapan hekim tarafından
bildirilen tedbirlere ve yapılan tavsiyelere uymaması nedeniyle, normal
tedavi süresi uzamış, sürekli iş göremezlik derecesi artmış veya malûl
kalmış ise, bu hususlar hekim raporu ile tespit ve belgelendirilmesi
hâlinde sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneği veya sürekli
iş göremezlik geliri, uzayan tedavi süresi veya artan iş göremezlik
oranı esas alınarak dörtte birine kadarı Kurumca eksiltilerek ödenir.
b) Ceza sorumluluğu olmayanlar hariç, ağır kusuru yüzünden iş
kazasına uğrayan, meslek hastalığına tutulan veya hastalanan
sigortalının, mahkeme kararı, denetim, soruşturma ve kontrol raporları,
ünite kararı, hekim raporu, kamu kurum ve kuruluşlarının görevleri
gereği düzenlediği tutanaklar veya belgelerde belirlenen kusur
derecesinin üçte biri oranında Kurumca eksiltilerek ödenir. Ancak kusur
derecesinin bilgi ve belgelerde yer almaması hâlinde yüzde beş oranında
Kurumca eksiltilir.
c) Mahkeme kararı, denetim, soruşturma ve kontrol raporları,
ünite kararı, hekim raporu, kamu kurum ve kuruluşlarının görevleri
gereği düzenlediği tutanaklar veya belgelerde kasti bir hareketi
yüzünden iş kazasına uğradığı saptanan meslek hastalığına tutulan,
hastalanan veya Kurumun yazılı bildirimine rağmen teklif edilen tedaviyi
kabul etmeyen sigortalıya, yarısı tutarında ödenir.
ç) Tedavi gördüğü hekimden, tedavinin sona erdiğine ve
çalışabilir olduğuna dair belge almaksızın çalıştığı; mahkeme kararı,
denetim, soruşturma ve kontrol raporları, ünite kararı, hekim raporu,
kamu kurum ve kuruluşlarının görevleri gereği düzenlediği tutanaklar
veya belgelerle belirlenen sigortalıya geçici iş göremezlik ödeneği
ödenmez, ödenmiş olanlar da yersiz yapılan ödeme tarihinden itibaren
ilgili mevzuat hükümlerine göre geri alınır.
(2) Bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin uygulanmasında;
sigortalının, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili kurallara uymaması,
tehlikeli olduğu veya hastalığa sebep olacağı bilinen bir hareketi
yapması, yetkili kimseler tarafından verilen emirlere aykırı hareket
etmesi, açıkça izne dayanmadığı gibi, hiçbir gereği veya yararı
bulunmayan bir işi bilerek yapması ve yapılması gerekli bir hareketi
savsaması, ağır kusuruna esas tutulur.
(3) Birinci fıkranın (ç) bendinde belirtilen sigortalılara ait
raporda, istirahat süresi sonunda çalışır kararı varsa ayrıca
çalışabilir belgesi aranmaz. Geçici iş göremezlik ödeneği ödenirken
sigortalının istirahatlı olduğu devrede çalışmadığının işveren veya
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında
sigortalı olanlar tarafından beyan ve belgelenmesi gerekir.
(4) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde
belirtilen sigortalılara, iş kazası sigorta kolundan geçici iş
göremezlik ödeneği ödenirken, iş kazasının bu Yönetmeliğin 35 inci
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen Kuruma bildirim
tarihinin aşılması hâlinde bildirim tarihi esas alınarak ödeme yapılır.
(5) Sigortalıya ödenecek geçici iş göremezlik ödeneğinden veya
sürekli iş göremezlik gelirinden yapılacak indirim oranı, Kurumca
belirlenecek usul ve esaslara göre tespit edilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İşveren ve Üçüncü Kişilerin Sorumluluğu ile Peşin Sermaye Değerleri
İşverenin ve üçüncü
kişilerin sorumluluğu
MADDE 45 – (1) İş kazası veya meslek hastalığı, işverenin
kastı sonucunda meydana gelmişse işveren Kuruma karşı sorumlu hâle
gelir. Kasıt; iş kazası veya meslek hastalığına, işverenin bilerek ve
isteyerek, hukuka aykırı eylemiyle neden olması hâlidir. İşverenin
eylemi hukuka aykırı olmamakla birlikte, yaptığı hareketin hukuka aykırı
sonuç doğurabileceğini bilmesi, ihmali veya ağır ihmali sorumluluğunu
kaldırmaz.
(2) İş kazası veya meslek hastalığı işverenin, sigortalıların
sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı
hareketi sonucunda oluşmuşsa işvereni Kuruma karşı sorumlu hâle getirir.
Mevzuat; yasal olarak yürürlüğe konulmuş ve yürürlüğünü muhafaza eden,
sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği alanında, yasa koyucu
ile yasa koyucunun yürütme veya idareye verdiği yetki sonucu, bu
organlarca kabul edilen genel, objektif kural veya hükümlerin tümüdür.
(3) İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi
dikkate alınır. Kaçınılmazlık, olayın meydana geldiği tarihte geçerli
bilimsel ve teknik kurallar gereğince alınacak tüm önlemlere rağmen, iş
kazası veya meslek hastalığının meydana gelmesi durumudur. İşveren
alınması gerekli herhangi bir önlemi almamış ise olayın
kaçınılmazlığından söz edilemez.
(4) İş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin
kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine
yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin
başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep
olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu
edilir.
(5) Üçüncü bir kişinin kastı nedeniyle malûl veya vazife malûlü
olan sigortalıya veya ölümü hâlinde hak sahiplerine, Kanun uyarınca
bağlanacak aylığın başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin
yarısı, Kurumca zarara sebep olan üçüncü kişilere rücu edilir.
Peşin sermaye değeri
tabloları
MADDE 46 – (1) Kurumca, Kanunun ilgili maddelerinde
belirtilen giderlerin, yaş, kesilme veya yeniden bağlanma ya da hak
sahipliği nedeniyle sonradan gelir veya aylık bağlanma ihtimalleri ve
yüzde beş iskonto oranı dikkate alınarak hesaplanacak tutarı tespit
etmek amacıyla peşin sermaye değeri tabloları hazırlanır. Hazırlanan
tablolar demografik ve ekonomik değişiklikler nedeniyle Kurumca gerekli
görülen hâllerde güncellenir. İlk peşin sermaye değeri, gelir veya
aylığın başlangıç tarihinde yürürlükte olan peşin sermaye değeri
tablolarına göre belirlenir. Peşin sermaye değeri hesaplamalarıyla
ilgili usul ve esaslar Kurumca çıkarılacak tebliğ ile duyurulur.
Peşin sermaye değerinde
yaş hesabı
MADDE 47 – (1) Peşin sermaye değerlerinin hesabında,
sigortalıların veya hak sahiplerinin gelire girme veya aylık başlangıç
tarihindeki yaşları esas alınır. Yaş hesabında altı aydan küçük yıl
kesirleri dikkate alınmaz. Altı ay ve daha fazla yıl kesirleri tam yıl
sayılır.
Rücu davalarına esas
tutarın hesabı
MADDE 48 –
(1) İşveren veya üçüncü şahıslar aleyhine açılacak
rücuan tazminat davalarına konu olabilecek tutar, sigortalı ve hak
sahiplerine bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye
değerine, Kurum tarafından Kanun gereğince yapılan veya ileride
yapılması gereken diğer ödemeler eklenerek hesaplanır.
(2) İşveren, birinci fıkrada belirlenen rücuan tazminat
davalarına konu olan, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine Kanun
gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan
gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin tamamından kusur
oranı kadar sorumludur.
(3) Ancak, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelen iş
kazası veya meslek hastalığı olaylarında zarara sebep olan üçüncü
kişiler ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlar, sigortalıya ve hak
sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan
gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamının
yarısından kusur oranları kadar sorumludur.
(4) Üçüncü bir kişinin kastı nedeniyle malûl veya vazife malûlü
olan sigortalıya veya ölümü hâlinde hak sahiplerine, bağlanacak aylığın
başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısından üçüncü
kişiler kusurları oranında sorumludurlar.
BEŞİNCİ KISIM
Uzun Vadeli Sigorta
Kollarına İlişkin İşlemler
BİRİNCİ BÖLÜM
Malûllük Sigortası
Malûl sayılma, malûllük
aylığından yararlanma, harp ve vazife malûllüğü
MADDE 49 – (1) Sigortalılara aşağıdaki usul ve esaslar
dikkate alınmak suretiyle Kanunda belirtilen şartlarla malûllük, vazife
ve harp malûllüğü aylıkları bağlanır.
(2) Kanunun 25 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen
sigortalılar malûl sayılır.
(3) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde
belirtilen sigortalılardan;
a) Görevlerine devam etmekte olanların, çalışma gücünün en az
%60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü
kaybettiği,
b) Görevlerinden ayrıldıktan sonra herhangi bir sigortalılık
hâline tabi olmayanların, çalışma gücünün en az %60’ını kaybettiği,
c) Personel kanunlarına tabi olanların hastalıklarının
kanunlarında tayin edilen sürelerden fazla devam ettiği, olmayanların
ise hastalık sebebiyle malûl sayılmalarına esas alınacak hastalık
süreleri hakkında kendi özel kanunları yürürlüğe girinceye kadar 657
sayılı Devlet Memurları Kanununun hastalık iznine ilişkin hükümleri
uygulanmak suretiyle bu süreleri doldurdukları,
Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık
kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî
belgelerin incelenmesi sonucu Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen
sigortalı malûl sayılır.
(4) Hastalık izin süreleri hesap edilirken; hastalıkları
kanunlarında yazılı sürelerden önce iyileşenlerin bu hastalıklarının en
çok bir yıl içinde nüksetmesi hâlinde, eski ve yeni hastalık süreleri
birleştirilmek suretiyle işlem yapılır.
(5) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c)
bentlerinden birden fazlasına tabi olarak çalışmış veya prim ödemiş olan
sigortalıların malûllük aylığı bağlanmasına ilişkin talepleri, son
sigortalılık hâline göre sonuçlandırılır.
(6) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa Kanunun 4
üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı
olanların malûllüklerinin, Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrasında
sayılan hallerden doğmuş olması hâlinde, haklarında vazife malûllüğü
hükümleri uygulanır. Malûllüğün oluşumunda bu hallerin bulunup
bulunmadığı Kurumca oluşturulan Kurul tarafından tespit edilir.
(7) Malûllükleri Kanunun 47 nci maddesinin ikinci fıkrasında
sayılan hallerden dolayı meydana gelmesi hâlinde, bu durumdaki
sigortalılar hakkında vazife malûllüğü hükümleri uygulanmaz ve yalnızca
malûllük hükümlerine göre işlem yapılır.
(8) Kamu idareleri, vazife malûllüğüne sebep olan olayı;
a) O yer yetkili kolluk kuvvetlerine veya kendi mevzuatlarına
göre yetkili mercilere derhâl,
b) En geç on beş iş günü içinde de Kuruma,
bildirmekle yükümlüdür. Kuruma bildirim, aynı süre içinde
sigortalılar veya hak sahiplerince de yapılabilir. Vazife malûllüğüne
sebep olan olaydan kamu idarelerinin yetkili mercilerinin haberdar
edilmemiş olması hâli dışında ilgililerin bildirimi, kamu idarelerinin
bildirim sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Kuruma bildirim süresi; vazife
malûllüğüne sebep olan olayın meydana geldiği tarihten, hastalıklarının
sebep ve mahiyetleri dolayısıyla haklarında vazife malûllüğü hükümleri
uygulanacaklar için, hastalıklarının tedavisinin imkânsız olduğuna dair
düzenlenen kati raporun onay tarihinden, esirlik ve gaiplik hâllerinde
ise, bu hâllerin sona erdiği tarihten başlar.
(9) Süresi içinde bildirimde bulunulan vazife malûllüğü
aylıkları, sigortalının ölüm ya da malûliyeti sebebiyle göreviyle
ilişiğinin kesildiği tarihi takip eden aybaşından itibaren bağlanır.
Vazife malûllüğü süresi içinde bildirilmeyen sigortalılara; kamu
idareleri ya da sigortalılar veya hak sahiplerince sonradan yapılacak
bildirim üzerine, vazife malûllüklerinin belgelenmesi ve müstahak
olmaları şartıyla, Kanunun zamanaşımı hükümleri dikkate alınmak
suretiyle vazife malûllüğü aylığı bağlanır veya bağlanmış olan aylıklar
düzeltilir. Bu durumda, sigortalı veya hak sahiplerine bağlanacak aylık
ya da aylık farklarının, vazife malûllüğünün bildirildiği tarihe kadar
olan toplam tutarı Kurumca ilgili kamu idaresine ödettirilir. Kuruma
bildirilen hususların gerçeğe uymadığı ve olayın vazife malûllüğü
kapsamında olmadığının anlaşılması hâlinde, Kurumca bu olay için yersiz
olarak yapılmış ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe
aykırı bildirimde bulunanlardan, ilgili mevzuat hükümlerine göre tahsil
edilir.
(10) Vazife malûllüğüne sebep olan olayla ilgili bilgi ve
belgeler işveren tarafından doğrudan ya da posta yoluyla ilgili üniteye
gönderilir.
(11) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamındaki sigortalılara bağlanacak vazife malûllüğü aylığı, malûllük
dereceleri dikkate alınarak Kanunun 47 nci maddesinin yedinci fıkrasında
belirtilen esaslara göre hesaplanır.
(12) Kanunun 47 nci maddesinin sekizinci fıkrasında belirtilen
hallerden dolayı malûllükleri meydana gelenler harp malûlü sayılarak, bu
madde ile belirlenmiş esaslara göre hesaplanan vazife malûllüğü aylığı
ve harp malûllüğü zammı ödenir, harp malûllüğü zammı vazife malûllüğü
derecelerine göre ayrıca hesaplanır.
(13) Vazife veya harp malûllüğü aylığı almakta iken veya vazife
malûllüğü kapsamındaki haller nedeniyle ölenlerin aylığa müstahak hak
sahiplerine harp malûllüğü zammı da dahil olmak üzere prim ödeme gün
sayısına bakılmaksızın ölüm aylığı bağlanır.
(14) Vazife malûllüğü aylığı almakta iken Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışanlardan, bu
görevleri sırasında malûllük derecelerinin değişmesi veya bulundukları
görevlerinden dolayı yeniden vazife malûlü durumuna girmeleri halinde,
son prime esas kazançları esas alınarak yeni malûllük dereceleri
üzerinden vazife malûllüğü aylıkları hesaplanır. Ancak, yeni hesaplanan
tutar önceki vazife malûllüğü aylığından az olması halinde yüksek olan
tutar vazife malûllüğü aylığı olarak ödenir.
(15) Vazife veya harp malûlleri ile aylık almakta iken vefat
edenler dahil vefat edenlerin aylığa müstahak dul ve yetimlerine
bağlanacak olan aylık, Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil
5434 sayılı Kanun hükümlerine göre emsali iştirakçiye veya dul ve
yetimlerine bağlanacak olan vazife veya harp malûllüğü aylığından az
olmayacaktır.
(16) Vazife malûllüğü aylığı almakta olanların bu aylıkları
Kanunun 5 inci maddesinin (c) bendi hükmü saklı kalmak suretiyle Kanunun
4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamında
sigortalı olarak çalışmaya başlamaları halinde kesilir. Ancak;
- Harp malûllüğü,
- 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık
Bağlanması Hakkında Kanunu,
- 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu,
kapsamında meydana gelen olaylar neticesinde malûl olan ve
kendilerine vazife malûllüğü aylığı bağlanmış olanların Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında sigortalı
olarak çalışmaya başlamaları halinde aylıkları kesilmez.
Ayrıca, yalnızca 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında
meydana gelen olaylar neticesinde malûl olan ve kendilerine vazife
malûllüğü aylığı bağlanmış olanların (er ve erbaşlar dahil), Kanunun 4
üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olarak
çalışmaya başlamaları halinde de aylıkları kesilmez.
Harp malûllerinin aylıklarının kesilmiş olması harp malûllüğü
zamlarının kesilmesini gerektirmez.
(17) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında çalışan ve bu çalışma sürelerince aylıkları kesilmeyecek
olanlar hakkında uzun vadeli sigorta kolları, (a) ve (b) bentleri
kapsamında çalışmaları nedeniyle aylıkları kesilmeyecek olanlar hakkında
ise iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri uygulanır.
Bunlardan, iş kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümleri
uygulananlardan, haklarında uzun vadeli sigorta kolları hükümlerinin
uygulanmasını istemeleri halinde, istek tarihlerini takip eden
aybaşından itibaren uygulanır, bu durumda olanlardan ayrıca genel sağlık
sigortası primi alınmaz.
(18) Vazife malûllüğü aylığı almakta iken, Kanun kapsamında
yeniden sigortalı olarak çalışmaya başlayanlardan, bu çalışmaları
nedeniyle yeniden yaşlılık aylığına hak kazanmaları halinde, vazife
malûllüğü aylığı ile birlikte ayrıca yaşlılık aylığı bağlanır. Sonra
geçen çalışmalarının yaşlılık aylığı bağlanmasına yeterli olmaması
halinde bu sürelerine karşılık toptan ödeme yapılır.
(19) Vazife malûllüğüne ilişkin usul ve esaslar Kurumca
çıkarılacak tebliğ ile düzenlenir.
Sevk işlemleri
MADDE 50 – (1) Sevk işlemleri, Kurumca belirlenen usul ve
esaslara göre yürütülür.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamındaki sigortalılar hariç, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları
prim ödeme gün sayısı 1800 günden az olan sigortalıların sevkleri
yapılmaz. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre
sigortalı sayılanlardan prim ödeme gün sayısı 1800 gün olduğu hâlde
kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası primi dâhil, prim
ve prime ilişkin her türlü borçları bulunanların sevkleri, masrafları
kendilerince ödenmek üzere yapılır.
(3) Sigortalıların sevk için gerekli olan asgari 1800 gün prim
ödeme gün sayısını Kanunun 41 inci maddesine göre hizmet borçlanması
yaparak tamamlamaları hâlinde, borçlanma taleplerinin alınması kaydıyla
sevk işlemleri yapılır. Ancak, borçlanma bedeli ödenmeden sevk işlemi
yapılmış ise sevk işlemlerine ilişkin her türlü masrafları kendilerince
ödenir.
Malûllük durumunun tespiti
MADDE 51 – (1) Sigortalının malûllük durumu, kendisinin veya
işverenin talebi üzerine;
a) Sigortalının ilk işe giriş tarihini gösterir belgenin,
b) Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık
kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî
belgelerin,
c) Varsa ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başladığı tarihteki
sağlık durumunu gösteren raporun,
ç) Erkek sigortalıların askerliğe başlayış ve terhis tarihlerini
gösteren askerlik süresine ait belgenin varsa askerliğe elverişli
olmadığına dair belgenin,
d) Varsa sigortalının malûliyetine sebep olduğu ileri sürülen
hastalığı ile ilgili daha önce başvurulan sağlık hizmeti sunucularından
temin edilecek rapor, tıbbî belge ve epikrizlerin,
e) Sigortalı hakkında daha önce Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık
Kurulu veya Kurum Sağlık Kurulunca verilmiş bir karar mevcut ise, bu
kararın bir örneği ile dayanağı rapor ve tıbbî belgelerin,
Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu Çalışma Gücü ve
Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde
belirlenen usul ve esaslara göre tespit edilir.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b)
bentleri kapsamındaki sigortalılardan geçirdiği iş kazası veya tutulduğu
meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60’ını
kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilenlere malûllük aylığı
bağlanması için yeni bir sağlık kurulu raporu istenmez.
(3) Kontrol muayenesi yapılmasına ihtiyaç olup olmadığı ile
kontrol muayenesinin süresi Kurum Sağlık Kurulunca belirlenir.
Kararın bildirimi ve
itiraz
MADDE 52 – (1) Kurum Sağlık Kurulunca malûl sayılmayan
sigortalıya, Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrası (c) bendi
kapsamındakiler için ise ayrıca çalıştığı kuruma durum bir yazı ile
bildirilir. Daha önce malûl sayılmayanlardan, yeni hastalık, malûliyete
esas hastalığında artma, eksik muayene gerekçeleri ile malûllük
durumunun veya vazife malûllerinden malûliyet derecelerinin yeniden
tespitini yazılı olarak isteyenlerin, Kurumca yetkilendirilen sağlık
hizmeti sunucularının sağlık kurullarına sevkleri yapılır. Temin
edilecek yeni tarihli sağlık kurulu raporu bu Yönetmeliğin 51 inci
maddesinde belirtilen belgeler ile birlikte yeniden değerlendirilmek
üzere Kurum Sağlık Kuruluna gönderilir.
(2) Ancak, aynı hastalık ve özrü nedeniyle Kurum Sağlık Kurulu
tarafından malûl sayılmayan sigortalıların bu karara karşı itirazda
bulunmaları hâlinde, itiraz dilekçeleri bu Yönetmeliğin 51 inci
maddesinin birinci fıkrasında belirtilen belgeleri içeren dosyası ile
birlikte değerlendirilmek üzere Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kuruluna
intikal ettirilir.
Malûllük aylığı başvurusu
ve istenecek belgeler
MADDE 53 –
(1) Kanunun 25 inci maddesinin birinci fıkrasına
göre malûl sayılan sigortalının Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının;
a) (a) bendi kapsamında bulunması hâlinde, çalıştığı işten
ayrıldıktan sonra,
b) (b) bendi kapsamında bulunanların, iş yerini kapattıktan veya
devrettikten sonra,
c) (c) bendi kapsamında sigortalı olup, çalışmaya devam
edenlerin, çalıştıkları kurumlarına müracaatları ile kurumlarınca
alınacak emekliye sevk onayının ilgili üniteye gönderilmesi, görevinden
ayrıldıktan sonra başka bir sigortalılık hâline tabi olarak çalışmamış
olanların ise örneği Kurumca hazırlanacak tahsis talep dilekçesi ile
ilgili üniteye başvurması şarttır.
(2) Tahsis talep dilekçesine, sigortalının bir adet belgelik
fotoğrafı ve Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamındaki sigortalılardan ilgili döneme ait aylık prim ve hizmet
belgesi henüz Kuruma verilmemiş olanlar için sigortalı işten ayrılış
bildirgesi eklenir.
(3) Malûllük durumunu gösteren sağlık kurulu raporu alınmadan
doğrudan malûllük aylığı bağlanması talebinde bulunan sigortalılar,
öncelikle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık
kurullarına sevk edilerek, malûllük durumunun tespitine esas sağlık
kurulu raporunun temini yoluna gidilir.
Malûllük aylığının
başlangıcı
MADDE 54 –
(1) Malûllük aylığı, Kanunun 27 nci maddesinin
ikinci fıkrasında belirtilen tarihlerden geçerli olmak üzere başlatılır.
Sigortalı, aylığın başlangıç tarihinde geçici iş göremezlik ödeneği
almakta ise malûllük aylığı geçici iş göremezlik ödeneğinin verilme
süresinin sona erdiği tarihten sonraki aybaşından başlar. Ancak, Kanunun
4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçen
hizmetlerle birlikte Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve
(c) bentleri kapsamında aylık bağlanacağı durumlarda, Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçen hizmetler prim
ve prime ilişkin her türlü borçların ödendiği tarih itibarıyla geçerli
sayılır ve aylık, bu tarihi takip eden aybaşından itibaren başlar.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre
sigortalı olup, malûl sayılanlardan kendi sigortalılığı nedeniyle genel
sağlık sigortası primi dâhil, prim ve prime ilişkin her türlü borcu
olanlardan talepte bulundukları tarihteki borçları, Yılı Merkezi Yönetim
Bütçe Kanunu ile belirlenen, muhasebe kayıtlarından çıkarılacak tutarlar
ve tahsil edilmeyecek alacaklara ilişkin miktar ve bu miktarın altında
olanların aylıkları talep tarihini takip eden aybaşından başlar ve
borçları ilk aylıklarından kesilerek tahsil edilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Yaşlılık Sigortası
Yaşlılık aylığından
yararlanma
MADDE 55 – (1) Sigortalılara, Kanunun 28, 43 ve 44 üncü
maddeleri ile geçici 6 ncı maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen
şartlarla yaşlılık aylığı bağlanır.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c)
bentlerinden birden fazlasına tabi olarak çalışan veya prim ödeyen
sigortalıların yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin talepleri,
sigortalılık süresi içinde en fazla sigortalılığının geçtiği
sigortalılık hâli esas alınarak sonuçlandırılır. Sigortalılık
hâllerindeki hizmet sürelerinin eşit olması ile yaş haddinden re’sen
emekli olma, süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve
bağlı oldukları sigortalılık hâlinin kanunla değiştirilmesi durumunda
ise son sigortalılık hâli esas alınır.
(3) Kanunun 28 inci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında
belirtilen sigortalıların çalışma gücündeki kayıp oranları, yedinci
fıkrasında belirtilen sigortalıların erken yaşlanma durumları ile
sekizinci fıkrasında belirtilen çocukların başkasının sürekli bakımına
muhtaçlık durumları Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilir. Bunların Kurum
Sağlık Kurulu kararlarına karşı itiraz başvurularının
sonuçlandırılmasında, bu Yönetmeliğin 50 nci maddesinin birinci fıkrası
ve 52 nci madde hükümleri uygulanır.
(4) Cumhurbaşkanlığı görevinde bulunduktan sonra her ne sebeple
olursa olsun anılan Makamdan ayrılanlara, istekleri üzerine, müracaat
tarihini takip eden aybaşından itibaren, istek tarihindeki
Cumhurbaşkanına ödenmekte olan aylık ödeneğin %40’ı yaşlılık aylığı
olarak bağlanır.
(5) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı veya Başbakan iken her
ne sebeple olursa olsun görevlerinden ayrılanlara, istekleri üzerine,
müracaat tarihini takip eden ay başından itibaren, istek tarihindeki
Cumhurbaşkanına bağlanacak yaşlılık aylığının %75’i oranında yaşlılık
aylığı bağlanır.
(6) 4 üncü ve 5 inci fıkralarda belirtilenlerin ayrıca bu Kanuna
tabi sigortalı çalışmalarından dolayı yaşlılık aylığına hak
kazanamamaları hâlinde aylığın tamamı, hak kazanıyorlar ve bağlanacak
yaşlılık aylığı belirtilen görevlerden dolayı bağlanan aylıktan düşük
ise aradaki fark en geç ödemenin yapıldığı tarihi takip eden iki ay
içinde Hazineden tahsil edilir.
(7) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında sigortalı sayılanlardan;
a) 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 40
ıncı maddesi gereğince yaş haddinden emekliye ayrılanlara 5400,
b) Kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilenlere yaş şartı
aranmaksızın 9000,
prim ödeme gün sayısı olması hâlinde yaşlılık aylığı bağlanır.
(8) Kurumlarınca sicilleri nedeniyle veya askerî mahkemelerce
verilecek kararlar ya da ahlak ve yetersizlik sebeplerinden dolayı
re’sen emekliye sevk edilenlere, Kanunun 28 inci maddesinin ikinci ve
üçüncü fıkrasında belirtilen yaş ve prim ödeme gün sayısını
tamamlamaları hâlinde yaşlılık aylığı bağlanır.
(9) 7 nci fıkraya göre bağlanacak yaşlılık aylıkları, Kanunun 28
inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında aranan yaş ve prim ödeme gün
sayısı tamamlanıncaya kadar bunları çalıştıran kamu idarelerinden en geç
ödemenin yapıldığı tarihi takip eden iki ay içinde tahsil edilir.
Yaşlılık aylığı başvurusu
ve istenecek belgeler
MADDE 56 –
(1) Yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için,
sigortalının Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının;
a) (a) bendi kapsamında bulunması hâlinde, çalıştığı işten
ayrıldıktan sonra,
b) (b) bendi kapsamında bulunması hâlinde, tarım işlerinde kendi
adına ve hesabına bağımsız çalışanlar hariç sigortalılığa esas
faaliyetine son verip vermeyeceğini beyan ettikten sonra,
örneği Kurumca hazırlanacak tahsis talep dilekçesi ile Kuruma
başvurması şarttır.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamındaki sigortalılar için çalıştıkları kurumlarına müracaatları ile
kurumlarınca alınacak emekliye sevk onayının bulunduğu emeklilik
belgesinin Kuruma gönderilmesi şarttır.
(3) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamındaki sigortalıların emekliye sevk işlemleri Kanunun 48 inci
maddesinde belirtilen makamların onayıyla tamamlanır. Ancak, özel kanun
hükümleri hariç olmak üzere yetkili makamın emekliye sevk onayı alınma
süresi, talep tarihinden itibaren bir ayı geçemez. Bakanlar Kurulu
kararı veya müşterek kararname ile atananların görevleriyle
ilişiklerinin kesilmesi ilgili bakanın onayı ile tekemmül eder.
Özelleştirilmeleri sonucu sermayesindeki kamu payı %50’nin altına düşen
kuruluşlar ile satış veya devri yapılmış olan kuruluşlarda çalışmakta
iken emekliye ayrılanlar için emekliye sevk onayı aranmaz.
(4) Tahsis talep dilekçesine, sigortalının bir adet belgelik
fotoğrafı ve Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamındaki sigortalılardan ilgili döneme ait aylık prim ve hizmet
belgesi henüz Kuruma verilmemiş olanlar için sigortalı işten ayrılış
bildirgesi eklenir.
(5) Kanunun 28 inci maddesinin; dördüncü fıkrasına göre,
sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce Kanunun 25
inci maddesinin ikinci fıkrasına göre malûl sayılmayı gerektirecek
derecede hastalık veya özrü bulunan, beşinci fıkrasına göre çalışma
gücünü %40 ilâ %59 arasında kaybeden veya yedinci fıkrasına göre erken
yaşlanan sigortalıların, bu durumlarını gösterir sağlık raporu almadan
doğrudan yaşlılık aylığı talebinde bulunmaları hâlinde, öncelikle
Kurumca yetkilendirilen sağlık kuruluşuna sevk edilerek, durumlarının
tespitine esas sağlık kurulu raporunun temini yoluna gidilir. Kanunun
yürürlük tarihinden önce sigortalı olup, Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı sayılanlara Kanunun 28
inci maddesinin üçüncü, dördüncü ve yedinci fıkralarındaki şartları
yerine getirmeleri hâlinde yaşlılık aylığı bağlanır.
Yaşlılık aylığının
başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanması
MADDE 57 –
(1) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının;
a) (a) ve (b) bentlerinde belirtilen sigortalılardan yaşlılık
aylığına hak kazananlara, yazılı istek tarihinden sonraki,
b) (c) bendinde belirtilen sigortalılardan yaşlılık aylığına hak
kazananlara, yetkili makamdan alınan emekliye sevk onayı üzerine
görevleriyle ilişiğinin kesildiği tarihi takip eden,
c) (c) bendinde belirtilen sigortalılardan her ne şekilde olursa
olsun görevinden ayrılmış ve daha sonra başka bir sigortalılık hâline
tabi olarak çalışmamış olanlar ile kontrol muayenesi sonucu aylığı
kesilenlerden yaşlılık aylığına hak kazananlara ise istek tarihini takip
eden,
ay başından itibaren aylık bağlanır.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında geçen hizmetlerle birlikte Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında aylık bağlanacağı durumlarda,
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçen
hizmetler, prim ve prime ilişkin her türlü borçların ödendiği tarih
itibarıyla geçerli sayılır ve aylık bu tarihi takip eden ay başından
itibaren başlar.
(3) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre
sigortalı sayılanlardan kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık
sigortası primi dâhil, prim ve prime ilişkin her türlü borcu olanlardan
talepte bulundukları tarihteki borçları, Yılı Merkezi Yönetim Bütçe
Kanunu ile belirlenen, muhasebe kayıtlarından çıkarılacak tutarlar ve
tahsil edilmeyecek alacaklara ilişkin miktar ve bu miktarın altında
olanların aylıkları talep tarihini takip eden aybaşından başlar ve
borçları ilk aylıklarından kesilerek tahsil edilir.
(4) Aylığa hak kazanma koşulları yerine gelmediği halde Kurum
hatası nedeniyle yanlış aylık bağlandığının sonradan tespit edilmesi
halinde, sigortalılara yersiz ödenen aylıkların tahsili yoluna
gidilerek, aylığa hak kazanma koşullarının yerine geldiği tarihi takip
eden aybaşından itibaren tahsis talep şartı aranmadan yeniden aylık
bağlanır.
(5) 3201 sayılı Kanuna göre borçlananlar dahil tahsis talebinde
bulundukları tarihte işten ayrılma koşulunun gerçekleşmediğinin sonradan
tespit edilmesi halinde, sigortalılara yersiz ödenen aylıkların tahsili
yoluna gidilerek, işten ayrılma koşulunun yerine geldiği tarihi takip
eden aybaşından itibaren işten ayrıldığı tarihe kadar geçen çalışmaları
da dikkate alınarak tahsis talep şartı aranmaksızın aylık yeniden
başlatılır.
(6) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa sigortalı
olan kişilerden yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra;
a) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 4
numaralı alt bendi hariç olmak üzere Kanuna göre veya yabancı bir ülke
mevzuatı kapsamında çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları,
çalışmaya başladıkları tarihi,
b) 21/4/2005 tarih ve 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin
ikinci fıkrasında belirtilen kamu idarelerinde herhangi bir kadro,
pozisyon ve görevde çalışmaya başlayanların, çalışmaya başladıkları
tarihi,
c) Çalışma gücünün %40 ile %59 arasında kaybedilmesi nedeniyle
yaşlılık aylığı alanların yapılan kontrol muayenesi sonucu, çalışma
gücündeki kayıp oranının %40’ın altına düştüğünün anlaşılması hâlinde,
bu durumun tespitine esas tutulan raporun tarihini,
takip eden ödeme dönemi başında yaşlılık aylığı kesilir.
(7) Yaşlılık aylığı kesilenlerden, sigortalılığa esas faaliyetine
son vereceğini beyan edenler; işten ayrılarak veya işyerini kapatarak
yeniden yaşlılık aylığı bağlanması için yazılı istekte bulunanlara ya da
emekliye ayrılan veya sevk edilenlere, yazılı istek tarihini veya
görevinden ayrıldığı tarihi takip eden ödeme döneminden itibaren yeniden
yaşlılık aylığı bağlanır. Yeni aylık, Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü
fıkrasının (a) bendine göre hesaplanır.
Sosyal güvenlik destek
primine tabi olarak çalışma
MADDE 58 – (1) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra;
a) İlk defa Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b)
ve (c) bendi kapsamında sigortalı olup, yaşlılık aylığı alanlardan,
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında
çalışmaya başlayanların, yaşlılık aylıklarının kesilmemesi için yazılı
istekte bulunanların yaşlılık aylıklarının ödenmesine devam edilir.
b) İlk defa Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b)
ve (c) bendi kapsamında sigortalı olup, Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışanlardan, sigortalılık
faaliyetine son vermeyeceğini beyan ettikten sonra yazılı istekte
bulunanlara yaşlılık aylığı bağlanır.
(2) Birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamında olanlardan,
tarımsal faaliyetlerde kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar
hariç, almakta oldukları veya bağlanacak yaşlılık aylıklarının %15’i
oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir. Yaşlılık aylığından
kesilecek olan bu tutar, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(b) bendine tabi sigortalılara ilgili yılın Ocak ayında ödenen en yüksek
yaşlılık aylığından alınabilecek sosyal güvenlik destek priminden fazla
olamaz.
(3) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında olup, aylıklarından sosyal güvenlik destek primi kesilen
sigortalılardan ayrıca kısa vadeli sigorta kolları primi alınmadığından
bunlara bu sigorta kollarından sağlanan yardımlar yapılmaz. Sosyal
güvenlik destek primine tabi olanların primleri, aylıklarından kesilmek
suretiyle tahsil edilir.
(4) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine tabi
faaliyete başladığı için Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının
(a) bendine göre yaşlılık aylığı kesilenler, tercihlerini sosyal
güvenlik destek primine tabi olma yönünde, sosyal güvenlik destek
primine tabi olanlar ise tüm sigorta kollarına tabi olma yönünde
değiştirebilirler.
(5) Kanunun 30 uncu maddesinin beşinci fıkrası gereğince tercih
değişikliği talebinde bulunanların bu değişikliğe ilişkin talepleri,
örneği Kurumca hazırlanacak sigorta kolu tercih bildirimi ile alınır.
Bunlardan tüm sigorta kollarına tabi olmak isteyenlerin aylıkları,
bildirimin Kurum kayıtlarına geçtiği tarihi izleyen ödeme dönemi başında
kesilir. Sosyal güvenlik destek primine tabi olmak isteyenlerin
aylıkları ise, bildirimin Kurum kayıtlarına geçtiği tarihi takip eden
ödeme döneminden itibaren Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının
(a) bendi gereğince yeniden hesaplanmak suretiyle başlatılır.
Yaşlılık toptan ödemesi ve
ihyası
MADDE 59 – (1) Yaşlılık toptan ödemesi, Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının; (a) ve (b) bentleri kapsamındaki
sigortalılar ile ilk defa (c) bendi kapsamında sigortalı olanlardan,
herhangi bir nedenle çalıştığı işten ayrılan, işyerini kapatan veya
devredenlerden Kanunun 28 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde
belirtilen yaş şartını doldurduğu hâlde malûllük ve yaşlılık aylığı
bağlanmasına hak kazanamayan sigortalıya örneği Kurumca hazırlanan
dilekçe ile Kuruma başvurması hâlinde yapılır.
(2) Dilekçeye; Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a)
ve (c) bendi kapsamındaki sigortalılardan ilgili döneme ait aylık prim
ve hizmet belgesi, henüz Kuruma verilmemiş olanlar için sigortalı işten
ayrılış bildirgesi, sigortalılığına esas faaliyetine son vereceğini
beyan eden Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamındaki sigortalılar için de sigortalı işten ayrılış bildirgesi
eklenir.
(3) Toptan ödeme tutarı, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları
primleri güncelleme katsayısı ile güncellenerek hesaplanır. Kanunun 4
üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamındaki
sigortalıların kendisinin ve işverenlerinin, (b) bendi kapsamındaki
sigortalının ise kendisinin ödediği malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları primlerinin her yıla ait tutarı, primin ait olduğu yıldan
itibaren yazılı istek tarihine kadar geçen yıllar için, her yılın
gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek toptan ödeme şeklinde
verilir.
(4) Toptan ödeme yapılarak hizmetleri tasfiye edilmiş
bulunanlardan, yeniden Kanuna tabi olarak veya isteğe bağlı sigortaya
devam ederek malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş
olanların, yazılı müracaat ederek, aldıkları toptan ödemenin ödeme
tarihi ile yazılı istek tarihi arasında geçen yıllar için güncellenerek
bulunan tutarın ilgiliye tebliğ tarihini takip eden ayın sonuna kadar
ödenmesi hâlinde, bu hizmetleri ihya edilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Ölüm Sigortası
Hak sahiplerinin ölüm
aylığından yararlanma şartları
MADDE 60 –
(1) Ölüm aylığı, Kanunun 32 nci maddesinin ikinci
fıkrasında belirtilen durumda iken ölen sigortalının;
a) Ölüm tarihinde sigortalı ile yasal evlilik bağı bulunan eşine,
b) Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (e)
bentlerine tabi olarak iş kazası ve meslek hastalığı, hastalık ve analık
sigortasına göre çalışmaları hariç Kanun kapsamında veya yabancı bir
ülke mevzuatı kapsamında çalışmayan veya kendi sigortalılığı nedeniyle
gelir veya aylık bağlanmamış çocuklardan;
1) 18 yaşını, ortaöğrenim görmesi hâlinde 20 yaşını, yüksek
öğrenim görmesi hâlinde 25 yaşını doldurmayan erkek çocuklarına,
2) Evli olup olmadığına bakılmaksızın, Kurum Sağlık Kurulu kararı
ile çalışma gücünü en az %60 oranında yitirdiği tespit edilen
çocuklarına,
3) Yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber
sonradan boşanan veya dul kalan kız çocuklarına,
c) Aylıkta hak sahibi eş ve çocuklardan;
1) Artan hissenin bulunması hâlinde, her türlü kazanç ve irattan
elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması
ve diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere
gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması şartıyla ana ve babasına,
2) Artan hisseye bakılmaksızın, bu bendin bir numaralı alt
bendindeki şartları taşıyan ve 65 yaşın üstünde olan ana ve babasına,
Kanunun 34 üncü maddesindeki esaslar dâhilinde ölüm aylığı
bağlanır.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre
sigortalı sayılanların hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanabilmesi için
ölen sigortalının genel sağlık sigortası primi dahil, prim ve prime
ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur. Ölüm aylığı
prim borçlarının ödendiği tarihi takip eden aybaşından itibaren başlar.
(3) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c)
bentlerinden birden fazlasına tabi olarak çalışmış olan sigortalıların
hak sahiplerinin aylıkları, sigortalının en son tabi olduğu sigortalılık
hâli esas alınarak bağlanır. Son sigortalılık hâline göre ölüm aylığı
bağlanamaması durumunda diğer sigortalılık hâllerindeki hizmetlerine
göre ayrı ayrı değerlendirme yapılarak, aylığa hak kazanacağı
sigortalılık hâli esas alınarak aylık bağlanır.
(4) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamındaki sigortalılardan harp malûllüğü, 3/11/1980 tarihli ve 2330
sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkındaki Kanuna ve 12/4/1991
tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununa göre vazife malûllüğü
aylığı bağlanmış veya bağlanmasına hak kazanmış olanlardan ölenlerin
anne ve babalarına herhangi bir şart aranmaksızın aylık bağlanır.
Bağlanacak bu aylık, diğer dul ve yetimlere bağlanacak aylığın oranını
etkilemez ve bu kapsamda bağlanan aylıklar en geç ödemenin yapıldığı
tarihi takip eden iki ay içinde Hazineden tahsil edilir.
Ölüm aylığı başvurusu ve
istenecek belgeler
MADDE 61 – (1) Ölüm aylığı bağlanabilmesi için, hak
sahiplerinin örneği Kurumca hazırlanacak tahsis talep dilekçesini
doğrudan Kuruma vermesi veya posta yoluyla ya da elektronik ortamda
göndermesi şarttır.
(2) Tahsis talep dilekçesine;
a) 15 yaşından küçük çocuklar hariç olmak üzere bir adet belgelik
fotoğraf,
b) Malûl çocuklar için sağlık kurulu raporu,
c) Hak sahibi anne ve babalar için Kurumca çıkarılacak tebliğde
belirtilen belgeler,
eklenir.
(3) Malûl çocukların çalışma gücündeki kayıp oranlarının
tespitinde ve bunların Kurum Sağlık Kurulu kararlarına karşı itiraz
başvurularının sonuçlandırılmasında, bu Yönetmeliğin 50 nci maddesinin
birinci fıkrası ve 52 nci maddesi hükümleri uygulanır.
Ölüm aylığının başlangıcı
ve kesilmesi
MADDE 62 – (1) Ölüm sigortasından sigortalının hak
sahiplerine bağlanacak aylıklar;
a) Sigortalının ölüm tarihini,
b) Hak sahibi olma niteliğinin ölüm tarihinden sonra kazanılması
hâlinde, bu niteliğin kazanıldığı tarihi,
c) Ölüm aylığının kesilmesine yol açan sebebin ortadan kalkması
hâlinde, talep tarihini,
takip eden ay başından itibaren başlatılır. Ancak, Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçen hizmetlerle
birlikte Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c)
bentleri kapsamındaki sigortalıların hak sahiplerine aylık bağlanacağı
durumlarda, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında geçen hizmetler, prim ve prime ilişkin her türlü borçların
ödendiği tarih itibarıyla geçerli sayılır ve aylık bu tarihi takip eden
aybaşından itibaren başlar.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre
sigortalı sayılanlardan kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık
sigortası primi dâhil, prim ve prime ilişkin her türlü borcu olanlardan
ölüm tarihindeki borçları, Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile
belirlenen, muhasebe kayıtlarından çıkarılacak tutarlar ve tahsil
edilmeyecek alacaklara ilişkin miktar ve bu miktarın altında olanların
aylıkları talep tarihini takip eden aybaşından başlar ve borçları ilk
aylıklarından kesilerek tahsil edilir.
(3) Hak sahiplerine bağlanan aylıklar bu Yönetmeliğin 60 ıncı
maddesinde belirtilen şartların ortadan kalktığı tarihi takip eden ödeme
dönemi başından itibaren kesilir.
Ölüm toptan ödemesi ve
ihyası
MADDE 63 – (1) Ölüm toptan ödemesi, ölen sigortalının hak
sahiplerinin ölüm aylığı bağlanmasına hak kazanamaması durumunda,
nitelikleri bu Yönetmeliğin 60 ıncı maddesinde belirtilen sigortalının
eşine, çocuklarına ve ana ve babasına Kanunun 36 ncı maddesinde
belirtilen esaslara göre yapılır.
(2) Ölüm toptan ödemesi yapılabilmesi için, hak sahiplerinin
örneği Kurumca hazırlanacak tahsis talep dilekçesi ile Kuruma
başvurmaları şarttır.
(3) Malûl çocukların çalışma gücündeki kayıp oranlarının
tespitinde ve bunların Kurum Sağlık Kurulu kararlarına karşı itiraz
başvurularının sonuçlandırılmasında, bu Yönetmeliğin 50 nci maddesinin
birinci fıkrası ve 52 nci maddesi hükümleri uygulanır.
(4) Kanuna göre toptan ödeme yapılarak tasfiye edilmiş süreler,
borçlanılarak veya yurt dışı hizmetleri birleştirilerek ya da sonradan
hizmet tespiti nedeniyle hak kazanılan sürelerin eklenmesi suretiyle
ölüm sigortasından yararlanmak için gerekli 1800 prim gün sayısının
tamamlanması hâlinde, hak sahiplerinin yazılı isteği üzerine Kanunun 31
inci maddesinin ikinci fıkrasına göre ihya edilebilir. Yukarıdaki
süreler, ihya edilen süreye ilişkin tutar dâhil her türlü borçların
ödendiği tarihi takip eden aybaşı itibarıyla aylık bağlanmasında dikkate
alınır.
Evlenme ödeneği
MADDE 64 – (1) Sigortalının, ölüm aylığı almakta iken evlenen
ve bu nedenle aylığı kesilen kız çocuklarına, Kanunun 37 nci maddesinin
birinci ve ikinci fıkrasında belirtilen usul ve esaslarla evlenme
ödeneği ödenir.
(2) Evlenme ödeneğinin ödenmesi için hak sahiplerinin bir dilekçe
ile Kuruma başvurması gerekir. Evlenme tarihi nüfus kütüğüne
işlenmemişse, dilekçeyle birlikte evlenme cüzdanının bir örneğinin de
Kuruma verilmesi zorunludur.
Cenaze ödeneği
MADDE 65 – (1) Cenaze ödeneği Kanunun 37 nci maddesinde
belirtilenlere verilir. Cenaze ödeneğinin ödenmesi için, hak
sahiplerince bir dilekçe ile Kuruma başvurulması yeterlidir.
Sigortalının ölümü ve ölüm tarihi nüfus kütüğüne kaydedilmemişse
dilekçeyle birlikte sigortalının ölüm tarihini belirten ilgili
makamlarca usulüne göre düzenlenen bir belgenin de Kuruma verilmesi
gerekir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Uzun Vadeli Sigorta Kollarına İlişkin Ortak Konular
Borçlanmaya ilişkin
süreler
MADDE 66 –
(1) Hizmet borçlanmasına ilişkin talepler, örneği
Kurumca hazırlanan hizmet borçlanması başvuru belgesi veya borçlanma
isteğini belirtir dilekçe ile Kuruma yapılır. Kanunun yürürlük
tarihinden önce veya sonra geçen ve Kanunun 41 inci maddesinde
belirtilen sürelerin borçlanılması için Kanun veya mülga sosyal güvenlik
kanunlarına göre tescil edilmiş olmak yeterli olup, borçlanma talep
tarihi veya ölüm tarihi itibarıyla sigortalı olma şartı aranmaz.
(2) Sigortalıların veya hak sahiplerinin yazılı talepte
bulunmaları ve talep tarihinde Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen
prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere,
kendilerince belirlenecek günlük kazancın %32'si üzerinden hesaplanacak
primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri
şarttır. Tahakkuk ettirilen borç tutarı, ilgiliye iadeli taahhütlü
olarak tebliğ edilir. PTT alındısının ilgiliye teslim edildiği tarih
borcun tebliğ tarihidir. Bir ay içinde ödenen tutara isabet eden süre
geçerli sayılır. Tebliğ edilen borcunu süresi içinde ödemeyenler ile
kısmi ödeme yapanların kalan sürelerinin borçlandırılması için yeni
başvuru şartı aranır.
(3) Kanuna göre tespit edilen sigortalılığın başlangıç tarihinden
önceki süreler için borçlandırılma hâlinde, sigortalılığın başlangıç
tarihi, borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür. Prim ödeme gün
sayısı ve prime esas kazançlar ise borçlanma yapılan ilgili aylara mal
edilir.
(4) Kanunun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının;
a) (a), (b), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentleri gereği
borçlanılan süreler, talep tarihinde tabi olunan Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının ilgili bendine göre,
b) (c) ve (ı) bentleri gereği borçlanılan süreler, Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre,
uzun vadeli sigorta kolları ve genel sağlık sigortası bakımından
prim ödeme gün sayısı olarak değerlendirilir.
(5) Fakülte veya yüksek okullarda kendi hesabına okuduktan sonra
subay veya astsubaylığa nasbedilen veya yedek subaylık hizmetini takiben
subaylığa geçirilenler ile fakülte ve yüksekokullarda kendi hesabına
okuduktan sonra, komiser yardımcısı veya polis memuru olarak atananların
başarılı öğrenim süreleri; borçlanmanın yapıldığı tarihte ilgisine göre
en az aylık alan teğmenin, astsubay çavuşun veya polis memuru ya da
komiser yardımcısının prime esas kazancı üzerinden, bu sürelere ait
primler kendilerince ödenerek, borçlandırılmak suretiyle hizmetten
sayılır. Bu şekilde hesap edilecek borç, tebliğ tarihinden itibaren iki
yıl içinde eşit taksitler hâlinde ödenir.
(6) Fakülte veya yüksek okullarda kendi hesabına okumakta iken
Türk Silahlı Kuvvetleri veya Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına okumaya
devam eden öğrencilerin, daha önce kendi hesabına okudukları normal okul
süreleri hakkında, 5 inci fıkra hükümleri uygulanır.
(7) 5 inci ve 6 ncı fıkralar uyarınca borçlandırılan süreler uzun
vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası bakımından prim ödeme
gün sayısı olarak değerlendirilir.
(8) Borçlanma sürelerinin belgelendirilmesi, hizmet borçlanma
başvuru belgesindeki ilgili bölümün aşağıdaki fıkrada belirtilen
işveren, kurum ve kuruluşlarının onayı ile gerçekleşir. Gerektiğinde
usulüne göre düzenlenmiş ayrı bir belgenin de Kuruma ibrazı istenebilir.
(9) Borçlanma başvuru belgeleri;
a) Kanunları gereği verilen ücretsiz doğum ya da analık izni
sürelerinin borçlanma talebinde bulunulması hâlinde, sigortalının bu
sürelerde tabi olduğu işyerince,
b) Er veya erbaş olarak silah altında veya yedek subay okulunda
geçen sürelerin borçlandırılması talebinde bulunulması hâlinde, askerlik
şubelerince veya kuvvet komutanlıklarınca,
c) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında olanların, personel mevzuatına göre aylıksız izin sürelerinin
borçlandırılması talebinde bulunulması hâlinde, ilgili işverenlerince,
ç) Sigortalı olmaksızın doktora öğrenimi veya tıpta uzmanlık için
yurt içinde veya yurt dışında geçirdikleri normal doktora veya uzmanlık
öğrenim sürelerinin borçlandırılması hâlinde, ilgili hastane veya
öğrenim kurumlarınca,
d) Sigortalı olmaksızın avukatlık stajını yapanların normal staj
sürelerinin borçlandırılması hâlinde, ilgili baro başkanlıklarınca,
e) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında geçen süreler hariç, sigortalı iken herhangi bir suçtan
tutuklanan veya gözaltına alınanlardan, bu suçtan dolayı beraat
edenlerin tutuklulukta veya gözaltında geçen primi ödenmemiş sürelerin
borçlandırılması hâlinde, Cumhuriyet Savcılığınca,
f) Grev ve lokavtta geçen süreler Bakanlık Bölge Müdürlüğünce,
g) Hekimlerin fahri asistanlıkta geçen sürelerinin
borçlandırılması hâlinde, ilgili kurumca,
ğ) Seçim kanunları gereğince görevlerinden istifa edenlerin,
istifa ettikleri tarih ile seçimin yapıldığı tarihi takip eden aybaşına
kadar açıkta geçirdikleri sürelerinin borçlandırılması hâlinde, ilgili
kamu idarelerince,
onaylanır. Ancak, bu fıkrada sayılan belgelerden elektronik
ortamda alınanlar Kurumca istenmez.
(10) Ülkemizde 5510 sayılı Kanuna göre çalışması
bulunmayanlardan, sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmış ülkelerde
çalışmış ya da çalışanların Kanunun 41 inci maddesinin (b), (d), (e) ve
(h) bentlerine göre borçlanmaları halinde borçlanılan bu süreler Kanunun
4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine tabi sigortalılık
süresi olarak değerlendirilir.
Tahsis talep tarihi
MADDE 67 –
(1) Uzun vadeli sigorta kollarından hak kazanılan
yardımların yapılması veya aylıkların bağlanması için, sigortalı veya
hak sahibince adi posta veya kargo ile veya Kuruma doğrudan yapılan
yazılı başvurularda, tahsis talep tarihi olarak dilekçenin Kurum
kayıtlarına intikal ettiği tarih esas alınır. Taahhütlü, iadeli
taahhütlü veya acele posta servisi olarak gönderilen tahsis taleplerinde
ise dilekçenin postaya verildiği tarih, Kuruma intikal tarihi olarak
kabul edilir.
(2) Malûllük veya yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazandığı
tarihin ayın son günü resmî tatil gününe veya hafta sonu tatiline
rastlaması nedeniyle taleplerini Kuruma veremeyen sigortalıların, bu
resmî tatil gününü takip eden ilk iş günü mesai bitimine kadar Kuruma
verilen, taahhütlü, iadeli taahhütlü veya acele posta servisi olarak
gönderilen talepleri, önceki ayın son günü verilmiş gibi kabul edilir.
(3) Aylığa hak kazanılmış ve aynı ay içinde olmak kaydıyla,
tahsis talep tarihinden sonra işinden ayrılan veya işyerini kapatan
sigortalıların tahsis talepleri de geçerli sayılır.
(4) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamındaki aktif sigortalıların emeklilik ve malûllük hâllerinde,
haklarında yetkili makamlarca alınacak emekliye sevk onayından sonra,
görevleriyle ilişiklerinin kesildiği tarihi takip eden aybaşından
itibaren aylık bağlanır.
(5) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında sigortalı iken görevinden ayrılmış ve daha sonra başka bir
sigortalılık hâline tabi olarak çalışmamış olanlardan malûllük aylığına
hak kazananlara; malûl sayılmasına esas tutulan rapor tarihi, yazılı
istek tarihinden önce ise yazılı istek tarihini, malûl sayılmasına esas
tutulan rapor tarihi yazılı istek tarihinden sonra ise rapor tarihini
takip eden aybaşından; yaşlılık aylığına hak kazananlara ise son
ayrıldıkları kamu idarelerine veya Kuruma yapacakları yazılı istek
tarihlerini takip eden ay başından itibaren aylık bağlanır.
(6) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında geçen hizmetlerle birlikte Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında yaşlılık, malûllük veya ölüm
aylığı bağlanacağı durumlarda, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi kapsamında geçen hizmetlerle ilgili prim ve prime
ilişkin her türlü borçlar ödenmeden tahsis talebinde bulunulması
hâlinde, tahsis talebi borçların ödendiği tarih itibarıyla geçerli
sayılır.
(7) Tahsis talep tarihinde Kanunda yaşlılık aylığı için
belirlenen yaş ve sigortalılık süresi şartlarından birini yerine
getirememiş olan, ancak yerine getirilemeyen şartı tahsis talep
tarihinden itibaren bir ay içinde yerine getiren sigortalının tahsis
talebi, bu şartın yerine getirildiği tarih itibarıyla geçerli sayılır.
ALTINCI KISIM
Kısa ve Uzun Vadeli Sigorta
Kollarına İlişkin Ortak Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Gelir ve Aylıkların Ödenmesi
Ödemeler kütüğü
MADDE 68 – (1) Gelir ve aylıkların bağlanması, artırılması,
azaltılması, ödenmesi ve kesilmesi ile toptan ödeme yapılmasına ait
işlemleri bilgisayar ortamında yürütmek üzere, ödemeler kütüğü
oluşturulur.
(2) Ödemeler kütüğündeki kayıtların oluşturulmasında sigortalının
sosyal güvenlik sicil numarasının başına Kurumca belirlenen esaslara
göre oluşturulan tahsis kodunun eklenmesi ile üretilen bir tahsis
numarası esas alınır.
(3) Banka veya PTT bank şubelerince ilgililere yapılacak ödemeler
sosyal güvenlik sicil numarası üzerinden yapılır.
Ödeme dönemi ve ödeme
tarihleri
MADDE 69 –
(1) Sigortalıya ve hak sahiplerine bağlanan gelir
ve aylıklar, Kurumca belirlenen dönem ve tarihlerde her ay peşin olarak
ödenir. Ödeme günü cumartesi gününe rastlayan grubun ödemesi cuma, pazar
gününe rastlayan grubun ödemesi pazartesi günkü grup ile birleştirilerek
yapılır.
(2) Ödeme günlerinden herhangi birinin cumartesi veya pazar günü
dışında resmî tatil gününe rastlaması hâlinde, ödemelerin hangi
tarihlerde yapılacağı, Kurumca belirlenerek ilan edilir.
(3) Daha önce belirlenen ödeme dönem ve tarihlerinin Kurumca
yeniden düzenlenmesi hâlinde, ödeme tarihleri öne alınanların gelir ve
aylıklarından bir kesinti yapılmaz. Ancak, ikinci fıkra hariç olmak
üzere, ödeme tarihleri ileri alınanlara bir ayı aşan gün karşılığı kadar
fark ödenir.
(4) Bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen
nedenlerle ödeme günü öne alınanlar ile durum değişikliği veya ölüm
hâlinde sigortalı ve hak sahiplerine durum değişikliği veya ölüm
tarihine ait Kanunda belirtilen ödeme döneminde peşin ödenen gelir ve
aylıklar geri alınmaz.
Ödeme şekli ve ödeme
merkezleri
MADDE 70 –
(1) Sigortalı ve hak sahiplerinin gelir ve
aylıklarının ödenmesini sağlamak ve ödeme merkezlerini belirlemek üzere
Kurum, bankalarla ve PTT ile protokol imzalayabilir. Ödemeler, protokol
imzalanan bankalara ve PTT bilgi işlem birimlerine bilgisayar ortamında
gönderilen ödeme bilgilerinin, gelir ve aylık sahipleri adına banka
şubelerinde açılan mevduat veya çek hesaplarına aktarılması ile
sağlanır.
(2) İlk defa ödemeler kütüğüne dâhil edilen gelir ve aylık
sahiplerinin birikmiş ödemeleri ile daha önce hak kazanılan birikmiş
ödemeler de, bilgisayar ortamında düzenlenen kayıtlara eklenerek,
işlemin sonuçlandığı ayı takip eden ilk ödeme döneminde ödenmek üzere,
ilgililerin hesaplarına aktarılır.
(3) Sigortalı veya hak sahiplerine bir defaya özgü olarak
ödenecek olan emeklilik ikramiyesi, toptan ödeme ve ilgilinin sağlığında
hak edip alamadığı gelir ve aylıklarından varislere yapılacak ödemeleri,
mevduat veya posta çek hesabı açılmadan ilgili ödeme merkezleri
aracılığı ile ödenir.
(4) Kurumca belirlenen yaşın üzerinde olanlarla, başkasının
bakımına muhtaç olduğu Kurumca tespit edilen ya da sağlık kurulu raporu
ile belgelenen sigortalı veya hak sahiplerinin gelir ve aylıkları,
yazılı istekleri üzerine PTT aracılığıyla, bildirdikleri adreslerde,
ödenebilir.
(5) Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi hükümleri saklı
kalmak kaydıyla, yurtdışında sürekli ikamet edenlerin gelir ve
aylıkları, yazılı istekleri hâlinde, masrafları kendilerince karşılanmak
üzere yurtdışı hesaplarına transfer edilir.
Tanıtım kartları
MADDE 71 – (1) Kurumca gelir ve aylık bağlananlara, bu gelir
ve aylıkların ödenmesi sırasında ilgili banka veya PTT personeline
gösterilmek üzere birer tanıtım kartı verilebilir.
Kanunî temsilcilere ödeme
yapılması
MADDE 72 – (1) On sekiz yaşını doldurmamış veya ergin olmayan
çocuklara, kısıtlılara veya kendisine kayyım tayin edilen kimselere ait
gelir ve aylıklar, bunların veli, vasi veya kayyımlarına ödenir.
(2) Gelir/aylık alanlar ile hak sahiplerinin vasi, kayyım veya
vekiline yapılacak ödemelerde, vasilik, kayyımlık veya vekillik
yetkilerini tevsik eden resmi belgenin PTT/banka şubesinin ilgili
personeline ibraz edilmesi şarttır.
İKİNCİ BÖLÜM
Yoklama İşlemlerinin Usul ve Esasları
Yoklama işlemlerinin amacı
MADDE 73 – (1) Yoklama işlemlerinin amacı, gelir veya aylık
almakta iken ölen ya da gelir ve aylık alma koşullarını kaybedenlerin
zamanında belirlenerek, öncelikle bunlar adına yapılan ödemelerin
durdurulmasını, daha sonra da gelir ve aylığın kesilerek varsa yersiz
olarak yapılan ödemelerin ilgili mevzuat hükümlerine göre tahsil
edilmesini sağlamaktır.
Yoklama işlemlerinin
kapsamı
MADDE 74 – (1) Gelir ve aylık alma şartlarının devam etmesi
ile ilgili olarak Kurumca yürütülecek işlemler;
a) Sürekli iş göremezlik geliri alanlar için, sürekli iş
göremezlik durumlarının devam ettiği,
b) Vazife malûllüğü aylığı ile malûllük sigortasından aylık
alanlar için; Kanun kapsamında sigortalı olmadıkları, yabancı bir ülke
mevzuatı kapsamında çalışmadıkları ile malûllük durumlarının devam
ettiği,
c) Yaşlılık aylığı bağlananlar için; Kanun kapsamında sigortalı
olmadıkları, yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmadıkları ile
Kanun kapsamında sigortalı olmakla birlikte sosyal güvenlik destek
primine tabi oldukları,
ç) Ölüm geliri veya ölüm aylığı alanlar için; sigortalının,
1) Dul eşinin yeniden evlenmediği,
2) Reşit duruma girmemiş çocukların hayatta bulundukları,
3) 18 yaşını doldurmuş erkek çocuklardan lise ve dengi öğrenim
yapanların 20 yaşına, yüksek öğrenim yapanların 25 yaşına kadar
öğrencilik durumlarının devam ettiği,
4) Kız çocukların evlenmedikleri,
5) Malûl çocukların çalışma gücündeki kayıp oranının en az %60
olduğu,
6) Bu bendin (3), (4) ve (5) numaralı alt bentlerinde belirtilen
çocukların aynı zamanda Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının
(a), (b) ve (e) bentlerine tabi olarak iş kazası ve meslek hastalığı,
analık ile hastalık sigortasına göre çalışmaları hariç Kanun kapsamında
veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmadığı veya kendi
sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık almadığı,
7) Ana ve babasının her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu
gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olduğu ve diğer
çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve
aylık bağlanmadığı,
8) Eş ve kız çocuklarından eşinden boşandığı hâlde, boşandığı
eşiyle fiilen birlikte yaşamadığı,
d) Kendisi ve hak sahiplerinin hayatta oldukları,
hususlarını kapsar.
(2) Gelir ve aylık sahiplerinin Kanun kapsamında sigortalı olup
olmadıkları ile Kanuna göre başka bir gelir veya aylık alıp almadıkları
Kurumun ve diğer kurum ve kuruluşların ilgili kayıtlarının belirli
dönemlerle taranması ile tespit edilir.
(3) Türk Vatandaşı olmayan ve Kurumdan aylık veya gelir alan
kişilerin aylık ve gelir alma şartlarının devam edip etmediği hususunun
tespiti için Kurumca belge istenebilir.
Yoklama yapılması
MADDE 75 – (1) Kurum gerekli gördüğü zaman ve hâllerde
belirleyeceği yöntemlerle gelir veya aylık alanlarla bunların veli,
vasi, kayyım ve vekillerinin, bu Yönetmeliğin 74 üncü maddesinde yer
alan bilgilerinin tespiti amacıyla yoklama yaptırabilir. Yoklama işlemi
gelir veya aylık ödeyen bankalar veya PTT şubelerine de yaptırılabilir.
İlgili kurum ve
kuruluşlardan bilgi ve belge istenmesi
MADDE 76 – (1) Kurumca, gelir veya aylık alma şartlarının
devam edip etmediğinin tespiti amacı ile gerekli görülen hâllerde kendi
mevzuatına göre kayıt veya tescil yapan ilgili kurum, kuruluş ve
birlikler veya vergi dairelerinden usulüne göre düzenlenmiş belge
istenebilir.
(2) Gelir ve aylık almakta olan çocukların öğrencilik niteliğinin
devam edip etmediği hususunun tespiti için Millî Eğitim Bakanlığı ve
Yükseköğretim Kurulu ile sözleşmeler yapılabilir.
(3) Kurum ödemeler kütüğü ile Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel
Müdürlüğünün nüfus kütükleri 15 günü geçmemek üzere belirli periyotlarla
karşılaştırılarak, cinsiyet değişikliği, ölümü veya evlenmesi nedeniyle
gelir ve aylık alma şartlarını yitirenler tespit edilir.
Yoklama yetkisi
MADDE 77 – (1) Kurumun denetim ve kontrol ile
görevlendirilmiş memurları, gelir ve aylık alma şartlarının devam edip
etmediğinin, sigortalıların geçici iş göremezlik süresince ve malûliyet
aylığı alanların fiilen çalışıp çalışmadığının tespiti hususunu
mahallinde inceleme yetkisine sahiptir.
(2) Birinci fıkrada belirtilen inceleme, öldüğü hâlde nüfusa
tescil edilmeyen gelir ve aylık sahipleri ile boşandığı eşi ile fiilen
birlikte yaşamayı sürdüren eş veya kız çocuklar olmak üzere, gelir ve
aylık alma şartlarını yitirenlerin tespitini de kapsar.
(3) Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca
yürütülen denetim sonucunda; temin edilen yeni sağlık kurulu
raporlarının Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu sigortalı ve hak
sahiplerinin, malûllük ve iş göremezlik raporlarında belirtilen
rahatsızlıklarının mevcut olmadığı ya da mevcut olmasına rağmen gelir ve
aylık bağlanmasını gerektiren düzeyde olmadığına karar verilmesi
hâlinde, ilgililere bağlanan gelir ve aylıklar başlangıç tarihi
itibarıyla iptal edilir, yapılan yersiz ödemeler, ilgili mevzuat
hükümlerine göre tahsil edilir.
Kontrol muayenesi
MADDE 78 – (1) Kurum Sağlık Kurulunca ihtiyaç duyulan veya
Kurum Sağlık Kurullarınca verilen kararlara sigortalı ve hak
sahiplerinin itirazları veya sigortalı ve hak sahipleri dışında bu
kararlara yapılan itiraz, ihbar ve şikayetler ile Kurumca yürütülen
denetim ve soruşturma kapsamında kontrol muayeneleri Çalışma Gücü ve
Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre
düzenlenmiş yeni tarihli sağlık kurulu raporu ve daha önce Kurum
tarafından verilmiş kararlara ilişkin tüm belgelerin birlikte
değerlendirilmesi ile yapılır.
(2) Kontrol muayenesi için temin edilen sağlık kurulu raporları,
bu Yönetmeliğin 41 inci ve 51 inci maddelerinde belirtilen belgeleri de
kapsayan sigorta sicil veya tahsis dosyaları ile birlikte Kurum Sağlık
Kuruluna intikal ettirilir.
(3) Kurum Sağlık Kurullarınca; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma
Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre düzenlenmiş yeni
tarihli sağlık kurulu raporunun değerlendirilmesi sonucu gerekli görülen
hâllerde, ek bilgi belge ve/veya yeniden muayenesiyle düzenlenecek
rapor/sağlık kurulu raporu istenir.
(4) Kurum Sağlık Kurulları tarafından yapılan değerlendirme
sonucu gerekli görüldüğü hâllerde sigortalı ve hak sahipleri yeniden
kontrol muayenesine tabi tutulur.
(5) Kurumun yazılı çağrısı üzerine, kontrol muayenesi tarihinden
önceki en az 45 gün içinde sevk için başvuruda bulunmak kaydıyla gelir
ve aylıkların kontrol muayene tarihine göre durdurulması dört aya kadar
Kurumca ertelenir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Kısa ve Uzun Vadeli Sigorta Kollarına Ait Çeşitli Hükümler
Prim ödeme şartı
MADDE 79 –
(1) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(b) bendinde belirtilen sigortalılara, geçici iş göremezlik ödeneği,
emzirme ödeneği verilebilmesi, sürekli iş göremezlik geliri, malûllük ve
yaşlılık aylığı ile sigortalının ölümü hâlinde hak sahiplerine gelir ve
aylık bağlanabilmesi için, sigortalının genel sağlık sigortası primi
dâhil prim ve prime ilişkin her türlü borcunun ödenmiş olması
zorunludur.
Kanunî temsilcilerce veya
vekillerce yapılan tahsis başvuruları
MADDE 80 –
(1) Kanunun öngördüğü her türlü gelir, aylık, ödeme
ve ödeneklerin yapılabilmesi için; sigortalı ve hak sahiplerinden ergin
ve mümeyyiz olmayanların kanunî temsilcilerinin yazılı istekte
bulunmaları şarttır.
(2) Sigortalı veya hak sahiplerinin vekilleri tarafından
yapılacak yazılı taleplerde, Kurumca verilecek ödenekler ile bağlanacak
gelirler veya aylıklar için başvurma yetkisi bulunduğunu açıkça belirten
ve noterlikçe onaylanmış vekaletnamenin de ibraz edilmesi gerekir.
Yabancı uyrukluların
başvuruları
MADDE 81 –
(1) Yabancı uyruklu sigortalılarla, bunların hak
sahipleri için nüfus cüzdanının fotokopisi yerine, bunların
hüviyetlerini gösteren ve 24/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus
Hizmetleri Kanununa göre yetkili makamlar tarafından düzenlenerek
verilen yabancılara ait ikamet tezkeresi, Kuruma ibraz edilir. Hak
sahibi yabancılar, hak sahibi olduklarını Kurumca istenecek belgelerle
ispatlar.
Avans ödenmesi
MADDE 82 – (1) Aylık veya gelirin 90 gün içinde ödenememesi
durumunda Kurumca gelir ve aylık bağlanmasına hak kazandığı anlaşılan
sigortalı ve hak sahiplerine yazılı talepte bulunmaları hâlinde,
ilerideki alacaklarından mahsup edilmek üzere avans ödenebilir. Avans
miktarı her üç ay için, bağlanacak aylıklarda net asgari ücretin üç
katını, gelirlerde ise net asgari ücretin iki katını geçmemek üzere
Kurumca belirlenir.
(2) Avansın bağlanacak gelir ve aylık birikmiş tutarından fazla
olan bölümü, müteakip gelir ve aylıklarından 1/4 oranında kesilerek
mahsup edilir.
Kurumca hazırlanacak
belgeler
MADDE 83 –
(1) Kanunda belirtilen ödeneklerin verilmesi, gelir
veya aylıkların bağlanması için yapılan başvurular ile bunların ödenmesi
ve yoklanması sırasında, bu Yönetmelik gereğince Kuruma veya diğer
ilgili kişi ve kuruluşlara verilmesi gereken belgelerin hazırlanmasına,
değiştirilmesine, bir belgede yer alan bilgilerin birden fazla belge
olarak ya da farklı belgelerin birleştirilerek bir belge olarak
düzenlenmesine Kurum yetkilidir.
Gerçeğe aykırı bildirimler
MADDE 84 – (1) Kanunda belirtilen ödeneklerin verilmesi,
gelir ve aylıkların bağlanması, ödenmesi ve yoklanması sırasında, bu
Yönetmelik gereğince Kuruma veya diğer ilgili kişi ve kuruluşlara
verilen belgelerdeki kayıtların, Kurumca yapılan inceleme veya
soruşturma sonucunda gerçeğe aykırı olduğu tespit edildiği takdirde, bu
belgelere dayanılarak işlem yapılmaz, yapılmış işlemler varsa geri
alınır.
(2) Bu belgelerdeki bildirimlerin gerçeğe aykırılığının tespiti
ile bu belgelerle taahhüt edilen durum değişikliklerinin en geç bir ay
içinde Kuruma bildirilmemesi durumlarında oluşan Kurum zararının, kanunî
faiziyle ödenmesinden ilgililer sorumludurlar. Gerçeğe aykırı bildirimin
suç oluşturması hâlinde, bunlar hakkında ayrıca suç duyurusunda
bulunulur.
Farklı doğum tarihleri
MADDE 85 – (1) Sigortalılar ile hak sahiplerinin;
a) Nüfus cüzdanlarındaki doğum tarihleri ile nüfus kayıtlarındaki
doğum tarihleri arasında fark varsa nüfus kayıtlarındaki tarih,
b) Birden fazla nüfus kaydı bulunanların, bu kayıtları arasında
fark varsa nüfus kayıtlarındaki eski tarihli kayıt,
c) Birden fazla nüfus kaydı bulunanlardan, kayıtlarının birisinin
idare veya kaza mercilerinden verilmiş bir kararla yapılmış veya
düzeltilmiş olması durumunda kararların kesinleşmiş olması şartıyla
nüfus kayıtlarına geçirilmemiş olsa bile bu kayıt,
esas alınır.
(2) Ancak;
a) İş kazası ve meslek hastalığı sigortasından gelir tahsisi ile
vazife veya harp malûllüğü aylığı bağlanmasında peşin sermaye değerinin
hesabında, iş kazasının olduğu veya meslek hastalığının ilk defa hekim
veya sağlık kurulu raporuyla tespit edildiği,
b) Malûllük, vazife veya harp malûllüğü, yaşlılık ve ölüm
sigortalarına ilişkin aylık tahsisleri ile peşin sermaye değerinin
hesabında yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında, Kanunla yürürlükten
kaldırılmış kanunlara veya 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal
Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesine tabi sandıklara göre
sigortalının ilk defa uzun vadeli sigorta kollarına tabi olduğu,
tarihten sonraki yaş düzeltmeleri dikkate alınmaz.
(3) Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilişkin yaş ile
ilgili hükümlerin uygulanmasında;
a) Kanunla yürürlükten kaldırılmış kanunlara veya 506 sayılı
Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesine göre sigortalının
ilk defa malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olduğu tarihte,
sigortalıların ve hak sahibi çocuklarının nüfus kütüğünde kayıtlı
bulunan doğum tarihleri,
b) Sigortalının ilk defa Kanuna tabi olduğu tarihten sonra doğan
çocuklarının, nüfus kütüğüne ilk olarak yazılan doğum tarihleri,
esas alınır.
(4) Nüfus kütüğünde ilk defa kayıtlı olan doğum tarihinin;
a) Nüfus kütüğünün yenilenmesi sırasında, yeni kütük kayıtlarına,
b) Nüfus kütüklerinin naklinde, yeni nüfus idaresi kayıtlarına,
c) Türk vatandaşlığına geçenlerin Türkiye’deki nüfus idaresi
kayıtlarına,
hatalı işlenmiş olması nedeniyle yapılan düzeltmelerin,
sigortalıların iradesi dışında nüfus idaresince yapılan maddi hataların
giderilmesi amacını taşıması nedeniyle, bu hususların belgelenmesi veya
mahkeme kararında belirtilmiş olması hâlinde söz konusu kayıt
düzeltmelerinde, düzeltilen yeni kayıt esas alınır.
YEDİNCİ KISIM
Sigortalıların Yurt Dışında
Bulunmaları ve İsteğe Bağlı Sigorta
BİRİNCİ BÖLÜM
Sigortalıların Yurt Dışında Bulunmaları
Sigortalıların görev ve işleri nedeniyle yurt dışında
bulundukları sürelerin tespiti
MADDE 86 – (1) Yurt dışındaki sürelerin tespiti için;
a) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c)
bentleri kapsamında sigortalı olanlar için işverenlerince
görevlendirildiklerine dair görev belgesinin,
b) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında sigortalı olanlar için işleri nedeniyle yurt dışına
çıkacaklarına dair beyan belgesi ile bunu destekleyen belgelerin,
ibrazı istenir.
(2) Kurumca yurtdışında bulunma hâli her türlü bilgi ve belgeyle
de tespit edilebilir.
Ülkemiz ile uluslararası
sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan ülkelerde, işverenlerce üstlenilen
işlere ilişkin işlemler
MADDE 87 – (1) Ülkemiz ile uluslararası sosyal güvenlik
sözleşmesi bulunmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki
işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri, Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır ve
bunlar hakkında kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası
hükümleri uygulanır.
(2) Yurtdışına sigortalı götürecek işverene ait işyeri, Türkiye
Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulu ve tescilli olmalıdır. Yabancı ülke
mevzuatına göre kurulan firmalarca yurtdışında gerçekleştirilen işlerde
çalıştırılan Türk vatandaşları hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.
(3) İşverenler, yurt dışında yapacakları işi, yeni tescil
edecekleri işyeri dosyasından bildirilecek sigortalılarca
gerçekleştireceklerse; işletme merkezlerinin bağlı olduğu üniteye işyeri
dosyası tescil ettirerek, sosyal sigorta yükümlülüklerini bu dosyadan
yerine getirirler. İşyeri bildirgesi ekine, bu Yönetmeliğin 29 uncu
maddesinde sayılan belgelerden ayrı olarak işin alındığını belgeleyen
sözleşme örneği ile ilgili ülkedeki Türkiye Cumhuriyeti Dış Temsilciliği
yazısı veya Dış Ticaret Müsteşarlığınca düzenlenecek belge eklenir. Aynı
ülkede kısa vadeli sigorta kolu prim oranı aynı olan başka bir iş
üstlenilmesi halinde, bu işyerinde çalışan sigortalılarla ilgili sosyal
sigorta yükümlülükleri de, daha önce tescil edilmiş olan işyeri dosyası
üzerinden yerine getirilebilir.
Ülkemiz ile uluslararası
sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde çalışan sigortalılara
sağlanan haklar
MADDE 88 – (1) Ülkemiz ile uluslararası sosyal güvenlik
sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki
işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri kısa vadeli
sigorta kolları ile genel sağlık sigortası hükümleri uygulanır.
(2) Durumu bu Yönetmeliğin 86 ncı maddesine uygun olan
sigortalının, tedavi gördüğü sağlık tesislerinden alacağı raporlarda
belirtilen tedavi ve istirahat sürelerine ait, Kanuna göre hak kazandığı
geçici iş göremezlik ödenekleri ve emzirme ödeneği, raporun Kurumca
tasdik edilme şartı aranmaksızın Türk Lirası olarak ödenir.
İşverenin yükümlülüğü
MADDE 89 – (1) İşveren, geçici veya sürekli görevle yurt
dışında görevlendirdiği ya da yurtdışına götürdüğü sigortalının, iş
kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hâllerinde, Kurum
tarafından işe el konuluncaya kadar, Kanuna göre hak kazandığı geçici iş
göremezlik ödeneğini ödemekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğün yerine
getirilmesindeki gecikmeden dolayı işveren, gerek Kurumun gerekse
sigortalının uğrayacağı her türlü zarardan sorumludur.
(2) Kurum, Kanuna uygun olarak yapılan ve belgelere dayanan
geçici iş göremezlik ödenekleri tutarını işverene öder.
Sigorta olaylarının
bildirilmesi
MADDE 90 – (1) Yabancı ülkelerde meydana gelen iş kazasının,
üç iş günlük bildirim süresi içinde, meslek hastalığı ve vazife
malûllüğü olayları için ise Kanunda belirtilen haber verme süresi olayın
meydana geldiği,
(2) İş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana
gelmesi hâlinde, üç iş günlük bildirim süresi iş kazasının öğrenildiği,
(3) Kurumca kabul edilebilir belgelenmiş bir mazeretin olması
şartıyla bildirim süresi mazeretin ortadan kalktığı,
tarihten itibaren başlar.
İKİNCİ BÖLÜM
İsteğe Bağlı Sigorta
İsteğe bağlı sigorta
şartları
MADDE 91 – (1) İsteğe bağlı sigortalı olabilmek için
uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinden doğan haklar saklı kalmak
kaydıyla, Türkiye'de yasal olarak ikamet edenler ile Türkiye’de ikamet
etmekte iken sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerde bulunan
Türk vatandaşlarından;
a) 18 yaşını doldurmuş olmak,
b) Kanuna tabi zorunlu sigortalı olmayı gerektirecek şekilde
çalışmamak veya Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında sigortalı olarak çalışmakla birlikte, ay içinde 30 günden az
çalışmak ya da tam gün çalışmamak,
c) Kendi sigortalılığı nedeniyle aylık bağlanmamış olmak,
ç) İsteğe bağlı sigorta giriş bildirgesiyle Kuruma başvuruda
bulunmak,
şartları aranır.
(2) Ülkemiz ile uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi
imzalanmamış ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki
işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçilerinden isteğe
bağlı sigortalılık talebinde bulunanlardan Türkiye’de ikamet şartı
aranmaz.
İsteğe bağlı sigortalılık
başvurusu ve tescil
MADDE 92 –
(1) İlk defa isteğe bağlı sigortaya bildirim
işlemi, Ek-8’de bulunan isteğe bağlı sigortalılık giriş bildirgesinin,
başvuru sahibinin ikametini görev bölgesi içine alan Kurum ünitesine
verilmesi ile gerçekleşir. Tekrar isteğe bağlı sigortalılık talebinde
bulunacaklar ise talep dilekçesi ile Kuruma başvururlar.
(2) Ay içinde 30 günden az çalışan veya Kanunun 80 inci maddesi
uyarınca prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam çalışma saatinin 4857
sayılı Kanuna göre belirlenen günlük normal çalışma saatine bölünmesi
suretiyle hesaplanan sigortalıların prim ödeme gün sayıları ayın
başından başlanarak mal edilir. Bu durumdaki kişilerin zorunlu
sigortalılık için mal edilen günler içinde isteğe bağlı sigortaya
başvurmaları hâlinde isteğe bağlı sigortalılık, zorunlu sigortalılığa
ait son günü takip eden günden başlamış sayılır.
(3) İsteğe bağlı sigortalılık başvurusu kabul edilen
sigortalılardan Kurum tescil kütüğünde kaydı bulunmayanların tescil
işlemleri, bu Yönetmelikte yer alan usul ve esaslar dâhilinde
sonuçlandırılır.
İsteğe bağlı
sigortalılığın başlangıcı ve zorunlu sigortalılıkla çakışma
MADDE 93 –
(1) İsteğe bağlı sigortalılık, isteğe bağlı
sigortalılık giriş bildirgesinin veya talep dilekçesinin Kurum
kayıtlarına intikal ettiği tarihi takip eden günden itibaren başlar.
(2) Ancak, isteğe bağlı sigortanın başladığı tarihten itibaren,
aynı zamanda Kanunun 4 üncü maddesine göre sigortalı olmayı gerektirecek
çalışması bulunduğu tespit edilenlerin isteğe bağlı sigortalılıkları,
Kanuna tabi sigortalılıklarının sona erdiği tarihi takip eden günden
başlatılır. Bunların zorunlu sigortalılıkla çakışan sürede isteğe bağlı
sigorta primi ödenmişse, bu süreye ilişkin ödedikleri isteğe bağlı
sigorta primleri talepleri hâlinde ilgililere iade veya doğacak
borçlarına mahsup edilir. Kanunun 5 inci maddesinin (a), (b) ve (e)
bentlerine göre sigortalılık hâli isteğe bağlı sigortalılık için engel
teşkil etmez.
(3) Ay içinde 30 günden az çalışan veya Kanunun 80 inci maddesi
uyarınca prim ödeme gün sayısı, ay içindeki toplam çalışma saatinin 4857
sayılı Kanuna göre belirlenen günlük normal çalışma saatine bölünmesi
suretiyle hesaplanan sigortalıların aynı ay içinde isteğe bağlı sigorta
primi ödemeleri hâlinde, ödenen primler zorunlu sigortalılığa ilişkin
prim ödeme gün sayısına otuz günü geçmemek üzere eklenir. Bu
sigortalılar çalışma durumlarını belgelendirmek zorundadırlar.
İsteğe bağlı sigorta
primleri ve ödenmesi
MADDE 94 –
(1) İsteğe bağlı sigorta primi, Kanunun 82 nci
maddesine göre belirlenen prime esas kazancın alt sınırı ile üst sınırı
arasında, sigortalı tarafından beyan edilecek prime esas aylık kazancın
%32'sidir. Bunun %20'si malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi,
%12'si genel sağlık sigortası primidir. Kanunun 51 inci maddesinin
üçüncü fıkrasında belirtilenlerden, Kanunun 82 nci maddesine göre
belirlenen prime esas kazancın alt sınırı ile üst sınırı arasında olmak
kaydıyla belirlenen günlük kazanç ve gün sayısı üzerinden malûllük,
yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel sağlık sigortası primi alınır.
Sigortalıların prime esas kazanç ile ilgili olarak beyanda bulunmaları
esastır.
(2) İsteğe bağlı sigortalı olanlar, bakmakla yükümlü olunan kişi
olsa dahi, Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılır ve genel sağlık sigortası
primini de ödemekle yükümlüdürler. Yabancı ülke vatandaşlarından
Türkiye’de yerleşik olma hâli bir yılı doldurmadıkça genel sağlık
sigortası primi alınmaz ve bu kişiler genel sağlık sigortalısı sayılmaz.
(3) İsteğe bağlı sigorta primi, ait olduğu ayı takip eden ayın
son gününü geçmemek üzere Kurumca çıkarılacak tebliğde belirlenecek
sürede ödenir. Primleri ait olduğu aydan itibaren en geç 12 ay içinde
kendileri veya hak sahipleri tarafından Kanunun 89 uncu maddesinin
ikinci fıkrasına göre hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammıyla
birlikte ödenmeyen süreler, hizmet olarak değerlendirilmez. 12 aylık
süreden sonra ödenen primler sigortalının veya hak sahiplerinin talebi
üzerine Kanunun 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerine göre iade
veya doğacak borçlarına mahsup edilebilir.
(4) İsteğe bağlı sigortalılıktaki prime esas kazançlar ile prim
ödeme gün sayıları kısa vadeli sigorta uygulamalarında dikkate alınmaz.
(5) İsteğe bağlı sigortalılardan, zorunlu sigortalılık nedeniyle
prim borcunun bulunması hâlinde, isteğe bağlı sigortaya tabi ödenen
primler öncelikle zorunlu sigortalılık nedeniyle Kuruma olan borçlarına
mahsup edilir.
(6) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında ay içinde 30 günden az çalışan veya tam gün çalışmayan
sigortalıların aynı ay içinde isteğe bağlı sigortaya prim ödeyebilmeleri
için eksik çalışmaya ilişkin belgelerin ibrazı ile talepte bulunmaları
gerekir.
İsteğe bağlı
sigortalılığın sona ermesi ve yeniden başlaması
MADDE 95 –
(1) İsteğe bağlı sigortalılık;
a) İsteğe bağlı sigortalılığını sona erdirme talebinde
bulunanların, buna ait dilekçelerinin Kurum kayıtlarına geçtiği tarihten
önceki primi ödenmiş son günü takip eden günden,
b) Aylık talebinde bulunanların, aylığa hak kazanmış olmak
şartıyla talep tarihinden,
c) Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerde
iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere
götürülen Türk işçileri hariç, uluslararası sosyal güvenlik
sözleşmelerinden doğan haklar saklı kalmak kaydıyla, ikametin yurt
dışına taşındığı tarihten,
ç) Sigortalının ölümü hâlinde:
1) Prim borcu bulunmuyorsa ölüm tarihinden,
2) Prim borcu varsa borcun hak sahiplerince Kanunun 52 nci
maddesi hükümleri saklı kalmak şartıyla 12 ay içinde ödenmesi hâlinde
ölüm tarihinden,
3) Prim borcunun 12 ay içinde ödenmemesi veya hak sahiplerinin
prim borcunu ödemeden aylık talebi hâlinde en son primi ödenmiş ayın
sonundan,
d) Kanunun 51 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkra hükümleri
saklı kalmak üzere Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b)
ve (c) bentleri kapsamında çalışmaya başlanılan tarihin bir gün
öncesinden,
itibaren sona erer.
(2) İsteğe bağlı sigortalılıkları sona erdirilenler, 12 aylık
sorgulama süresini beklemeksizin prim ödemelerine göre hizmet
sürelerinin tespitini isteyebilirler.
(3) Ay içinde 30 günden az veya kısmi çalışanlar hariç olmak
üzere yeniden isteğe bağlı sigortaya devam etmek isteyenler hakkında
yeniden talep şartı aranır.
İsteğe bağlı sigortalılık
sürelerinin değerlendirilmesi
MADDE 96 – (1) İsteğe bağlı sigorta primi ödenmiş süreler,
malûllük, vazife malûllüğü, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel
sağlık sigortası hükümlerinin uygulamasında dikkate alınır ve bu süreler
Kanunun 4 üncü maddesinin, birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında
sigortalılık süresi olarak kabul edilir.
SEKİZİNCİ KISIM
Sigorta Primleri
BİRİNCİ BÖLÜM
Sigorta Primine Esas Kazançlar
Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas
kazançları
MADDE 97 –
(1) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları, Kanunun 80
inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen şekilde belirlenir.
(2) Geçici iş göremezlik ödeneği alan Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılara istirahatlı
bulundukları sürede;
a) Geçici iş göremezlik ödeneği dikkate alınmadan verilmesine
devam edilen tam ücret,
b) Bireysel veya toplu iş sözleşmesine istinaden verilen geçici
iş göremezlik ödeneğinin işverene iadesi ile alınan tam ücret,
c) Geçici iş göremezlik ödeneği ile ödenek alınan süredeki
kazancı arasındaki ücret farkı,
ç) Bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayalı olmadan geçici iş
göremezlik ödeneği aldığı sürede atıfet kabilinde yapılan ödemeler,
çalışılan sürelerde ödenen ücretler olarak prime tabi tutulur.
İstirahatlı olunan süre için bu fıkranın (c) ve (ç) bentlerine göre
ödenen günlük fark tutar, günlük sigorta primine esas kazancın alt
sınırının altında kalması durumunda günlük alt sınıra yükseltilir.
(3) Bu sigortalılardan, birden çok işverenin işinde çalışanların,
bu işlerden elde ettiği aylık ve günlük kazanç tutarı ayrı ayrı dikkate
alınır ve primler buna göre hesaplanır.
Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas
kazançları
MADDE 98 – (1) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(b) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aynı Kanunun
80 inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörüldüğü şekilde belirlenir.
a) Aylık prime esas kazanç, Kanunun 82 nci maddesine göre
belirlenen prime esas günlük kazanç alt sınırı ile üst sınırı arasında
kalmak şartıyla, sigortalı tarafından beyan edilecek günlük kazancın
otuz katıdır. Sigortalının prime esas kazancıyla ilgili beyanı, beyanın
yapıldığı tarihteki aydan başlanılarak dikkate alınır ve yapılmış olan
bu beyan değiştirilmediği sürece sonraki aylar için de yapılmış sayılır.
Yapılan beyana istinaden üst üste oniki aydan fazla prim ödemesinde
bulunulmaması hâlinde, bu oniki aylık sürenin sonundan itibaren beyanın
geçerliliği ortadan kalkar. Beyanda bulunmayan, beyanının geçerliliği
ortadan kalkan veya beyanları Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen
prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katının altında kalan
sigortalının aylık prime esas kazancı, prime esas günlük kazanç alt
sınırının otuz katıdır.
b) Sigortalının, sigortalılığının başladığı ay içinde iş kazasına
uğraması veya meslek hastalığı nedeniyle iş göremezliğinin başlaması
hâlinde, iş kazasının olduğu veya meslek hastalığı nedeniyle iş
göremezliğin başladığı tarihten önce beyanda bulunmamış ise,
sigortalılığının başladığı ayda yapacağı prime esas kazanç beyanı;
ödeyeceği prim yönünden takip eden aydan başlanılarak dikkate alınır. Bu
beyan iş kazası veya meslek hastalığı hâlinde verilecek ödeneklerin veya
bağlanacak gelirin hesabında esas alınmaz. Bu durumda sigortalılığın
başladığı ayda prime esas kazancın ve iş kazası veya meslek hastalığı
hâlinde verilecek ödeneklerin veya bağlanacak gelirin hesabında prime
esas günlük kazanç alt sınırı esas alınır.
c) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında sigortalı sayılmayı gerektirecek birden fazla durumun söz
konusu olması hâlinde, kısa vadeli sigorta kollarına ilişkin sigorta
primi tehlike sınıf ve derecesi en yüksek olan işyeri üzerinden
hesaplanır. Aynı ay içinde faaliyetini sonlandırıp yine aynı ay içinde
yeniden faaliyete başlayan sigortalıların kısa vadeli sigorta kollarına
ilişkin sigorta primi, son faaliyet konusu işine göre hesap ve tahsil
olunur.
ç) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında sigortalı sayılanlardan, köy muhtarları ile tarım işlerinde
kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanların prime esas kazançlarının
belirlenmesinde; Kanunun yürürlüğe girdiği yıldan başlamak üzere, 80
inci maddesine göre belirlenen günlük kazancın 15 katı dikkate alınır.
Bu oran 30 katı geçmemek üzere her yıl 1 puan artırılarak uygulanır.
Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas
kazançları
MADDE 99 – (1) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(c) bendi kapsamında ilk defa sigortalı olanların prime esas kazançları,
Kanunun 80 inci maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen şekilde
belirlenir.
(2) Kanunun 80 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (g) bendinde
belirtilen durumda olan sigortalıların prime esas kazançlarına, 657
sayılı Kanuna göre girebilecekleri sınıflardaki benzer görevlerin aynı
kadro, unvan, tahsil derecesi için belirlenen gösterge aylığı, ek
gösterge aylığı, taban ve kıdem aylığı, makam, temsil ve görev
tazminatları ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 152 nci maddesi
uyarınca ödenen özel hizmet tazminatları (bölge, kurum, birim, çalışma
mahalli, görevin niteliği ve benzeri kriterlere dayalı olarak asıl
tazminatlara ilave, ek veya ayrıca ödenen tazminatlar hariç) dahil
edilir. Bu kapsamda olan sigortalıların prime esas kazançlarına dahil
edilecek ek gösterge aylığının hesabında 657 sayılı Kanuna göre
girebilecekleri sınıflardaki benzer görevlerin aynı kadro, unvan, tahsil
derecesi için 657 sayılı Kanuna ekli I ve II sayılı ek gösterge
cetvellerine göre belirlenecek ek gösterge rakamları dikkate alınır.
Prim ödeme gün sayısı ve
günlük kazanç
MADDE 100 –
(1) Sigortalının aynı ay içinde birden fazla
işyerinde çalışması hâlinde, o aydaki toplam prim ödeme gün sayısı 30
günü geçemez.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında olup bir ay içinde tam çalışan ve buna göre ücret alan
sigortalının prim ödeme gün sayısı, ayın kaç gün olduğuna bakılmaksızın
30 gün üzerinden bildirilir. Ay içinde işe alınan sigortalının prim
ödeme gün sayısı, işe başladığı tarih ile ayın kalan günleri kadar,
işten ayrılan sigortalının prim ödeme gün sayısı ise o ayda çalıştığı
gün sayısı kadar Kuruma bildirilir.
(3) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında olan sigortalıların aylık prim ödeme gün sayısı, ay içinde
işe başlama veya işten ayrılmaları hâli hariç olmak üzere her ay için
otuz gün olarak hesaplanır.
(4) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında bir göreve başlayanların o aya ait kıst aylıklarından sigorta
primi alınır. Ölüm, aylık bağlanması ve 5434 sayılı Kanunun 40 ıncı
maddesinde belirtilen yaş hadleri ile sıhhi izin sürelerinin
doldurulması nedenleri dışındaki diğer nedenlerle aybaşlarından sonra
görevlerinden ayrılanların sigorta primleri aylık veya ücret ödenen gün
sayısı üzerinden alınır.
(5) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında olan sigortalılardan görevden uzaklaştırılan, görevi ile
ilgili olsun veya olmasın herhangi bir suçtan tutuklanan veya gözaltına
alınanlardan, kanunları gereğince eksik aylığa müstahak bulunanların
onbeş gün; görevlerine iade edilerek kanunlarına göre bu müddetler için
sonradan tam aylığa hak kazananların ise 30 güne tamamlamak suretiyle
bildirimleri yapılır.
Kısmi süreli çalışmalarda
prim ödeme gün sayısı
MADDE 101 – (1) Sigortalının normal haftalık çalışma
süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre üçte
ikisi oranından daha az belirlendiği çalışmalar kısmî süreli çalışmadır.
(2) Kısmi süreli çalışma, işveren ile sigortalının yazılı olarak
yapılan iş sözleşmesinin niteliğine bağlı, aylık ücret karşılığı çalışma
biçiminde imzalanmışsa, sigortalı haftalık çalışma süresine
bakılmaksızın tam ay olarak bildirilir.
(3) İş sözleşmesi saat ücreti karşılığı yapılmış ise kısmi süreli
çalışan sigortalıların ay içinde çalıştığı toplam sürenin, 4857 sayılı
İş Kanununa göre günlük olağan çalışma süresi olan 7,5 saate
bölünmesiyle, sigortalı için bildirilmesi gereken prim ödeme gün sayısı
hesaplanır. Bu şekilde yapılacak hesaplamalarda 7,5 saatin altındaki
çalışmalar 1 güne tamamlanır.
(4) 20/4/1967 tarihli ve 854 sayılı Deniz İş Kanunu ve 13/6/1952
tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar
Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun kapsamında çalışan
sigortalıların ay içinde çalıştığı toplam sürenin sekiz saate
bölünmesiyle, ayda kaç gün sigortalı bildirileceği hesaplanır. Bu
şekilde yapılacak hesaplamalarda 8 saatin altındaki çalışmalar 1 güne
tamamlanır.
(5) Yazılı sözleşme ile sigortalının yapmayı üstlendiği işle
ilgili olarak kendisine ihtiyaç duyulması hâlinde iş görme ediminin
yerine getirileceğinin kararlaştırıldığı çağrı üzerine çalışmalarda,
çalışma süresi gün, hafta ve ay olarak belirlenmiş ise bu süreler
üzerinden; taraflar arasında çalışma süresi gün, hafta ve ay olarak
belirlenmemiş ise sigortalının aylık çalışma süresi yukarıdaki fıkralar
hükmünce hesaplanan gün sayısı üzerinden bildirilir. Ancak, çalışma
süresinin gün, hafta ve ay olarak belirlenmiş süreden fazla olması
hâlinde bu süre dikkate alınarak yukarıdaki fıkralar hükmünce hesaplanan
gün sayısı üzerinden bildirilir. Bu fıkranın uygulanmasında 4857 sayılı
İş Kanununun 14 üncü maddesi hükümleri de dikkate alınır.
İKİNCİ BÖLÜM
Aylık Prim ve Hizmet Belgesi
Aylık prim ve hizmet
belgesinin düzenlenmesi, verilmesi ve saklanması
MADDE 102 – (1) İşverenler, bir ay içinde Kanunun 4 üncü ve 5
inci maddelerine tabi çalıştırdığı sigortalıların, sosyal güvenlik
destek primine tabi sigortalıların, 4857 sayılı İş Kanununun 7 nci
maddesine göre iş görme edimini yerine getirmek üzere başka işverene
geçici olarak devrettiği sigortalıların ve 5434 sayılı Kanuna göre
iştirakçi olup Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı
sayılanların,
a) Sosyal güvenlik sicil numaralarını,
b) Ad ve soyadları ile ikinci soyadı almış olan sigortalıların
ilk soyadlarını,
c) Prim ödeme gün sayılarını,
ç) Sigorta primine esas kazanç veya emeklilik keseneğine esas
aylık tutarlarını,
d) İşe başlama ve işten çıkış tarihlerini,
e) Ayın bazı günlerinde çalışmamış olmaları halinde, eksik
çalışma nedenlerini,
f) Ay içinde işten ayrılmış olmaları halinde, işten çıkış
nedenlerini,
g) Sigorta primi, işsizlik sigortası primi ve sosyal güvenlik
destek primlerini,
ğ) Varsa 3568 sayılı Kanuna tabi olan meslek mensubunun adı ve
soyadı ile bunların mesleki oda kayıt numarasını,
h) İşverenin kamu idaresi olması halinde tahakkuk veya tediye
görevlisinin adı ve soyadını,
ı) Kurumca belirlenen diğer bilgilerini,
taşıyan ve çalıştırılan sigortalının durumuna uygun olan örneği
Ek-9, Ek-9/A ve Ek-9/A1’de bulunan aylık prim ve hizmet belgesi ile yine
örneği Ek-9/B’de bulunan aylık fiilî hizmet süresi zammı prim belgesini,
Kurumca çıkarılacak tebliğde belirtilen süre içinde Kuruma vermekle;
sigortalıyı çalıştırmaya son verdiği durumda, sigortalı çalıştırmaya son
verilen tarihten itibaren 15 gün içinde durumu ilgili üniteye
bildirmekle yükümlüdür. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendi kapsamında sigortalı sayılanların sigorta primine esas kazanç
bildirimlerinde; hakedilen ücretler ile prim, ikramiye ve bu nitelikteki
ödemeler ayrı ayrı gösterilir. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi gereğince sigortalı olan ve sigortalı çalıştıran
işverenler ile işveren şirketin ortaklarının aylık prim ve hizmet
belgesi ile Kuruma bildirimlerinin yapılması istenilebilir. Kurum,
elektronik imza uygulamasına geçildiğinde bu fıkranın (ğ) ve (h)
bentlerinde belirtilen kişiler ile işverenlerin veya vekilinin
elektronik imzalarını isteyebilir.
(2) Kurum, bu maddede belirtilen aylık prim ve hizmet belgesini
ve aylık fiili hizmet süresi zammı prim belgesini, diğer kamu
idarelerine verilen ve çalışanlara ait bilgileri ihtiva eden belgelerle
birleştirmeye, kamu idarelerinin internet veya elektronik bilgi işlem
ortamından almaya ve işverenleri bu yönde yükümlü kılmaya yetkilidir.
(3) Kurumca çıkarılacak tebliğde belirtilecek sürelerde
verilmemiş olmakla beraber;
a) 7/5/1983 tarihli ve 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve
Lokavt Kanununa göre toplu iş sözleşmesi akdedilen işyerlerinden dolayı,
toplu iş sözleşmesine istinaden geriye yönelik olarak düzenlenmesi
gereken ek aylık prim ve hizmet belgelerinin, toplu iş sözleşmesinin
imzalandığı tarihten,
b) Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve toplu iş sözleşmesi
dışında kalan sigortalı personel ile toplu iş sözleşmesine tabi olmakla
beraber sendikalara üye olmamaları sebebiyle özel sektöre ait
işyerlerinde sözleşme kapsamında bulunmayan personele yapılan geriye
dönük ücret artışlarına ilişkin alınan karar tarihlerinden,
c) Aylık veya ücretleri Maliye Bakanlığının vizesine tabi olması
sebebiyle ödenmesine sonradan karar verilen Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında sigortalı personel için
vizenin gecikmesine bağlı olarak yasal süresi dışında, ancak, vize
işleminin gerçekleştiğine ilişkin yazının ilgili idareye tebliğ
tarihinden,
ç) Bir aydan fazla istirahat alan sigortalılara Kurumca ödenen
geçici iş göremezlik ödeneğinin yanı sıra işverenlerince toplu iş
sözleşmesine dayanılarak istirahatlı bulunulan süre için ücret ödenmesi
hâlinde, istirahat süresinin sona erdiği tarihten,
d) 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesine istinaden iş
mahkemelerince veya özel hakem tarafından verilen kararlar uyarınca,
göreve iadesine karar verilen sigortalı personelin kesinleşen mahkeme
veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe
başlamak için işverene başvuruda bulunması ve işverenin usulüne uygun
daveti üzerine işe başlaması veya işverenin işçiyi işe başlatmaması
halinde, onuncu günün iş gününün içinde bulunduğu ayı takip eden
aybaşından,
e) İdare mahkemesi kararlarına göre görevlerine iade edilen
sigortalı personel ile ilgili olarak kesinleşen mahkeme kararının
idareye tebliğ edildiği tarihini takip eden günden,
f) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde
belirtilen sigortalılar için kanunî düzenleme, Bakanlar Kurulu Kararı
veya mahkeme kararı ile geriye dönük olarak ödenmesine karar verilen
aylık, ücret veya tahsisata ilişkin ek nitelikteki aylık prim ve hizmet
belgeleri ile aylık fiili hizmet süresi zammı prim belgeleri, ödemenin
yapıldığı tarihi takip eden günden,
g) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında sigortalı olanlardan görevden uzaklaştırılması veya görevine
son verilmesine rağmen idarî tasarrufla ya da yargı kararı ile
görevlerine iade edilenler için geriye dönük olarak ödenen aylık, ücret
veya tahsisata ilişkin aylık prim ve hizmet belgeleri ile aylık fiili
hizmet süresi zammı prim belgeleri, ödemenin yapıldığı tarihi takip eden
günden,
başlamak üzere Kurumca çıkarılacak tebliğde belirtilecek süreler
içinde verilecek ek veya asıl aylık prim ve hizmet belgeleri yasal
süresi içinde verilmiş kabul edilir.
(4) Operasyonlara katılmak amacıyla görev yerleri değiştirilen
askerî birliklerin bu durumunu belgelemeleri kaydıyla yasal süresi
dışında verilen belgeler süresinde verilmiş sayılır.
(5) Yabancı ülkelere sefer yapan ulaştırma araçları, aylık prim
ve hizmet belgesinin Kuruma verilme süresi içinde Türkiye’ye dönmemişse,
bu araçlarda çalıştırılan sigortalıya ait aylık prim ve hizmet belgesi,
araçların Türkiye’ye dönüşünü takip eden ay içinde, Kurumca çıkarılacak
tebliğde belirtilecek sürenin sonuna kadar Kuruma verilir. Ancak, aylık
prim ve hizmet belgesinin Kuruma verilmesi, bu maddede belirtilen
belgenin, Kurumca çıkarılacak tebliğde belirtilecek verilme süresinin
sona erdiği tarihten itibaren bir ayı geçemez.
(6) Aylık prim ve hizmet belgesi, her işyeri için ve
sigortalıların tabi oldukları sigorta kolları ve farklı prim oranları
dikkate alınarak ayrı ayrı düzenlenir. Belgelerde, sigortalılar sosyal
güvenlik numaralarına göre küçükten büyüğe doğru sıralanır.
(7) Bir işte, bir işin bölüm veya eklentilerinde işverenden iş
alan alt işverenler de, çalıştırdıkları sigortalılar için asıl işyerine
Kurumca verilmiş olan sicil numarasını ve alt işveren kodunu yazarak bu
maddenin birinci fıkrasında öngörülen biçimde ve sürede aylık prim ve
hizmet belgesini düzenleyip Kuruma vermek zorundadırlar.
(8) İşveren, alt işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılar için,
hangi alt işverene, sigortalıyı devir alan da, hangi işverene ait
olduğunu belirterek bu şahıslar adına aylık prim ve hizmet belgesi
düzenleyip Kuruma verebilir.
(9) Kendisine ait işyeri müstakilen tescil edilmiş olan
işverenlerin başka işverenlerden aldıkları işlerde çalıştırdıkları
sigortalılarla ilgili belgeler, kendilerine ait tescilli işyerinden
Kuruma verilir.
(10) Kurum barkodu bulunan, aylık prim ve hizmet belgesinin bir
nüshası Kuruma verilmesi gereken sürenin son gününü takip eden günden
başlanarak müteakip belgenin verilmesi gereken sürenin sonuna kadar
işyerinde sigortalıların görebileceği bir yere asılır. Sigortalısını
geçici olarak bir başka işverene devreden işverenler aylık prim ve
hizmet belgesinin bir nüshasını işyerine asılmak üzere sigortalısını
devrettiği işverene verir.
(11) Aynı işverene ait olup, tek sicil numarası verilmiş olan
birden fazla işyerlerinde de, aylık prim ve hizmet belgesinin Kurum
barkodlu çıktılarının aynı süre içinde sigortalıların görebilecekleri
bir yere asılması zorunludur.
(12) Aylık prim ve hizmet belgesi ile birlikte ay içinde otuz
günden az çalışan veya eksik ücret ödenen sigortalılara ilişkin;
a) Kurumca yetkilendirilmiş sağlık hizmeti sunucularından veya
işyeri hekimlerinden alınmış istirahatlı olduğunu gösteren raporu,
b) Ücretsiz veya aylıksız izinli olduğunu kanıtlayan izin
belgesi,
c) Disiplin cezası uygulaması, gözaltına alınma ile tutukluluk
hâline ilişkin belgeleri,
ç) Kısmi süreli çalışmalara ait yazılı iş sözleşmesi,
d) İşverenin veya sigortalının imzasını da taşıyan puantaj
kayıtları,
e) Grev, lokavt, genel hayatı etkileyen olaylar, doğal afetler
nedeniyle işyerinde faaliyetin durdurulduğunu veya işe ara verildiğini
gösteren ilgili resmî makamlardan alınan yazı örneği,
sigortalıların eksik gün bildirimine ilişkin bilgi formu (Ek-10)
ekinde Kuruma verilir veya Acele Posta Servisi, iadeli taahhütlü ya da
taahhütlü olarak gönderilir.
(13) Onikinci fıkrada sayılan hâllere ilişkin belgelerin geriye
yönelik olarak her zaman düzenlenebilir nitelikte olanları, aylık prim
ve hizmet belgesinin verilmesi gereken süreden sonra verilmesi hâlinde
işleme konulmaz. Bu durumların dışındaki otuz günden az çalışılan
sürelere ait geçerli belgeleri belirlemeye Kurum Yönetim Kurulu
yetkilidir.
(14) Kamu işyerleri ile toplu iş sözleşmesi yapılan işyerlerinde
çalışan sigortalılara ilişkin eksik gün bildirim nedenlerinin aylık prim
ve hizmet belgesinde belirtilmesi yeterlidir. Bu işyerleri için ayrıca
eksik gün bildirim formu ile eki belgeler aranmaz.
(15) İşyerinde sigortalı çalıştırmaya ara verdiğini sigortalıyı
çalıştırmaya son verdiği tarihten itibaren 15 gün içinde yazılı olarak
bildiren işverenin, her ay ayrıca sigortalı çalıştırmadığına ve ücret
ödemediğine ilişkin bir bildirimde bulunması gerekmez.
(16) Yalnızca genel sağlık sigortasına tabi olanlar için aylık
prim ve hizmet belgesi verilmez. Genel sağlık sigortası priminin
alınmasına esas tahakkuk işlemi, Kurumca oluşturulur.
Aylık prim ve hizmet
belgesinin sonradan verilmesi
MADDE 103 – (1) Diğer Kanunlara göre defter tutmakla yükümlü
bulunan işveren, alt işveren ve sigortalıyı devir alanlar tarafından
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında
sigortalı sayılanlara ilişkin yasal süresi geçirildikten sonra Kuruma
verilen aylık prim ve hizmet belgeleri, doğruluğu, fiilen yapılan
denetimler sonucu veya işyeri kayıtlarından yapılan tespitlerden
anlaşılması hâlinde işleme konulur. Aylık prim ve hizmet belgesinin
fiilen yapılan tespitler sonucunda işleme alınmasında, tespitin
yapıldığı tarihten geriye doğru en fazla bir yıllık süreye ilişkin olan
kısmı dikkate alınır. Diğer Kanunlara göre defter tutmakla yükümlü
olmayan işveren, alt işveren ile sigortalıyı devir alanlar tarafından
ikinci fıkrada belirtilen süreler dışında verilen belgeler işleme
alınmaz.
(2) Yasal olarak verilmesi gereken son günü takip eden günden
başlanarak takip eden üçüncü ayın sonuna kadar Kuruma verilen asıl veya
ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgesi, aksine bir tespit veya
şüpheli bir durum yoksa ve aylık prim ve hizmet belgesinde kayıtlı olan
sigortalıların sigortalı işe giriş bildirgelerinin yasal süresi içinde
veya aylık prim ve hizmet belgesinin ilişkin olduğu aydan önceki bir
tarihte Kuruma verilmiş olması hâlinde, söz konusu belge, ayrıca
incelemeye gidilmeksizin işleme alınır.
(3) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında sigortalı sayılanlara ilişkin yasal süresi geçirildikten
sonra Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgeleri, fiili hizmet süresi
zammı prim belgeleri ile itibari hizmet süresi prim belgeleri şüphe,
ihbar veya şikayet hâlleri bulunmadığı sürece incelemeye gidilmeksizin
işleme alınır.
(4) Daha önce Kuruma belge türü veya kanun numarası hatalı
seçilerek verilmiş olan aylık prim ve hizmet belgelerine ilişkin
düzeltme amaçlı olarak yasal süresi dışında verilen aylık prim ve hizmet
belgeleri, düzeltme ile fiili hizmet süresi zammı kazandırma hali hariç,
belgede kayıtlı sigortalılar ve bu sigortalıların prim ödeme gün sayısı
ile prime esas kazanç tutarının aynı olması kaydıyla, ayrıca incelemeye
gerek kalmaksızın işleme alınır. Bu nitelikte verilen aylık prim ve
hizmet belgelerine idarî para cezası uygulanmaz. Sonradan düzeltme
amaçlı verilen belge ile fiili hizmet süresi zammı kazandırılması
halinde, söz konusu belgenin işleme alınmasında bu maddenin yukarıdaki
fıkralarında belirtilen usul izlenir.
Belgenin dayanağı
MADDE 104 – (1) İşverenlerin tutmak zorunda oldukları
defterlerle dayanağı belgeler, aylık prim ve hizmet belgesinin, aylık
fiilî hizmet süresi zammı prim belgesinin, yıllık fiili hizmet süresi
zammı prim belgesinin ve yıllık itibari hizmet süresi prim belgesinin
dayanağı belgeler niteliğinde sayılır.
(2) Kanunun 102 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin
(4) numaralı alt bendinde belirtilen şekilde tutulmuş defterler geçerli
sayılmaz ve anılan alt bentteki geçersizlik hâllerinin gerçekleştiği her
bir takvim ayı için, ibraz edilmemesi durumunda uygulanması gereken
miktarı aşmamak kaydıyla idarî para cezası uygulanır.
Ücret tediye bordrosu
MADDE 105 – (1) İşverenler, Kuruma verdikleri prim belgesinde
yazılı olanları doğrulayıcı nitelikte olmak ve Kanunun 102 nci
maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinin beş numaralı alt bendinde
sayılan hususları içerecek şekilde aylık ücret tediye bordrosu
düzenlemekle yükümlüdürler.
Ücret tediye bordrosunun
ayrı ayrı düzenlenmesi ve belgenin işyeri kayıtları ile mutabakatı
MADDE 106 – (1) Tehlike sınıfları farklı olan işyerlerinde
çalışan sigortalıların aylık ücret tediye bordroları işverence ayrı ayrı
düzenlenir.
(2) Aynı işverene ait iş veya işyerleri ile ilgili defter veya
kayıtların müştereken tutulmuş olması ve bu defter veya kayıtların, her
iş veya işyeri için ayrı ayrı verilmiş olan aylık prim ve hizmet
belgesinde yazılı kazançlar toplamı ile uyumlu olması hâlinde, iş veya
işyeri kayıtlarının verilen bu belgelerde yazılı olanları doğrulayıcı
nitelikte olduğu kabul edilir.
İşyeri kayıtlarının ibrazı
MADDE 107 –
(1) İşyeri kayıt belgelerini saklama yönünden;
a) İşverenler, işyeri sahipleri ve alt işveren işyeri ile ilgili
tüm defter ve belgeleri, istenilmesi hâlinde, Kurumun denetim ve
kontrolle görevlendirilmiş ilgili memurlarına göstermek üzere, ilgili
bulundukları yılı takip eden takvim yılından başlayarak 10 yıl süreyle,
Kamu idareleri 30 yıl süreyle, tasfiye ve iflas idaresi memurları ise
görevleri süresince saklamak zorundadırlar.
b) Sigortalıyı devir alan işverenler, devredilen sigortalılarla
ilgili yükümlülüklerini yerine getirmişler ise, yükümlülüklerini yerine
getirdikleri sigortalılarla ilgili kendilerine ait işyeri kayıt ve
belgelerini birinci fıkrada belirtilen sürelerle saklamak zorundadır.
(2) Yapılacak tebligat üzerine defter ve belgeler, incelemeyi
yapacak denetim ve kontrolle görevlendirilmiş ilgili memurun tebligatta
belirttiği adrese getirilir. Ancak, işverenler, işyeri sahipleri, alt
işveren ya da sigortalıyı devir alan işveren tarafından defter ve
belgelerin işyerinde ya da belge ile kanıtlanması kaydıyla işletme
merkezinde incelenmesinin yazılı olarak istenilmesi veya bu isteğin bir
tutanakla tespit edilmesi hâlinde, denetim ve kontrolle görevlendirilmiş
ilgili memurca da teftişe elverişli bulunursa inceleme bu yerlerde de
yapılabilir.
(3) Denetim ve kontrolle görevlendirilmiş ilgili memurların
istemeleri hâlinde işverenler, bilgisayar ortamında sakladığı işyeri
kayıt ve belgelerini manyetik ortamda verirler. İşveren, denetim ve
kontrolle görevlendirilmiş ilgili memurlara uygun donanım ve yazılımlar,
terminallere ulaşım imkânları ve uzman personel sağlamak zorundadır.
(4) Defter ve belgeler Kanunun 99 uncu maddesi gereğince
11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre yapılacak
bildirim ile istenilebileceği gibi, işveren, işveren vekili, işyeri
sahibi, alt işveren veya sigortalıyı devir alan işveren ile düzenlenecek
tutanakla da istenebilir.
(5) Yapılacak tebligata rağmen, 15 gün ya da haklı bir sebep
ileri sürülerek yazılı istekte bulunulması veya bu durumun ilgililerin
şahsen başvurusu ile bir tutanakla tespiti üzerine verilen mehil süresi
içinde ibraz edilmeyen defter ve belgelerin daha sonra ibraz edilmesi
hâlinde de gerekli inceleme yapılır.
(6) İşveren, işyeri sahibi, işveren vekili, alt işveren veya
sigortalıyı devir alan işveren tarafından haklı bir sebep ileri
sürülerek istenilen mehil süresi, ilgili denetim ve kontrolle
görevlendirilmiş memurca belirlenir ve ilgiliye yazılı bildirilir.
Zamanaşımının söz konusu olduğu hâllerde mehil süresine ilişkin istekler
kabul edilmez.
(7) Defter ve belgelerin ibraz edilmeyeceği veya mevcut olmadığı
işveren, işyeri sahibi, işveren vekili, alt işveren veya sigortalıyı
devir alan işveren tarafından yazılı olarak bildirildiği ya da bu durum
ilgili denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurca bir tutanakla
tespit edildiği takdirde, ilgililere defter ve belgelerin ibrazı
hususunda ayrıca tebligat yapılmaz.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Primlerin Ödenmesi
Sigorta primlerinin ödenme
süresi ve erken ödeme
MADDE 108 – (1) Kanunda belirtilen sigorta primleri, Kurumca
çıkarılacak tebliğde belirtilecek süre içinde Kuruma ödenir. Şu kadar
ki, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine tabi
olanlar ile bu kapsamda sayılan kişilerden sosyal güvenlik destek
primine tabi olanlar, isteğe bağlı sigortalı olanlar ve Kanunun 60 ıncı
maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (g) bentlerinde sayılanlar her aya
ait primlerini takip eden ayın sonuna kadar Kuruma öderler.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışanların
primleri aylıklarından kesilmek suretiyle tahsil edilir.
(3) Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (e)
bentleri gereğince genel sağlık sigortalılarının primleri, ilgisine göre
kamu idareleri ve Türkiye İş Kurumu tarafından, ait olduğu ayı takip
eden ayın sonuna kadar Kuruma ödenir. Türkiye İş Kurumu tarafından
Kuruma ödenmesi gereken primlerin anılan Kuruma aktarılacak olan
işsizlik sigortası priminden mahsup edilmesine ilişkin esaslar iki kurum
arasında yapılacak protokolle düzenlenir.
(4) Sigorta primleri, Kurumca çıkarılacak tebliğde belirtilecek
süreler dışında ödenmekle birlikte;
a) 2822 sayılı Kanuna göre toplu iş sözleşmesi akdedilen
işyerlerinden dolayı toplu iş sözleşmesine istinaden geriye yönelik
olarak ödenen ücretlere ilişkin sigorta priminin, toplu iş sözleşmesinin
imzalandığı tarihten,
b) Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan ve toplu iş sözleşmesi
dışında kalan sigortalı personel ile toplu iş sözleşmesine tabi olmakla
beraber sendikalara üye olmamaları sebebiyle özel sektöre ait
işyerlerinde sözleşme kapsamında bulunmayan personele yapılan geriye
dönük ücret artışlarına ilişkin kararların alındığı tarihlerden,
c) Aylık veya ücretleri Maliye Bakanlığının vizesine tabi olması
sebebiyle ödenmesine sonradan karar verilen kamu sektöründe görevli
sigortalılar için vizenin gecikmesine bağlı olarak yasal süresi dışında
verilmek zorunda kalınan ek prim belgelerine ilişkin sigorta
primlerinin, vize işleminin gerçekleştiğine ilişkin yazının ilgili
kuruluşa intikal tarihinden,
ç) Bir aydan fazla istirahat alan sigortalılara Kurumca ödenen
geçici iş göremezlik ödeneğinin yanı sıra işverenlerince toplu iş
sözleşmesine dayanılarak istirahatlı bulunulan süre için ücret ödenmesi
hâlinde istirahat süresinin sona erdiği tarihten,
d) Operasyonlara katılmak amacıyla görev yerleri değiştirilen
askerî birliklerin bu durumunu belgelemeleri kaydıyla yasal süresi
dışında vermiş oldukları prim belgelerine ilişkin sigorta primlerinin
belgenin verildiği tarihten,
e) 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesine istinaden iş
mahkemelerince veya özel hakem tarafından verilen kararlar uyarınca,
göreve iadesine karar verilen sigortalı personelin kesinleşen mahkeme
veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe
başlamak için işverene başvuruda bulunması ve işverenin usulüne uygun
daveti üzerine işe başlaması veya işverenin işçiyi işe başlatmaması
halinde, onuncu günün iş gününün içinde bulunduğu ayı takip eden ay
başından,
f) İdare mahkemesi kararlarına göre görevlerine iade edilen
sigortalı ile ilgili olarak mahkeme kararının idareye tebliğ edildiği
tarihi takip eden günden,
g) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre
sigortalı olanlar için kanuni düzenleme, Bakanlar Kurulu Kararı veya
mahkeme kararı ile geriye dönük olarak ödenen aylık, ücret veya
tahsisata ait olmak kaydıyla tahakkuk ettirilecek primler ödeme gününü
takip eden günden,
ğ) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre
sigortalı olanlar için yasal düzenleme veya Bakanlar Kurulu Kararı ile
geriye dönük olarak ödenmesine karar verilen aylık, ücret veya tahsisata
ait olmak kaydıyla tahakkuk ettirilecek primler ödeme gününü takip eden
günden,
h) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre
sigortalı olanlardan görevden uzaklaştırılması veya görevine son
verilmesine rağmen idarî tasarrufla ya da yargı kararı ile görevlerine
iade edilenler için geriye dönük olarak ödenen aylık, ücret veya
tahsisata ait tahakkuk ettirilecek primler ödemenin yapıldığı tarihi
takip eden günden,
başlamak üzere Kurumca çıkarılacak tebliğde belirtilecek süreler
içinde ödenirse yasal süresi içinde ödenmiş kabul edilir.
(5) Kurum, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendinin 4 numaralı alt bendi kapsamında sigortalı olarak tescil edilmiş
olanların prim borçlarını, diğer tahsilat yolları dışında, sattıkları
tarımsal ürün bedellerinden borç tutarını geçmemek kaydıyla %5 oranında
kesinti yaptırmak suretiyle tahsil eder. Kurum bu fıkranın uygulanmasına
ilişkin usul ve esasları tebliğ ile belirler.
(6) Kanunun 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde
belirtilen yükümlüler, peşin olarak en fazla 360 güne kadar olan
primlerini erken ödeyebilirler.
(7) Erken ödeme indirimine ilişkin süre, ödemenin yapıldığı günü
takip eden günden kanunî ödeme süresinin son gününe kadar (son gün
hariç) geçen gün sayısı dikkate alınarak hesaplanır. Taksitler hâlinde
yapılan ödemelerde, birden fazla taksitin erken ödenmesi hâlinde süre,
erken ödenen her bir taksit içinde aynı şekilde belirlenir. Kanunun 87
nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen yükümlülerin
ödeyeceği prim alacağının yasal ödeme süresinin hesabında 213 sayılı
Vergi Usul Kanununun 18 inci maddesiyle uzayan süreler dikkate alınır.
(8) Erken ödeme indirimi, ödemenin yapıldığı ayda ödeme vadesi
başlamış ayın prim tutarı hariç olmak üzere takip eden ayların
primlerine ödemenin yapıldığı tarihi takip eden günden başlamak üzere
Bakanlar Kurulunca belirlenen indirim oranları dikkate alınarak günlük
hesaplanır.
(9) İndirim miktarı, ödemesi gereken prim borcunun erken ödenen
gün sayısı ve tespit edilen aylık oranın bir günlüğü ile çarpımı
suretiyle bulunur. Bu miktar, ödemesi gereken prim borcundan çıkarılarak
ödenecek tutar hesaplanır.
(10) Erken ödeme indirimi bu maddenin altıncı fıkrasında
belirtilen yükümlülerin üniteye yaptığı ödemelerde uygulanır.
(11) Erken ödeme kapsamında prim alacaklarını dönemleri
itibarıyla sınırlamaya, münhasıran tahakkuk eden prim alacakları için
uygulatmaya, indirimin yapılma şekli ve zamanı ile diğer usul ve
esasları belirlemeye Kurum yetkilidir.
Afet durumunda belgelerin
verilme süresi ve primlerin ertelenmesi
MADDE 109 – (1) Kanunun 91 inci maddesinin birinci fıkrasında
belirtilen nedenlerle prim borçları ertelenen işverenler ile
sigortalıların borçlarını ödeme vadesi, erteleme süresinin son günüdür.
(2) Kurum Yönetim Kurulu; genel hayatı etkilediğine karar verilen
afetler dolayısıyla Kanunun 91 inci maddesinin üçüncü fıkrasının
uygulaması bakımından prim ödeme sürelerini, vadelerinin bitim
tarihinden itibaren uzatmaya yetkilidir. Bu yetki, bölge, il, ilçe,
mahal ve afetten zarar görenler ile afetten zarar görme derecesi veya
prim türleri itibarıyla farklı süreler tespit etmek suretiyle de
kullanılabilir.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Kuruma Yeterli İşçiliğin Bildirilmiş Olup Olmadığına İlişkin Araştırma
ve Re’sen Yapılacak İşlemler
İhale konulu işlerde
araştırma ve re’sen yapılacak işlemler
MADDE 110 –
(1) Kanunun 85 inci maddesi ikinci fıkrasında
belirtilen kurum ve kuruluşlar tarafından ihale mevzuatına göre
yaptırılan her türlü işlerde ünitece yapılacak araştırma; işin kesin
kabulünün ya da geçici kabulünün noksansız olarak yapıldığı tarihten
sonra ve işverene ödenmesi gereken Katma Değer Vergisi hariç, malzeme
fiyat farkı ve akreditif bedeli dâhil toplam istihkak tutarına, işin
asgari işçilik oranının %25 eksiği uygulanmak suretiyle yapılır.
(2) İşin sözleşmesinde çalıştırılacak sigortalı sayısı belli ise,
öncelikle bu sigortalıların kişi/gün sayısı üzerinden Kuruma bildirilmiş
olup olmadığı araştırılır. Bu araştırma sonucunda Kuruma bildirilmeyen
sigortalılar ile ilgili belgelerin verilmesi, yapılacak bir ay süreli
bir tebligat ile işverenden istenir. Belgelerin verilmemesi veya eksik
verilmesi hâlinde bu belgeler ünitece re’sen düzenlenir. Belgelerin
ünitece düzenlenmesinin mümkün olmadığı hâllerde ise birinci fıkrada
öngörüldüğü gibi işlem yapılır. İşin sözleşmesi ile Kuruma yapılan
bildirimler arasında bir eksikliğin bulunması hâlinde söz konusu
eksikliğin ihale makamınca doğrulanması durumunda bazı aylardaki
kişi/gün sayısı eksikliği üzerinde durulmaz.
(3) Asgari işçilik oranları, Kurum bünyesinde oluşturulan Asgari
İşçilik Tespit Komisyonunca belirlenir ve bu oranlar tebliğ ile
yayımlanır.
(4) İhaleli işin birden fazla konuyu kapsıyor olması ve
bünyesindeki her bir işin asgari işçilik oranı daha önce belirlenmiş
olmak kaydıyla, ihale makamı tarafından her bir işe ait istihkak
tutarlarının ayrı ayrı bildirilmesi hâlinde, araştırma işlemi, her bir
işe ait asgari işçilik oranları dikkate alınarak yapılır. Her bir işe
ait istihkak tutarının ayrı ayrı bildirilmemesi hâlinde ise, işverenin
yazılı isteği üzerine araştırmada, bu işlerin en yükseğine ilişkin
asgari işçilik oranı dikkate alınır. İşveren tarafından yapılan işlere
ilişkin en yüksek asgari işçilik oranının uygulanmasının kabul
edilmemesi durumunda işin asgari işçilik oranı Asgari İşçilik Tespit
Komisyonu tarafından belirlenir.
(5) İdarece, işverene ödemelerin döviz şeklinde yapılması
durumunda, döviz tutarı, ödemenin yapıldığı tarihlerdeki Merkez
Bankasınca belirlenen döviz satış kuru üzerinden Yeni Türk Lirasına
çevrilerek işlem yapılır.
(6) Fiilen işin başlangıç ve bitiş tarihlerinin, işverence resmî
makamlardan alınacak belgelerle kanıtlanması istenebilir. Bu tarihlerin
resmî belge ile kanıtlanamaması hâlinde, ihale makamının bildirmiş
olduğu tarihlere itibar edilerek işlem yapılır.
Özel nitelikteki
inşaatlarda araştırma ve re’sen yapılacak işlemler
MADDE 111 –
(1) Gerçek veya tüzel kişiler ile tüzel kişiliği
haiz olmayan kurum ve kuruluşlar tarafından yapılan özel nitelikteki
inşaat işyerleri hakkında ünitece yapılacak araştırma; inşaat maliyetine
Kurumca yayımlanan tebliğ ile belirlenen asgari işçilik oranının %25
eksiği uygulanmak suretiyle yapılır.
(2) Bina maliyeti, belediyeler, valilikler ve ruhsat vermeye
yetkili diğer makamların vermiş olduğu inşaatın ruhsatnamesinde yazılı
bulunan, ruhsatnamesi yoksa ünitece tespit edilecek yüzölçümü ile birim
maliyet bedelinin çarpımı suretiyle bulunacak tutar üzerinden
hesaplanır.
(3) Birim maliyet bedelleri, her yıl inşaatın sınıfı ve grubuna
göre Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca tespit edilerek Kurumca
çıkarılacak bir genelge ile açıklanır.
(4) İnşaatın niteliği dikkate alınarak, inşaatın ruhsatnamesi ile
Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca tespit edilen listede kayıtlı yapının
sınıfı ve/veya grubunun farklı olduğunun anlaşılması hâlinde, inşaatın
yapı sınıfı veya grubu, Kurumun denetim ve kontrolle görevli
memurlarınca mahallinde düzenlenen tespit tutanağına istinaden ünitece
belirlenerek işlem yapılır. Ünitece bu şekilde tespit edilen yapı sınıf
veya grubuna yapılan itirazlar ise karara bağlanmak üzere Asgari İşçilik
Tespit Komisyonuna intikal ettirilir. İnşaatın sınıfı veya grubunun,
Bayındırlık ve İskân Bakanlığınca yayımlanan listede daha alt bir yapı
sınıfı veya grubunda tasnif edilmesi yönünde yapılan değişiklikler,
araştırma veya inceleme işlemi sonucu tespit edilen borcun
kesinleşmesine kadar dikkate alınır.
(5) Genelgede belirtilmemiş olan inşaata ait birim maliyet
bedeli, genelgede kayıtlı benzeri bir inşaatın birim maliyet bedeli
üzerinden hesaplanabilir.
(6) Başladığı yıl içinde bitirilmiş olan inşaatın maliyetinin
hesaplanmasında o yıl için tespit edilen, başladığı yıldan sonraki
yıllarda bitirilmiş inşaatın maliyetinin hesabında ise bitirildiği
yıldan önceki yıla ait birim maliyet bedeli esas alınır.
(7) Araştırma, bina inşaatının bittiği tarihten sonra yapılır.
Ancak, bu işlem, inşaatın el değiştirmesi ve zorunlu hâllerde, inşaat,
Ek-11’de inşaatın ikmal edilen kısmının bina maliyetine oranlarını
gösterir tabloda gösterilen durumlara uygun bulunduğu takdirde bu
oranlar aynen, uymadığı takdirde ise, yapılmayan kısımlar yapılan
kısımlara oranlanarak bulunacak maliyet esas alınmak suretiyle inşaatın
herhangi bir safhasında da yapılabilir.
(8) Gerektiğinde, inşaatın başladığı ve bitirildiği tarihin
işverence resmî makamlardan alınacak belgelerle kanıtlanması
istenebilir. İnşaatın başladığı tarihin resmî belge ile kanıtlanamaması
hâlinde, yapı ruhsat tarihi inşaatın başladığı tarih olarak kabul
edilir.
Araştırma ve re’sen
yapılacak işlemlerde ortak hükümler
MADDE 112 – (1) Araştırma yapılırken, ihale konusu işlerde
kesin kabulün ya da geçici kabulün noksansız yapıldığı, özel nitelikteki
inşaat işyerlerinde de inşaatın bitirildiği tarihe kadar Kuruma
bildirilmiş olan işçilik miktarı dikkate alınır. İşin başlangıç
tarihinden önce ve bitim tarihinden sonra Kuruma bildirilmiş olan
sigorta primine esas kazanç tutarları ile gün sayıları araştırma
işleminde dikkate alınmaz. Ancak, aksine tespit yoksa iptali de
yapılmaz.
(2) Kurumda tescil edilmemiş veya tescil edilmiş olmakla beraber
hiç işçilik bildirilmemiş işyerlerinde ya da gerekli görülen hâllerde
işin yürütümü için gerekli olan asgari işçilik miktarı, Kurumun denetim
ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarınca tespit olunabilir. İhale
konusu ve özel nitelikteki inşaat işlerinde hangi hallerde ünitece
araştırma işlemi yapılacağı Kurumca belirlenir.
(3) Ünitece ihale konusu işlerde yapılan araştırma sonucunda bu
Yönetmeliğin 110 uncu maddesine göre tespit edilen ve Kuruma
bildirilmediği anlaşılan asgari işçilik miktarı üzerinden, gerçek veya
tüzel kişiler ile tüzel kişiliği haiz olmayan kurum ve kuruluşlarca
yapılan özel nitelikteki inşaat işyerlerinde ise bu Yönetmeliğin 111
inci maddesi uyarınca hesaplanan prim tutarı, aksine bir tespit olmaması
hâlinde, faaliyet süresinin son ayına mal edilerek tahakkuk ettirilmek
suretiyle gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte ödenmek üzere
işverene tebliğ olunur. İşverence borcun tebliğ tarihinden itibaren bir
ay içinde ödeneceğinin ve daha sonra Kurumun denetim ve kontrolle
görevlendirilmiş memurlarınca inceleme yapılması istenilmeyeceğinin bir
dilekçe ile bildirilmesi hâlinde, borç kesinleşir ve işlemler
sonuçlandırılır.
(4) Ünitece hesaplanan borcun yapılan tebligata rağmen
ödenmeyeceğinin bildirilmesi veya tebligatta belirtilen sürede
bildirimde bulunulmaması durumunda, Kurumun denetim ve kontrolle
görevlendirilmiş memurlarınca inceleme yapılır.
(5) Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarınca
inceleme yapılmasına başlandıktan sonra inceleme sonucuna göre işlem
yapılır. Ancak, denetim ve kontrole başlanmakla birlikte, işverenin
borcu ödeyeceğine ilişkin üniteye yazılı başvurusu üzerine, ünitenin bu
isteği ön kabulü, Kurum denetim ve kontrolle görevlendirilmiş
memurlarının uygun bulması koşuluyla inceleme durdurulur. En geç 15 gün
içinde borcun ödendiğine ilişkin yazının Kurumun denetim ve kontrolle
görevlendirilmiş memurlarına ulaşması üzerine, kontrol ve inceleme
işleminden vazgeçilmiş sayılır ve yasal kayıt ve belgeleri işverene iade
edilir. İşverenin borcu ödememesi durumunda ise incelemeye devam edilir.
(6) İşyerleri hakkında ünitece araştırma yapılmış olması,
gerektiğinde Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarınca
işin yürütümü için gerekli olan asgari işçilik miktarının tespiti
hususunda inceleme yapılmasına engel oluşturmaz. Kurumun denetim ve
kontrolle görevlendirilmiş memurlarınca sonradan inceleme yapılması
durumunda, daha önce ödenmiş prim ile varsa gecikme cezası ve gecikme
zammı tutarı, işin yürütümü için gerekli olan asgari işçilik miktarı
üzerinden hesaplanan ve Kuruma ödenmediği anlaşılan prim ile varsa
gecikme cezası ve gecikme zammından mahsup edilir.
(7) Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarınca
yapılan incelemede işin yürütümü için gerekli olduğu saptanan asgari
işçilik miktarının Kuruma bildirilmediğinin veya eksik bildirildiğinin
tespiti hâlinde, bildirilmeyen tutar, hangi aylara ait olduğu hususunda
bir tespit varsa o aylara; tespit yoksa faaliyette bulunulan son aya mal
edilir ve Kanunun 102 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile
(e) bendinin (4) numaralı alt bendi de dikkate alınarak gerekli işlem
yapılır.
(8) İşyerlerinde;
a) Fiilen veya işyeri kayıtlarından tespit edilecek her türlü
bilgiden ya da kamu idareleri ile 5411 sayılı Kanun kapsamındaki
kuruluşlar tarafından düzenlenen belge veya bilgilerden, çalıştığı
tespit edildiği hâlde bu çalışmaları Kuruma bildirilmeyen veya eksik
bildirilen,
b) Ay içinde bazı işgünlerinde çalıştırılmadığına veya eksik
ücret ödendiğine dair belgeleri Kuruma verilmeyen veya verilen bu
belgeler Kurumca geçerli sayılmayan,
sigortalılar ile ilgili olarak düzenlenmesi gereken, sigortalı
işe giriş bildirgesi ve aylık prim ve hizmet belgesi ünitece yapılacak
bir ay süreli tebligat ile ilgili işveren veya alt işverenden istenir.
(9) Söz konusu belgeler, yapılan tebligata rağmen verilmediği
takdirde ünitece re’sen düzenlenir.
İtiraz komisyonları
MADDE 113 –
(1) Kurumca, sigortasız çalıştırıldığı veya eksik
gün ya da kazanç üzerinden Kuruma bildirildiği tespit edilen
sigortalılara ilişkin tahakkuklara yapılacak itirazlar Prim Tahakkuk
İtiraz Komisyonunca, Kurumca tahakkuk ettirilen idarî para cezalarına
yapılacak itirazlar İdari Para Cezaları İtiraz Komisyonunca, işkolu
koduna yapılan itirazlar ise İşkolu Kodu İtiraz Komisyonunca
değerlendirilerek, karara bağlanır.
(2) Prim Tahakkuk İtiraz Komisyonu, ünite amiri veya
görevlendireceği yardımcısı, ilgili şef, dosya memuru ve varsa avukattan
oluşur.
(3) Kurumca tahakkuk ettirilen ve tebliğ edilen prim borcuna
karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde, prim borcunu tebliğ eden
üniteye dilekçe vermek veya bu dilekçeyi taahhütlü olarak göndermek
suretiyle işverence itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. İtiraz,
Ünite Prim Tahakkuk İtiraz Komisyonunda incelenerek en geç 30 gün içinde
karara bağlanır. İtirazın reddi hâlinde işveren, kararın tebliğ
tarihinden itibaren bir ay içinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir.
İşverenin mahkemeye dava açması Kurumun takibini durdurmaz.
(4) İdari Para Cezası İtiraz Komisyonu, ünite amiri veya
görevlendireceği yardımcısı, ilgili şef, dosya memuru ve varsa avukattan
oluşur.
(5) Kanunla getirilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya
geç olarak yerine getirilmesi hâlinde, Kanunun 102 nci maddesine
istinaden ilgililere idarî para cezası verilir. İdarî para cezaları
ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün
içinde Kuruma ya da Kurumun ilgili hesaplarına yatırılır veya aynı süre
içinde dilekçe vermek veya bu dilekçeyi taahhütlü olarak göndermek
suretiyle işverence ilgili üniteye itiraz edilebilir. İtiraz, takibi
durdurur. İtirazlar, ilgili itiraz komisyonunda incelenerek en geç otuz
gün içinde karara bağlanır. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın
kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare
mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması
hâlinde, idarî para cezası kesinleşir.
(6) İşkolu Kodu İtiraz Komisyonu, ünite amiri veya
görevlendireceği yardımcısı ilgili şef, dosya memuru ve varsa sosyal
güvenlik kontrol memurundan oluşur.
(7) Kurum, işyerinin tespit edilmiş bulunan tehlike sınıf ve
derecesini, yaptıracağı incelemelere dayanarak kendiliğinden veya
işverenin ya da Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine
göre sigortalı sayılanların isteği üzerine değiştirebilir. Kurumca
yapılacak değişikliklere ilişkin kararın takvim yılından en az bir ay
önce ilgililere tebliği, ilgililer tarafından değişiklik isteğinin de
takvim yılından en az iki ay önce Kuruma bildirilmesi şarttır. Karara
bağlanacak değişiklikler, karar veya istekten sonraki takvim yılı
başından itibaren yürürlüğe girer. İşverenler ile Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanlar,
tehlike sınıf ve derecesi ile prim oranı hakkında Kurumca yapılacak
yazılı bildirimi aldıktan sonra bir ay içinde Kuruma itiraz edebilir.
Kurum, bu itirazı inceleyerek en geç üç ay içinde karara bağlayarak
sonucunu itiraz edene bildirir. İlgililer, Kurumun kararı üzerine,
kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde yetkili mahkemeye
başvurabilir.
(8) İtiraz komisyonlarınca itirazın reddi hâlinde, işveren veya
sigortalının mahkemeye başvurması Kurum işlemlerini durdurmaz. İtiraz
süresi geçtikten sonra yeni iddialar ileri sürülemez. Maddi hatalar
taraflarca ileri sürülmemiş olsa dahi itiraz komisyonlarınca re’sen
dikkate alınır. İtiraz komisyonları, iş durumuna göre, itiraz komisyonu
başkanının çağrısı üzerine haftada en az bir defa çalışma saatleri
içinde toplanır.
(9) İşveren, sigortalı veya bunların vekilleri, itiraz hakkında
itiraz komisyonunca karar verilinceye kadar itirazlarından
vazgeçebilirler. Vazgeçme, işverenin üniteye vereceği bir dilekçeyle
veya bu husustaki beyanının tutanak ile tespiti suretiyle yapılır.
Vazgeçme beyanı açık olmalıdır. Vazgeçme hâlinde, itiraz eden o olaya
münhasır olmak üzere itiraz hakkını kaybetmiş sayılır.
(10 ) İtiraz komisyonlarınca alınan kararlarda;
a) Karar ve esas numarası,
b) İtiraz edenin adı, soyadı, ticari unvanı ve açık adresi,
c) İşyeri sicil numarası, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi kapsamında olanlar için sosyal güvenlik numarası,
ç) Tebliğ olunan prim veya idarî para cezası borcunun miktarı,
d) İtiraz olunan primin veya idarî para cezası borcunun miktarı,
e) Borç tebligatının tebliğ tarihi,
f) İtirazın yapıldığı tarih,
g) İtirazın konusu,
ğ) Kararın gerekçesi ve hüküm,
h) Karar tarihi,
hususlarının bulunması gereklidir.
(11) İtiraz komisyonlarınca alınan karar üç nüsha düzenlenir.
Üyeler tarafından imzalanıp ünite mührü ile mühürlendikten sonra bir
nüshası işyeri dosyasında muhafaza edilir, bir nüshası itiraz edene
tebliğ olunur, bir nüshası da ünitede ayrı bir dosyada saklanır.
DOKUZUNCU KISIM
Kontrol, Denetim,
Soruşturma ve Sigortasız Çalışmanın Önlenmesi
BİRİNCİ BÖLÜM
Kontrol, Denetim, Soruşturma
Kurumun denetim ve kontrol
ile görevlendirilmiş memurları
MADDE 114 –
(1) Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş
memurları, 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununda belirtilen Kurum
müfettişleri ile sosyal güvenlik kontrol memurlarıdır.
Kamu idarelerinin denetim
elemanları tarafından yapılacak tespitler
MADDE 115 – (1) Kamu idarelerinin denetim elemanları, kendi
mevzuatları gereğince işyerlerinde yapacakları her türlü soruşturma,
denetim ve incelemeler sırasında, çalışanların ilgili mevzuat gereği
sigortalı olup olmadığını tespit ederek, sigortasız çalışanları ve
sigortalıların prime esas kazançlarını veya sigortalı gün sayılarının
eksik bildirilmesine ilişkin tespitlerini, tespit tutanağıyla Kuruma
gönderilmek üzere bağlı bulundukları kamu idaresine bildirirler.
Kamu idarelerinin denetim
elemanları tarafından yapılan tespitlere ilişkin yürütülecek işlemler
MADDE 116 –
(1) Kamu idarelerinin denetim elemanları tarafından
yapılan tespitlere ilişkin yürütülecek işlemlerin usul ve esasları Kamu
İdarelerinin Denetim Elemanlarınca Yapılacak Tespitler Hakkında
Yönetmelik ile belirlenir.
(2) Askerî işyerlerine ait sigorta işlemlerinin denetim ve
kontrolü askerî iş müfettişlerince de yapılabilir. Bu müfettişlerce
düzenlenen raporlar üzerine yapılacak işlemlerle ilgili olarak birinci
fıkra hükümleri uygulanır.
İKİNCİ BÖLÜM
Sosyal Güvenlik Bilincinin Yaygınlaştırılması
Eğitim ve bilinçlendirme
MADDE 117 –
(1) Sosyal güvenlik bilincinin yerleştirilmesi ve
artırılması amacıyla, Kurum;
a) Ülke genelinde örgün ve yaygın öğretimde, eğitim çalışmalarını
ilgili kurum ve kuruluşlarla koordineli olarak yürütür.
b) Meslek örgütleri ile sendikalar ve diğer sosyal taraflarla
sigortasız çalışmanın yoğun olduğu sektörlerin ve işyerlerinin tespiti,
önlemler geliştirilmesi, bilinçlendirme ve eğitim faaliyetlerinin
gerçekleştirilmesi konularında etkinlikler düzenler.
c) Yazılı, görsel basın ve diğer iletişim araçları ile kamuoyunu
bilgilendirir.
ç) Sosyal Güvenlik Haftası etkinliklerini düzenler.
d) Sosyal güvenlik ile ilgili sorunların tespitinde davranış
analizleri yaptırır.
e) İşverenlerden Kanunda belirtilen yükümlülüklerini yerine
getirenlerden Kurumca belirlenen kriterleri taşıyanlara "Takdir Belgesi"
veya "Sosyal Güvenlik Sorumluluk Belgesi" verilebilir.
f) Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanan ülkelerde çalışan veya
çalışmış Türk vatandaşları ile bunların aile bireylerini ilgili ülke
mevzuatları ve sosyal güvenlik sözleşmesinden doğan hak ve
yükümlülükleri konusunda bilgilendirmek üzere bu ülkelerin sosyal
güvenlik kurumları ile ortak danışma günleri düzenler.
ONUNCU KISIM
Çeşitli, Yürürlükten
Kaldırılan, Geçici ve Son Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Çeşitli ve Yürürlükten Kaldırılan Hükümler
Zamanaşımının mahiyeti ve
süresi
MADDE 118 – (1) Kanuna dayanılarak Kurumca açılacak tazminat
ve rücu davaları, on yıllık zamanaşımına tabidir. Zamanaşımı tarihi;
rücu konusu gelir ve aylıklar bakımından Kurumun onay tarihinden, masraf
ve ödemeler için ise masraf veya ödeme tarihinden itibaren başlar.
(2) Kanunda aksine hüküm bulunmayan, iş kazası, meslek hastalığı
ve ölüm hâllerinde bağlanması gereken gelir ve aylıklara hak kazanıldığı
tarihten itibaren, talep tarihi beş yılı aştığında, talep tarihinden
geriye doğru beş yıllık kısmı hak sahiplerine ödenir. Geriye kalan kısım
ise zamanaşımına uğrar.
(3) Kuruma müracaat etmemenin haklı bir sebebe dayandığını ispat
edenler hakkında, yukarıdaki ikinci fıkra hükümleri uygulanmaz.
(4) Kısa vadeli sigorta kollarından ve ölüm sigortasından
kazanılan diğer haklar, hakkın doğduğu tarihten itibaren beş yıl içinde
istenmezse düşer.
(5) Sigortalının yargı kararıyla gaipliğine karar verilmesi
hâlinde, hak sahiplerine bağlanacak gelir ve aylıklarla yapılacak toptan
ödemeler ve genel sağlık sigortasına ait alacakların zaman aşımı süresi,
gaipliğe ilişkin kararın kesinleştiği tarihte başlar.
Sosyal güvenlik sözleşmesi
hükümlerine göre Kurum alacaklarının tahsili ve bilgi istenilmesi
MADDE 119 – (1) Kurumun her türlü prim alacakları ile idarî
para cezaları, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan her türlü
ödemelere ait rücu talepleri, yersiz ödenen gelir ve aylıkların geri
alınması ile her türlü bilgi ve belgeler ülkemiz ile yapılmış olan ikili
veya çok taraflı uluslararası sözleşmeye taraf olan ülkelerde ikamet
eden işveren, işyeri sahibi, sigortalı ve üçüncü kişilerden,
uluslararası sözleşmeye taraf ülkelerin sosyal güvenlik kurumları
aracılığıyla sözleşme hükümleri çerçevesinde talep ve tahsil edilir.
Bilgi ve belge istenilmesi
MADDE 120 – (1) 5411 sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşlar,
döner sermayeli kuruluşlar ile diğer gerçek ve tüzel kişiler doğrudan,
münferit olarak bilgi ve belge istenmesi hariç olmak üzere kamu
idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlar ise Kurumla yapılacak
protokoller çerçevesinde, Devletin güvenliği ve temel dış yararlarına
karşı ağır sonuçlar doğuracak hâller ile özel hayat ve aile hayatının
gizliliği ve savunma hakkına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla özel
kanunlardaki yasaklayıcı ve sınırlayıcı hükümler dikkate alınmaksızın
gizli dahi olsa Kurum tarafından kişilerin sosyal güvenliğinin
sağlanması, 6183 sayılı Kanuna göre Kurum alacaklarının takip ve tahsili
ile bu Kanun kapsamında verilen diğer görevler ile sınırlı olmak üzere
istenecek her türlü bilgi ve belgeyi sürekli veya belli aralıklarla
vermeye, bilgilerin elektronik ortamda görüntülenmesini sağlamaya,
görüntülenen bu bilgilerin güvenliğini sağlamaya, muhafaza etmek zorunda
oldukları her türlü belge ile vermek zorunda oldukları bilgilere ilişkin
mikrofiş, mikrofilm, manyetik teyp, disket ve benzeri ortamlardaki
kayıtlarını ve bu kayıtlara erişim veya kayıtları okunabilir hâle
getirmek için gerekli tüm sistem ve şifreleri incelemek için ibraz
etmeye mecburdurlar.
(2) Kanunun 100 üncü maddesi kapsamında bilgi ve belge
istenilmesine ilişkin usul ve esaslar Kurumca çıkarılacak tebliğ ile
belirlenir.
Tebliğ çıkarma yetkisi ve
bildirimler
MADDE 121 – (1) Kurum, Kanunla yerine getirmekle yükümlü
olduğu hizmetlerin uygulanmasına ilişkin hususları duyurmak amacıyla
tebliğ çıkarmaya yetkilidir.
(2) Kurum tarafından yapılacak yükümlülük içeren bildirimler,
21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanun hükümleri saklı kalmak koşulu ile 7201 sayılı Tebligat
Kanunu hükümlerine göre yapılır.
4046 sayılı Kanunun
uygulanmasına ilişkin esaslar
MADDE 122 – (1) 24/11/1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanunun 21
inci maddesi kapsamında iş kaybı tazminatı alanlar, Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı ve genel
sağlık sigortalısı sayılır. Ancak, bunlar kısa vadeli sigorta kollarına
tabi değildir. İş kaybı tazminatı aylık tutarı, prime esas kazanç tutarı
olarak esas alınır. Kanun kapsamındaki yükümlülüklerin ne şekilde yerine
getirileceği Kurum ile Türkiye İş Kurumu arasında yapılacak protokolle
belirlenir.
(2) Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen meslek edindirme,
geliştirme ve değiştirme eğitimine katılan Kanunun 5 inci maddesinin
birinci fıkrasının (e) bendinde belirtilen kursiyerlerle ilgili olarak
sigortalı ve işyeri tescili, prim belgelerinin verilmesi ve primlerin
ödenmesi ile iş kazası ve meslek hastalıklarının bildirimi gibi
yükümlülüklere ilişkin usul ve esaslar Kurum ile Türkiye İş Kurumu
arasında yapılacak protokolle belirlenir.
İtibari hizmet süreleri ve
itibari hizmet süresi primi
MADDE 123 –
(1) İtibari hizmet süresi uygulamasından Kanunun 49
uncu maddesinde yer alan sigortalılar yararlandırılır.
(2) İtibarî hizmet süresi, Kanuna göre bağlanacak aylıklar ve
yapılacak toptan ödemelerin hesabında dikkate alınan ancak hiçbir
şekilde Kanunla tanınan hakları kazanma bakımından gerekli prim ödeme
gün sayısı, yaş ve emeklilik ikramiyesinin hesabında nazara alınmayan
süredir.
(3) Sigortalıların itibari hizmet süresinden
yararlandırılabilmesi için hizmetlerin Kanunun 49 uncu maddesinde
belirtilen unvanlarda, görevlerde ve yerlerde geçmesi şarttır.
(4) Kurum, sigortalıların ve işlerin Kanunun 49 uncu maddesinde
öngörülen itibari hizmet süresi kapsamında olup olmadığının tespiti
amacı ile işverenlerden uygun görülen bilgi ve belgeleri isteme hakkına
sahiptir.
(5) İşverenlerce, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk
defa Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında
sigortalı olanların yıl içindeki itibari hizmet süreleri, örneği
Ek-9/C’de bulunan yıllık itibari hizmet süresi prim belgesi ile, (a)
bendi kapsamındaki sigortalılar için ise, örneği Ek-9’da bulunan aylık
prim ve hizmet belgesi ile, çalışmanın olduğu yılın son ayında tespit
edilerek internet veya elektronik ortamda bildirilir.
(6) İtibari hizmet süresi, sigortalıların Kanunun 49 uncu
maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) bentlerinde ve ikinci
fıkrasında belirtilen sigortalıların Kanunda belirtilen işlerde geçen
çalışma sürelerinin her yılı için;
a) Üç ay eklenecekse (yıl içinde çalışılan gün sayısı x 0,25),
b) Altı ay eklenecekse (yıl içinde çalışılan gün sayısı x 0,50),
formülü uygulanarak hesaplanır. Bu şekilde yapılacak hesaplamada
küsurlar tama iblağ edilir.
(7) Kanunun 49 uncu maddesinde belirtilen unvanlarda, görevlerde
ve yerlerde yıl içinde geçen çalışmaların gün sayısı dikkate alınmak
suretiyle, bu maddenin 5 inci fıkrasına göre süre tespiti yapılarak
itibari hizmet süresinden yararlandırılacağı gün sayısı bulunur. Tespit
edilen gün sayısı ile yılın son ayında sigortalı adına ödenen malûllük,
yaşlılık ve ölüm sigortasına ait sigortalı ve işveren prim toplam
tutarının 30’a bölünmek suretiyle bulunacak günlük prim tutarının,
itibari hizmet süresi ile çarpılması sonucu işveren tarafından ödenecek
prim tutarı tespit edilir. Tespit edilen itibari hizmet sürelerinin
tamamı, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamındaki sigortalılar için her ayın 15’i ile müteakip ayın 14’ü
arasındaki maaşını ayın 15’inde peşin alan veya bu aya ait maaşını
müteakip ayın 15’inde çalıştıktan sonra alan sigortalılar için, ait
olduğu yılı takip eden birinci ayın son gününe kadar, her ayın 1’i ile
30’u arasındaki maaşını ayın 1’inde peşin alan veya bu süreye ait
maaşını ayın 1’inde çalıştıktan sonra alan sigortalılar için, ait olduğu
yılı takip eden birinci ayın on beşinci günü sonuna kadar yıllık itibari
hizmet süresi prim ve hizmet belgesi ile (Ek-9/C) internet veya
elektronik ortamda Kuruma bildirilir ve primleri aynı süre içinde
ödenir. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde
belirtilen sigortalılar için itibari hizmet süreleri aylık prim ve
hizmet belgesi (Ek-9) ile, Aralık ayına ait aylık prim ve hizmet
belgesinin verilmesi gereken süre içinde verilir ve muhteviyatı prim
tutarları da, yine Aralık ayına ait primlerin ödenmesi gereken süre
içinde Kuruma ödenir.
(8) Aralık ayından önce görevinden ayrılanların itibari hizmet
sürelerine ait prim belgesi, yılın son ayı beklenilmeden Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi sigortalıların görevden
ayrıldıkları tarihteki prime esas kazancına göre maaşını ayın 15’inde
peşin alan veya müteakip ayın 15’inde çalıştıktan sonra alan
sigortalılar için, söz konusu ayı takip eden ayın son gününe kadar,
maaşını ayın 1’inde peşin alan veya bu süreye ait maaşını çalıştıktan
sonra müteakip ayın 1’inde alan sigortalılar için ise söz konusu ayı
takip eden ayın onbeşinci günü sonuna kadar bildirilir, bu sürelere ait
primler aynı süre içerisinde ödenir. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendine tabi sigortalılar için ise ortalama günlük
kazancı işten ayrıldığı aya ait aylık prim ve hizmet belgesindeki prime
esas kazanç tutarı ve prim ödeme gün sayısı esas alınmak suretiyle
hesaplanır ve aylık prim ve hizmet belgesinin verilmesi gereken süre
içinde Kuruma verilir. Muhteviyatı prim tutarları da bu aya ait
primlerin ödenmesi gereken süre içinde ödenir.
(9) Kanunun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c)
bentlerine göre itibari hizmet süresinden yararlandırılanların bu süresi
toplam üç yıldan fazla olamaz.
(10) Kanunun 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre itibari
hizmet süresinden yararlandırılanlarda süre sınırı yoktur.
(11) Kanunun 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre itibari
hizmet süresinden yararlandırılanların sürelerine birinci fıkranın (a)
bendinin (1) ve (2) numaralı alt bentlerinde gösterilenler için itibari
hizmet süresi ayrıca eklenir.
Başvuru veya bildirimin
şekline göre itibar edilen tarih
MADDE 124 – (1) Adi posta veya kargo ile veya Kuruma doğrudan
yapılan başvuru ve bildirimlerde, başvuru veya bildirimin Kurumun gelen
evrak kayıtlarına intikal tarihi; taahhütlü, iadeli taahhütlü veya acele
posta servisi yolu ile yapılan başvuru ve bildirimlerde ise başvuru veya
bildirimin postaya verildiği tarih; başvuru veya bildirim tarihi olarak
kabul edilir.
Yürürlükten kaldırılan
yönetmelik ve uygulanmasına devam edilecek hükümler
MADDE 125 – (1) 28/8/2008 tarihli ve 26981 sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği yürürlükten
kaldırılmıştır.
(2) Devralınan kurumlar tarafından çıkarılan ve bu Yönetmeliğin
kapsamına giren hususları düzenleyen yönetmeliklerin, Kanuna ve bu
Yönetmeliğe aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Geçici ve Son Hükümler
Sigorta ve emekli sicil
ile tahsis numaraları ve dosyalar
GEÇİCİ MADDE 1 –
(1) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sosyal
güvenlik kurumlarına tescili yapılan sigortalıların eski tescil
bilgileri, sosyal güvenlik sicil numarası altında güncellenerek Kanuna
göre tescil işlemleri sonuçlandırılır. Bunlar için ayrıca sigortalı işe
giriş bildirgesi talep edilmez. Sosyal güvenlik sicil numarası ile
tescil edilene kadar eski emekli, sigorta ve Bağ-Kur sicil numaraları
kullanılır. Sosyal güvenlik sicil numaraları ile birlikte bu numaraların
sadece arşivleme işlemlerinde kullanılmasına devam edilir.
(2) Birinci fıkrada belirtilen sigortalıların;
a) Tescil kayıtları, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk
defa tescil edilen sigortalılar için oluşturulan tescil kütüğündeki,
b) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki hizmet kayıtları,
sigortalılıkları Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce veya sonra
başlayan sigortalılar için Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki
süreler için oluşturulan hizmet kütüğündeki,
kayıtları ile birleştirilerek ortak bir veri tabanı oluşturulur.
(3) Elektronik arşiv alt yapısı oluşturuluncaya kadar Kurumca
gerekli görülmesi hâlinde, sigortalılarla ilgili Kurum dışından alınan
veya Kurumca düzenlenen kâğıt ortamındaki belgelerin muhafazası ve bu
belgelere erişimi sağlamak üzere, her bir sigortalı için sigorta sicil
dosyası açılabilir.
(4) Kanunla yürürlükten kaldırılan sosyal güvenlik kanunlarına
göre gelir ve aylık bağlananlara, bu Yönetmeliğin 68 inci maddesinde
belirtilen tahsis numarası verilir. Ancak, tahsis kodları, tahsis
kodunun başlangıcına, devredilen sosyal güvenlik kurumlarından
hangisinin gelir veya aylık bağladığının tespitini sağlamak üzere;
a) Sosyal Sigortalar Kurumunca bağlanan gelir ve aylıklar için
(A),
b) Bağ-Kur’ca bağlanan aylıklar için (B),
c) Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığınca bağlanan aylıklar için
(C),
kodu eklenir.
(5) Dördüncü fıkrada belirtilen uygulama başlatılıncaya kadar,
Kanunla yürürlükten kaldırılan sosyal güvenlik kanunlarına göre gelir
veya aylık bağlananların ödeme işlemleri, eski emekli sicil ve tahsis
numaraları üzerinden yürütülür.
Eski işyerlerinin tescil
işlemleri
GEÇİCİ MADDE 2 – (1) Kanunun yürürlük tarihinden önce, yürürlükten
kaldırılan 506 sayılı Kanuna göre tescili bulunan işyerleri için ayrıca
tescil işlemi yapılmaz. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a)
bendi kapsamına giren sigortalılara ilişkin işlemler, tescilli olan bu
işyerleri dosyalarından sürdürülür.
İsteğe bağlı sigortalılar
GEÇİCİ MADDE 3 – (1) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce;
a) 506 sayılı Kanunun 85 inci,
b) 1479 sayılı Kanunun 79 uncu,
c) 2926 sayılı Kanunun 60 ıncı,
maddelerine tabi isteğe bağlı sigortalılığı devam edenlerin bu
sigortalılıkları, yeni bir yazılı talep alınmaksızın ve Türkiye’de
ikamet şartı aranmaksızın Kanunun isteğe bağlı sigortalılığına ilişkin
hükümlerine göre devam ettirilir.
(2) Yukarıda birinci fıkrada belirtilenlerin isteğe bağlı sigorta
primi ödenmiş süreleri, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel
sağlık sigortası hükümlerinin uygulamasında dikkate alınır ve bu süreler
sigortalılık süresi olarak kabul edilir.
(3) Bunların Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki sürelere
ait primlerin tahsilinde birinci fıkrada belirtilen ilgili mülga kanun
ile birinci fıkranın (a) bendi kapsamındakiler için 22/2/2006 tarihli ve
5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması
ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ve 15/5/2008
tarihli ve 5763 sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.
(4) 1/10/2008 tarihinden önce, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı
Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (6)
numaralı bendinde belirtilen işleri, hizmet akdiyle herhangi bir
işverene tabi olmaksızın sürekli ve kazanç getirici nitelikte yapmakta
olanlardan, 1/10/2008 tarihinden sonra aynı şartlarla bu işleri
yaptıkları tespit edilen kadınların; isteğe bağlı sigortalı olarak 2008
yılı için Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime esas günlük
kazanç alt sınırının onbeş katı üzerinden başlanılarak, takip eden her
yıl için bir puan arttırılmak suretiyle otuz katını geçmemek üzere
malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile genel sağlık sigortası primi
öderler. Bu durumdaki sigortalıların tespiti, Maliye Bakanlığının görüşü
alınarak Kurumca belirlenecek usul ve esaslara göre yapılır.
(5) 1/10/2008 tarihinden önce 506 sayılı Kanunun mülga 85 inci
maddesine göre isteğe bağlı sigorta primi ödenmiş süreler, malullük,
yaşlılık ve ölüm sigortaları uygulamasında Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında hizmet olarak kabul edilir.
Eski gelir ve aylıklarda
durum değişiklikleri ve alt sınır aylığı
GEÇİCİ MADDE 4 –
(1) Sigortalı veya hak sahiplerine, Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten önce 506, 1479, 2925 ve 2926 sayılı kanunlara
göre bağlanıp, Kanun hükümlerine göre ödenmesine devam edilen gelir ve
aylıkların, durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması,
kesilmesi veya yeniden bağlanmasında Kanunla yürürlükten kaldırılan
ilgili Kanun hükümleri uygulanır. 21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı
Kanunun 30 uncu maddesi hükümleri saklıdır.
(2) Ölen sigortalının hak sahiplerine gelir ve aylık bağlanması
ile bu gelir ve aylıkların durum değişikliği hâllerinde artırılması,
azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında Kanunun yürürlük
tarihinden önce ölen sigortalılar için mülga kanun hükümleri, Kanunun
yürürlük tarihinden sonra ölen sigortalılar için ise Kanun hükümleri
uygulanır. Gelir veya aylık almakta iken Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten sonra ölen sigortalının hak sahipleri için de Kanun hükümleri
uygulanır.
(3) Sosyal Güvenlik Kurumu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü
Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin yürürlüğe girdiği tarihten
önce meydana gelen;
a) İş kazası, meslek hastalığı, vazife ve harp malûllüğü sonucu
meslekte kazanma gücü kayıp oranları,
b) Malûlen emeklilik ile yaşlılık sigortası erken yaşlanma ve
çalışma gücü kayıp oranları,
c) Hak sahibi malûl çocukların çalışma gücü kayıp oranları,
tespiti sonucu gelir ve aylık alanların kontrol muayenelerine
ilişkin değerlendirme, ilk tespitlerinde esas alınan mevzuat hükümleri
doğrultusunda yapılır.
(4) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce birden fazla dosyadan
gelir veya aylık alınması durumunda, Kanunun yürürlük tarihinden sonra
yeni dosyadan gelir veya aylık alınmasına hak kazanılması hâlinde, yeni
bağlanacak dosyadaki gelir ve aylık miktarı da dâhil olmak üzere
mukayese yapılarak en düşük miktarlı dosya kapsamdan çıkarılır ve kalan
dosyalardaki karşılaştırmalar Kanunun 54 üncü maddesine göre yapılır.
(5) Hak sahiplerine bağlanacak ölüm aylığı alt sınırı;
a) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b)
bendine tabi sigortalıların Kanunun yürürlük tarihinden sonra geçen
süreler için hesaplanan ve ölen sigortalıların hak sahiplerine
bağlanacak aylıklar; hak sahibi bir kişi ise Kanunun 55 inci maddesine
göre hesaplanan alt sınır aylığının %80’inden, hak sahibi iki kişi ise
%90’ından az olamaz.
b) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamındaki sigortalılar için Kanunun geçici 2 nci maddesine göre
bağlanan ölüm aylıklarında; aynı maddenin (a) bendinde belirtilen
aylığın hesabında;
1) 2000 yılından önce hizmetlerin bulunması hâlinde, hak
sahiplerine bağlanacak aylıklar mülga 506 sayılı Kanunun 4447 sayılı
Kanunla değiştirilmeden önceki,
2) Sadece 2000 yılından sonra hizmetlerin bulunması hâlinde ise
hak sahiplerine bağlanacak aylıklar mülga 506 sayılı Kanunun 4447 sayılı
Kanunla değiştirilen,
96 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki alt sınır aylığının, aylık
başlangıç tarihine aylık artışlarıyla taşınmış miktarının hak sahibi bir
kişi ise %80’inden, hak sahibi iki kişi ise %90’ından az olamaz.
c) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamındaki sigortalılar için Kanunun geçici 2 nci maddesine göre
bağlanan ölüm aylıklarında; aynı maddenin (a) bendinde belirtilen
aylığın hesabında; mülga 1479 sayılı Kanunun 45 inci maddesinde
belirtilen birinci basamağın %45’i tutarındaki aylığın, aylık başlangıç
tarihine aylık artışlarıyla taşınmış miktarının hak sahibi bir kişi ise
%80’inden, hak sahibi iki kişi ise %90’ından az olamaz.
506 sayılı Kanuna ilişkin
geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 5 –
(1) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(a) bendi 506 sayılı Kanunun mülga 2 nci maddesi kapsamındaki
sigortalıları çalıştıranlar tarafından Kuruma yapılacak bildirimler,
Kurum ile işveren, kamu idareleri ile kurum ve kuruluşların internet ve
elektronik alt yapısı oluşturuluncaya kadar kâğıt ortamında yürütülür.
(2) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte mülga 506 sayılı Kanunun 86
ncı maddesine göre malûllük, yaşlılık ve ölüm topluluk sigortasına tabi
olanlardan;
a) Avukat ve noterler, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi,
b) Sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmayan ülkelerde iş üstlenen
Türk işverenlerince bu işlerde çalıştırılmak üzere götürülen Türk
işçileri, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi,
kapsamında sigortalı sayılırlar.
(3) Bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen sigortalıların
topluluk sigortası kayıtları esas alınarak tescilleri Kurum tarafından
Kanuna uygun hâle getirilir. Ancak, bunların kendileri veya işverenleri
tarafından örneği Kurumca hazırlanan belgenin Kanunun yürürlük
tarihinden itibaren en geç üç ay içinde Kuruma verilmesi zorunlu olup,
Kurum tescilleri bu belgelere göre gözden geçirir.
(4) Kanunun yürürlük tarihinden önce (c) sosyal güvenlik
sözleşmesi imzalanmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt
dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçileri
hakkında, kısa vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortası
hükümleri uygulanır. Bu sigortalıların uzun vadeli sigorta kollarına
tabi olmak istemeleri hâlinde, Kanunun 50 nci maddesinin ikinci
fıkrasının Türkiye’de yasal olarak ikamet etme şartı ile aynı fıkranın
(a) bendinde belirtilen şartlar aranmaksızın haklarında isteğe bağlı
sigorta hükümleri uygulanır. Bu kapsamda, isteğe bağlı sigorta
hükümlerinden yararlananlardan ayrıca genel sağlık sigortası primi
alınmaz. Bunların bildirimleri işverenleri tarafından durumlarına uygun
aylık prim ve hizmet belgesi ile yapılır.
(5) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki kısa ve uzun vadeli
sigorta kollarına ait topluluk sigortası primlerinin takip ve
tahsilinde, ilgili topluluk sigortası sözleşmesi ile 506, 5458 ve 5763
sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
(6) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce;
a) Geçmiş dönemlere ait mutabakatı sağlanamayan üç aylık veya
dört aylık sigorta primleri dönem bordrolarının incelenerek işleme
alınmasında sakınca görülmeyen sigortalı kayıtlarının bilgisayara
aktarılmasına,
b) Geçmiş dönem üç aylık veya dört aylık sigorta primleri
bordrolarında yer alan sicilsiz tahakkukların, bu tahakkuklar üzerinde
hak iddia eden sigortalılara maledilmesine,
kanunların mülga hükümlerine göre karar vermek üzere ünitelerde
komisyonlar oluşturulabilir. Komisyonların çalışma usul ve esasları
Genel Müdürlükçe belirlenir.
(7) 506 sayılı Kanunun mülga ek 5 inci maddesinde sayılan itibari
hizmet süresi kapsamında yer alıp Kanunun 40 ıncı maddesinde sayılmayan
işlerde, Kanunun yürürlük tarihinden önce geçen çalışma sürelerinin
değerlendirilmesinde 3600 gün prim ödeme şartı aranmaz. Bu itibari
hizmet süreleri aylığa hak kazanma koşullarında dikkate alınır.
(8) Kanunun yürürlük tarihinden sonra ölen sigortalıların hak
sahiplerine Kanunun 32 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre ölüm aylığı
bağlanmasında aranan en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup toplam 900
gün prim ödeme gün sayısı şartlarının tespitinde, Kanunun yürürlük
tarihinden önce yapılan her türlü borçlanma süreleri de dikkate alınmaz.
1479 sayılı Kanuna ilişkin
geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 6 – (1) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce
9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre başlatılmış
olan icra takipleri anılan kanun hükümlerine göre takip edilerek
sonuçlandırılır.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında sigortalı sayılanlardan köy muhtarlarının prime esas
kazançlarının belirlenmesinde; Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten
31/12/2008 tarihine kadar, Kanunun 80 inci maddesine göre belirlenen
prime esas günlük kazancın 15 katı dikkate alınır ve 30 katı geçmemek
üzere her yıl bir puan artırılarak uygulanır.
(3) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine tabi
sigortalılardan tarımsal faaliyetlerde bulunanlar hariç, kendi adına ve
hesabına bağımsız çalışan sigortalılardan, Kanunun yürürlük tarihinden
önce sigortalı olarak kaydı ve tescili yapılmış olanların, 1/10/2008
(dâhil) ilâ 31/12/2008 (dâhil) dönemine ilişkin olmak üzere, Kanunun 80
inci maddesine göre belirlenen prime esas kazançlarını beyan etmemeleri
hâlinde, ödeyecekleri aylık primler, beyanda bulununcaya kadar daha önce
bulundukları en son gelir basamaklarına karşılık gelen tutarlar
üzerinden alınır. Bu süre içinde beyanda bulunulması hâlinde, beyan
ettiği prime esas kazanç üzerinden ilgili ayın prim tahakkuku yapılır.
Prim tahakkukuna esas bu tutarlar, Kanunun 82 nci maddesinde belirtilen
asgari günlük kazanç alt sınırına göre hesaplanan aylık prime esas
kazanç tutarından az olamaz ve Kanunun 80 inci maddesinin ikinci
fıkrasının (b) bendi hükmü saklıdır.
(4) 1479 ve 2926 sayılı kanunlara göre tescilleri yapıldığı
hâlde, Kanunun geçici 17 nci maddesinin yürürlük tarihi itibarıyla beş
yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin
prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak
genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay
içinde ödememeleri hâlinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha
önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla,
hiç prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla
sigortalılığı durdurulur. Prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık
süresi olarak değerlendirilmez. Bu sürelere ilişkin Kurum alacakları
takip edilmez ve Kurum alacakları arasında yer verilmez. Ancak,
sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaat etmeleri hâlinde
müracaat tarihindeki Kanunun 80 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre
belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç
tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde
ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak
değerlendirilir. Sigortalılıkları önceki kanunlara göre durdurulanlar
için de bu fıkra hükmü uygulanır.
(5) 1479 sayılı Kanuna göre aylık almakta olanlarla Kanunun 4
üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaları
nedeniyle Kanunun geçici 2 nci maddesine göre aylık bağlanacaklara,
ilgili dosyasından 10 yıl süreyle sağlık sigortası veya genel sağlık
sigortası primi ödememiş olanlardan, sağlık sigortası ve genel sağlık
sigortası primi kesilmiş olan süreler düşülmek kaydıyla, aylıklarının
%10’u oranında ve 10 yılı tamamlayacak süreyle genel sağlık sigortası
primi kesilir.
(6) 1479 sayılı Kanun kapsamına alınması gerektiği hâlde,
sigortalılığı başlamayan ve Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar T.C.
Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu ve 506 sayılı Kanunun geçici 20
nci maddesinde belirtilen emekli sandıkları ile kanunla kurulu diğer
emekli sandıklarınca kendilerine yaşlılık, malûllük veya ölüm aylığı
bağlananlar, 1/10/1972 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamı
dışında sayılırlar. Ancak, 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalı olanlardan
Kanunun yürürlük tarihinden önceki hizmet süreleri, diğer kurum ve
sandıklara bildirilmiş ise bu hizmetler geçerli sayılır.
(7) Kanunun 19 uncu maddesi gereğince, Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılara iş kazası veya
meslek hastalığı sonucu bağlanacak sürekli iş göremezlik gelirlerinde,
son takvim ayının Kanunun yürürlük tarihinden önceki bir tarih olması
hâlinde, basamakların karşılığı gelirler dikkate alınarak son takvim ayı
itibarıyla Kanun hükümlerine göre hesaplanan sürekli iş göremezlik
geliri, Kanunun yürürlük tarihine kadar mülga 1479 sayılı Kanuna göre
aylıkların artırılmasında uygulanan artış oranları, Kanunun yürürlük
tarihinden gelir başlangıç tarihine kadar ise 5510 sayılı Kanunun 55
inci maddesi hükümlerine göre artırılır. Kanunun yürürlük tarihinden
önce meydana gelen iş kazaları ile Kanunun yürürlük tarihinden önce
anlaşılan meslek hastalıkları yönünden Kanun hükümleri uygulanmaz.
(8) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamındaki sigortalılara, Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendine göre bağlanacak malûllük ve ölüm aylıklarının
hesaplanmasında, 1/1/2000 tarihinden önce ve sonra sigortalılık
süresinin bulunması hâlinde, sadece 1/1/2000 tarihinden sonraki süreler
dikkate alınır. Bu sigortalılara bağlanacak malûllük ve ölüm aylıkları
Kanunun geçici 2 nci maddesi hükümleri dikkate alınarak Kanunun 27 ve 33
üncü maddeleri hükümlerine göre hesaplanır. Bu şekilde hesaplanan
aylıklar, Kanunun yürürlük tarihine kadar geçen sürelerin, toplam hizmet
süresine oranlanması şeklinde kısmileştirilir.
(9) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, malûllük
durumlarının tespiti için sevk talebinde bulunup Kanunun yürürlük
tarihinden sonra malûl olduklarına karar verilenler hakkında 1479 ve
2926 sayılı Kanunlardaki diğer şartları da taşımaları halinde anılan
kanunlara göre malûllük aylığı bağlanır.
(10) Bu maddenin yürürlük tarihinden önce, Kurumca ticaret sicil
müdürlüklerinden alınan kayıtlardan 5510 sayılı Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendine göre
resen tescili yapılanların, esnaf ve sanatkârlar odaları birliklerinden
alacakları ve resen tescil tarihinden geriye doğru en fazla 1 yıla
ilişkin olmak üzere (Ek-2/A) muafiyet belgesi ile belgelemeleri ve bu
maddenin yürürlük tarihinden itibaren bir ay içerisinde Kuruma ibraz
etmeleri halinde muafiyetin başlangıç tarihi itibariyle sigortalılıkları
sona erdirilir.
2829 sayılı Kanuna ilişkin
geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 7 –
(1) 24/5/1983 tarihli ve 2829 sayılı Sosyal
Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi
Hakkında Kanunun 13 üncü maddesine göre Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önceki sürelere ait müşterek aylıklardaki sosyal güvenlik
kurumlarına ait katılım payları, karşılıklı olarak tasfiye edilir.
Ancak, 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine tabi sandıkların
Kanunun geçici 20 nci maddesine göre Kurumca devralınacağı tarihe kadar
olan müşterek aylıklardaki katılım paylarının 2829 sayılı Kanuna göre
karşılıklı olarak tahsil ve tediyesine devam edilir.
(2) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı veya
iştirakçi olup bu tarihten sonra aylık talebinde bulunanlardan, farklı
sosyal güvenlik kurumlarına tabi hizmetleri bulunan ya da Kanunda
belirtilen sigortalılık hâllerinden birden fazlasına tabi olanların
tahsis taleplerinde, Kanunla mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri
uygulanır. Kanuna tabi geçen hizmetlerle 506 sayılı Kanunun geçici 20
nci maddesine tabi sandıklarda geçen hizmetlerin birleştirilmesinde de
mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.
(3) 1479 ve 2926 sayılı kanunlara tabi geçen hizmetlerin diğer
sosyal güvenlik kanunlarına tabi geçen hizmetlerle birleştirilmesi
suretiyle aylık bağlanacağı durumlarda bu hizmetler, prim ve prime
ilişkin her türlü borçların ödendiği tarih itibarıyla geçerli sayılır ve
bu hizmetlere istinaden bağlanacak aylıklar, prim ve prime ilişkin her
türlü borcun ödendiği tarihi takip eden aybaşında başlar.
2926 sayılı Kanuna ilişkin
geçiş hükümleri
GEÇİCİ MADDE 8 – (1) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce
17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına
Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa tabi sigortalı olanların hak ve
yükümlülükleri, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendinin (4) numaralı alt bendi kapsamında devam eder.
(2) Tarımsal faaliyette bulunanlar ile ilgili bildirim
yükümlülüğü e-sigorta ile yerine getirilebileceği gibi kâğıt ortamında
da yapılabilir. Sonradan verilen sigortalı işe giriş bildirgelerinin,
e-Sigorta ile kabul edilmesi hususunda Kurum yetkilidir.
(3) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4)
numaralı alt bendi kapsamında sigortalı sayılanların prime esas
kazançlarının belirlenmesinde; Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten,
31/12/2008 tarihine kadar Kanunun 80 inci maddesine göre belirlenen
günlük kazancın 15 katı dikkate alınır, 30 katı geçmemek üzere her yıl 1
puan artırılarak uygulanır.
(4) Kanunun 80 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince beyanda
bulunmayan bu sigortalıların, beyanda bulununcaya kadar prime esas
günlük kazançları, Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime esas
günlük kazancın alt sınırı olarak dikkate alınır.
(5) Bu Yönetmeliğin 108 nci maddesinin beşinci fıkrasına göre,
tarımsal ürün bedellerinden yapılacak tevkifata ilişkin düzenleme
yapılıncaya kadar, 26/3/1994 tarihli ve 21886 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan 4 Seri Nolu Uygulama Tebliğinin bu Yönetmeliğe aykırı olmayan
hükümlerine göre işlem yapılır.
(6) 2926 sayılı Kanuna göre aylık almakta olanlarla Kanunun 4
üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi
kapsamında çalışmaları nedeniyle Kanunun geçici 2 nci maddesine göre
aylık bağlanacaklara ilgili dosyasından on yıl süreyle sağlık sigortası
veya genel sağlık sigortası primi ödememiş olanlardan, sağlık sigortası
ve genel sağlık sigortası primi kesilmiş olan süreler düşülmek kaydıyla,
aylıklarının %10’u oranında ve 10 yılı tamamlayacak süreyle genel sağlık
sigortası primi kesilir.
(7) Ziraat odaları, ziraat odalarının bulunmadığı yerlerde tarım
il/ilçe müdürlükleri Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki
kayıtlarını bildirebilirler. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki
kayıtların bildirilmemesi veya geç bildirilmesi halinde idari para
cezası uygulanmaz.
(8) 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 1/10/2008 tarihinden
önce ziraat odası, ziraat odasının bulunmadığı yerlerde ise tarım
il/ilçe müdürlüklerine kayıtlı çiftçilerden, 1/10/2009 tarihinden sonra
kuruma bildirimleri yapılanların tescilleri, bildirimin kuruma yapıldığı
tarihten itibaren başlatılır.
(9) Bu maddenin yürürlük tarihinden önce, Kurumca ziraat
odalarından veya ziraat odalarının bulunmadığı yerlerde tarım il/ilçe
müdürlüklerinden alınan kayıtlardan 5510 sayılı Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendine göre
resen tescili yapılanların, ziraat odalarından veya ziraat odalarının
bulunmadığı yerlerde tarım il/ilçe müdürlüklerinden alacakları ve resen
tescil tarihinden geriye doğru en fazla 1 yıla ilişkin olmak üzere
(Ek-2/A) muafiyet belgesi ile belgelemeleri ve bu maddenin yürürlük
tarihinden itibaren üç ay içerisinde Kuruma ibraz etmeleri halinde
muafiyetin başlangıç tarihi itibariyle sigortalılıkları sona erdirilir.
(10) 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce mülga,
2926 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde belirtilen kurum ve kuruluş
kayıtları esas alınarak sigortalılıkları başlatılanlardan diğer sosyal
güvenlik kanunlarına tabi çalışmaları nedeniyle sigortalılıkları sona
erdirilen ve bir yıldan az süreli çalışması bulunanlar, Kanunun 10 uncu
maddesinde belirtilen Kurum ve Kuruluşlardan kayıtlarının devam ettiğine
ilişkin belgelerle birlikte yazılı talepte bulunmaları halinde, yeniden
sigortalılıkları diğer kanunlara tabi çalışmalarının sona erdiği tarihi
takip eden günden itibaren başlatılır.
5434 sayılı Kanuna göre
bağlanmış aylıklar ile diğer ödemeler
GEÇİCİ MADDE 9 – (1) Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle
5434 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık almakta olanlar hakkında
Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri dahil 5434 sayılı Kanun
hükümleri esas alınır. Ayrıca 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1
inci maddesine göre verilmekte olan ek ödemeye devam edilir.
(2) Fiili hizmet süresi beş ila on yıl arasında bulunmakta iken
vefat eden iştirakçilerden dolayı aylık bağlanan dul ve yetimlerinin
aylıklarının ödenmesinde de, 5434 sayılı Kanun hükümleri esas alınır.
Bunların 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık alma hakkını
kaybetmeleri halinde aylığa hak kazanma ve evlenme ödeneği ödenmesi
işlemlerinde Kanunun 32, 34 ve 37 nci madde hükümleri uygulanır.
Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce 5434 sayılı Kanuna tabi olanlarla ilgili işlemler
GEÇİCİ MADDE 10 –
(1) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce;
a) 5434 sayılı Kanuna tabi iştirakçi iken Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten sonra da aynı statüde çalışmaya devam edenler,
b) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kamu idarelerinde hizmet
akdi ile veya sözleşmeli olarak çalışanlardan, ilgili kanunları gereği
5434 sayılı Kanun ile ilgilendirilenler ile bunlardan ilgi devamı kurmuş
olanlar, aynı statüde çalışmaya devam ettikleri sürece,
c) 5434 sayılı Kanunun 12, ek 71, ek 76 ve geçici 192 nci
maddeleri uyarınca ilgi devamı sağlanmış olanlardan ilgileri devam
ettirilenler,
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında
sigortalı sayılırlar ve bunlar hakkında bu Yönetmeliğin geçici 12 ve 13
üncü maddeleri hükümleri uygulanır.
(2) 5434 sayılı Kanunun 12, ek 71, ek 76 ve geçici 192 nci
maddelerine göre ilgi devamı şartlarını taşıyanlardan Kanunun yürürlük
tarihinden sonra, ilgi devamı kurmak isteyenler hakkında da Kanunla
yürürlükten kaldırılan hükümleri dâhil 5434 ve mülga 2829 sayılı Kanun
hükümlerine göre işlem yapılır.
(3) 5434 sayılı Kanun kapsamında geçen fiilî hizmet süreleri
genel sağlık sigortasının uygulanmasında gerekli olan sigortalılık
süresi ve prim ödeme gün sayılarında dikkate alınır.
(4) Kanunun yürürlük tarihinden önce 24/6/1965 tarihli ve 635,
18/3/1986 tarihli ve 3269, 22/7/1965 tarihli ve 644, 1/11/1983 tarihli
ve 2937, 25/3/1957 tarihli ve 6940 ve 26/10/1990 tarihli ve 3671 sayılı
kanunlar ile 5434 sayılı Kanunun 32 nci maddesine göre fiilî hizmet
süresine müstahak görevlerde çalışanların bu görevlerde geçirdikleri
süreler Kanunun 40 ıncı maddesi gereğince aranan 3600 günün
doldurulmasında nazara alınır.
(5) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre ilk defa sigortalı
olanların sigortalılık başlangıç tarihinden önceki sürelerinin, Kanunun
41 ve 46 ncı maddeleri, 5434 sayılı Kanunun ek 31 inci maddesi ile 3201
sayılı Kanuna göre borçlandırılmaları hâlinde, sigortalılığın başlangıç
tarihinin geriye götürülmesini ve haklarında Kanunun geçici maddelerinin
uygulanmasını gerektirmez.
(6) Kanunun yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı Kanunun ilgili
hükümlerine göre itibari hizmet süresine müstahak kadro veya görevlerde
bulunanlardan Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında çalışmaya devam edenlerin itibari hizmet süreleri hakkında,
5434 sayılı Kanunun ilgili hükümlerinin uygulanmasına devam edilir.
(7) Kanunun 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında olup da 8/9/1999 tarihinden 30/4/2008 tarihine kadar ilk defa
iştirakçi sayılanlar kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş ve 25
tam yıl kesenek ya da sigorta primi ödemiş olması veya 61 yaşını
doldurması ve en az 15 tam yıl kesenek ya da malûllük, yaşlılık ve ölüm
sigortaları primi ödemesi şartıyla yaşlılık aylığından yararlanırlar.
(8) 30/4/2008 tarihinden sonra 5434 sayılı Kanuna göre ilk defa
iştirakçi olanlar hakkında Kanunun 28 inci maddesinin ikinci ve üçüncü
fıkrası hükümleri uygulanır.
5434 sayılı Kanuna tabi
çalışmakta iken Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamına alınanların kesenekleri
GEÇİCİ MADDE 11 –
(1) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce
iştirakçi olup, Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Kanunun 4
üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar
hakkında Kanunun geçici 4 üncü maddesi uyarınca, sigortalıların emekli
keseneğine esas aylığının tespiti, emekli kesenekleri, kurum
karşılıkları, %100 artış farkları ve fiili hizmet süresi zammı ile
itibari hizmet süresi karşılıkların tahakkuku 5434 sayılı Kanun
hükümlerine göre yapılmaya devam edilecektir.
(2) Bu Yönetmeliğin geçici 11 inci maddesinin birinci fıkrası
kapsamındakiler, Kanunun 60 ıncı maddesinin ilgili fıkralarındaki
şartlar dikkate alınarak genel sağlık sigortalısı sayılırlar.
(3) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi olup,
Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlara ait prim belgelerinin
düzenlenmesi ve Kuruma gönderilmesi ile ödeme süreleri hakkında bu
Yönetmeliğin 102 ve 108 inci maddelerine göre işlem yapılır.
5434 sayılı Kanuna tabi
hizmeti bulunanlar hakkında uygulanacak işlemler
GEÇİCİ MADDE 12 –
(1) Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde;
a) Bir süre iştirakçi olduktan sonra görevinden ayrılanların,
b) İştirakçi iken, Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına
alınanların,
c) 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmış olup bu
Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak
yeniden çalışmaya başlayanların,
ç) Bu fıkranın (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilenlerin dul ve
yetimlerinin,
aylık, tazminat, harp malûllüğü zammı, evlenme ikramiyesi gibi
diğer ödemeler ile ölüm, eğitim ve öğretim yardımları hakkında, Kanunla
yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 ve mülga 2829 sayılı
Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.
(2) Birinci fıkra kapsamına girenlerin aylıklarının bağlanması,
artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan
ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve
yardımlar ile ölüm yardımı, evlenme ve emeklilik ikramiyeleri hakkında
Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı Kanun
hükümlerine göre işlem yapılır ve bu maddenin uygulanmasında mülga 2829
sayılı Kanun hükümleri ayrıca dikkate alınır.
Vazife malûllüğü kapsamı
GEÇİCİ MADDE 13 –
(1) 5434 sayılı Kanuna göre iştirakçi olup Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten sonra Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (c) bendine tabi olarak çalışmaya başlayanlar ile Kanunun
yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlardan vazife malûllüğü kapsamına
girenler hakkında, Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrasına göre
işlem yapılır. 5434 sayılı Kanuna göre iştirakçi olup Kanunun yürürlük
tarihinden önce iştirakçiliği sona ermiş olanlardan Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten sonra Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c)
bendine tabi olarak çalışmaya başlamayanlar dahil Malûllüğün oluşumunda
bu hallerin bulunup bulunmadığı Kurumca oluşturulan Kurul tarafından
tespit edilir.
5434 sayılı Kanuna tabi
özürlülere ilişkin hükümler
GEÇİCİ MADDE 14 –
(1) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434
sayılı Kanun hükümlerine tabi olarak çalışmaya başlamış olup, çalışmaya
başlamadan önce ilgili mevzuatına göre alınmış ve en az %40 oranında
özürlü olduklarını gösterir sağlık kurulu raporu bulunanlar ile en az
%40 oranında doğuştan özürlü olduklarını belgeleyenlerden aylık talep
tarihinde Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi
kapsamında sigortalı olanlara; en az 5400 gün uzun vadeli sigorta
kolları primi bildirilmiş ya da emekli keseneği ödenmiş olması kaydıyla,
istekleri hâlinde bu madde hükümleri esas alınarak yaşlılık aylığı
bağlanır. Ancak çalışmaya başladıktan sonra, Kurumca yetkilendirilen
sağlık hizmet sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun
düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu,
Kurum Sağlık Kurulunca çalışma gücündeki kayıp oranının;
a) Yüzde 50 ilâ %59 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az
5760,
b) Yüzde 40 ilâ %49 arasında olduğu anlaşılan sigortalılar, en az
6480,
gün uzun vadeli sigorta kolları primi bildirilmiş olması
kaydıyla, haklarında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de
dâhil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.
Bazı kamu personelinin
borçlanma işlemleri
GEÇİCİ MADDE 15 – (1) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte;
a) Polis Akademisi ile fakülte ve yüksek okullarda Emniyet Genel
Müdürlüğü hesabına okuyan veya kendi hesabına okumakta iken Emniyet
Genel Müdürlüğü hesabına okumaya devam eden öğrencilerden bilahare
Emniyet Hizmetleri Sınıfında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında görev alanların,
b) Emniyet Hizmetleri Sınıfında Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (c) bendi kapsamında çalışmakta olanların,
bahse konu okullarda geçen başarılı eğitim süreleri, istekleri
hâlinde; borçlanma talep tarihinde ilgisine göre en az aylık alan polis
veya komiser yardımcısının emekli keseneğine esas unsurları üzerinden,
bu sürelere ait sigortalı ve işveren hissesi priminin tamamı
borçlandırılmak suretiyle hizmetten sayılır. Bundan doğacak borç
tutarının tamamı borcun tebliğ edildiği tarihten itibaren iki yıl içinde
kendileri tarafından ödenir.
(2) Kanunun yürürlüğe girmesinden önce üniversitelerin çeşitli
fakülte, yüksek okul veya meslek yüksek okullarında kendi hesabına
öğrenim yaptıktan sonra muvazzaf astsubay nasbedilenlerin sözü edilen
okullarda geçen başarılı öğrenim süreleri de istekleri hâlinde;
borçlanma talep tarihinde en az aylık alan astsubay çavuşun emekli
keseneğine ait unsurlar üzerinden, birinci fıkradaki esaslar dâhilinde
borçlandırılarak tahsil edilmek suretiyle hizmetten sayılır.
5434 sayılı Kanuna göre
hizmet azlığı sebebiyle aylığa hak kazanamayıp bu Kanuna göre aylığa hak
kazananlar
GEÇİCİ MADDE 16 – (1) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(c) bendi kapsamındaki sigortalılar ile kamu idarelerindeki
görevlerinden ayrıldıkları tarihte 5434 sayılı Kanunun ilgili
hükümlerine göre malûllük veya emekli aylığı bağlanabilmesi için yeterli
hizmet süresi bulunmayan ve görevden ayrıldıktan sonra herhangi bir
sigortalılık hâline tabi olarak çalışmamış olanların, borçlanacağı ya da
ihya edeceği hizmetleri ile birlikte prim ödeme gün sayısı bakımından
Kanun hükümlerine göre malûllük veya yaşlılık aylığına hak kazanmaları
hâlinde, müracaatları üzerine borçlanma ya da ihya işlemleri 5434 sayılı
Kanuna göre hesap edilerek, kendilerine ödemenin yapıldığı tarihi takip
eden ay başından itibaren 5434 sayılı Kanun hükümleri uyarınca aylık
bağlanır. Emeklilik ikramiyesi ödenmiş süreler bu kez ikramiye
ödemesinde dikkate alınmaz.
(2) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce;
a) Ölen, ancak 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre, yeterli hizmet
süresi bulunmadığı için dul ve yetimlerine aylık bağlanamamış olanların,
prim ödeme gün sayısı bakımından Kanun hükümlerine göre ölüm aylığına
hak kazanan hak sahiplerine, müracaat tarihini takip eden aybaşından
itibaren,
b) Ölen adına borçlanacakları ya da ihya edecekleri hizmetleri
ile birlikte prim ödeme gün sayısı bakımından Kanun hükümlerine göre
aylığa hak kazanmaları ve müracaatları hâlinde, 5434 sayılı Kanuna göre
hesap edilecek borçlanma ya da ihya tutarlarını ödedikleri tarihi takip
eden ay başından itibaren,
Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dâhil 5434 sayılı
Kanuna göre aylıkları bağlanır. Emeklilik ikramiyesi ödenmiş süreler bu
kez ikramiye ödemesinde dikkate alınmaz. Bunlardan fiilî hizmet süresi
beş ilâ on yıl arasında olan iştirakçilerden dolayı dul ve yetim aylığı
bağlanacak olanların aylığa hak kazanma, evlenme ve cenaze ödenekleri
ile ödemeye devam şartları Kanunun 32, 34 ve 37 nci maddelerine göre
işlem yapılır.
(3) Kesenek veya toptan ödemeleri zamanaşımına uğramış olması
nedeniyle hizmetleri tasfiye edilmiş olanların, tasfiye edilmiş süreleri
başkaca bir işleme gerek kalmaksızın birleştirilecek hizmet olarak kabul
edilir.
Kanunun yürürlük
tarihinden sonra tazminat ödenecek belediye başkanları
GEÇİCİ MADDE 17 –
(1) Kanunun yürürlük tarihinden önce, seçimler
neticesinde belediye başkanı olarak görev yapmış olanlardan, Kanunun
yürürlük tarihinden önce 5434 sayılı Kanunun ek 68 inci maddesine göre
makam tazminatı ve buna bağlı olarak temsil veya görev tazminatı
ödenenler hariç olmak üzere, söz konusu belediye başkanlığı görevini
kendilerine sosyal güvenlik kanunlarına göre emekli/yaşlılık veya
malûllük aylığı bağlandıktan sonra yerine getirmeleri nedeniyle 5434
sayılı Kanunun mülga ek 68 inci maddesindeki esaslar dahilinde, makam ve
buna bağlı olarak temsil veya görev tazminatlarından
yararlandırılmayanlar da bu tazminatlardan Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren yararlandırılırlar.
(2) Ancak, bunlardan sosyal güvenlik kanunlarına göre emeklilik
veya yaşlılık aylığı almakta olanların makam, temsil veya görev
tazminatından yararlandırılabilmeleri için 5434 sayılı Kanunun mülga 39
uncu maddesi esas alınarak kadın ise 58, erkek ise 60 ve 25 fiili hizmet
yılını veya kadın ve erkek için 61 yaş ve 15 hizmet yılını tamamlamış
olmaları şartı aranır. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sigortalı olup,
Kanunun yürürlük tarihinden sonra yaşlılık aylığı bağlananlardan; bu
şartlara haiz olanlar ile bu şartları sonradan yerine getirenler de söz
konusu tazminatlardan yararlanır.
(3) Kanunun yürürlük tarihinde malûllük aylığı almakta olanlar
ile Kanunun yürürlük tarihinden sonra malûllük aylığına hak kazananlara
ise ikinci fıkrada belirtilen aylık bağlamaya ilişkin şartlar dikkate
alınmaksızın, emsali belediye başkanının almakta olduğu makam tazminatı
ile temsil veya görev tazminatları, almakta oldukları aylıklarına ilave
edilmek suretiyle ödenir.
(4) Bunlardan ölenlerin hak sahipleri, Kanunun 32 nci maddesinde
belirtilen şartlara sahip olmaları hâlinde, Kanunla yürürlükten
kaldırılan 5434 sayılı Kanunun mülga ek 68 inci maddesinde belirtilen
şartlar da dikkate alınarak, Kanunun 34 üncü, geçici 1 inci, geçici 2
nci ve geçici 4 üncü maddeleri hükümlerine göre söz konusu
tazminatlardan, Kanunun yürürlük tarihinden önce ölenler için Kanunun
yürürlük tarihinden itibaren, Kanunun yürürlük tarihinden sonra ölenler
için ise ölüm tarihinden itibaren ölüm aylıklarına eklenmek suretiyle
yararlandırılırlar.
Sosyal güvenlik destek
primine tabi çalışma
GEÇİCİ MADDE 18 –
(1) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce
iştirakçi veya sigortalı olanlar ile vazife malûllüğü, malûllük ve
yaşlılık veya emekli aylığı bağlananlar ve Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihte sosyal güvenlik destek primi ödeyerek çalışmaya devam edenler
hakkında sosyal güvenlik destek primine tabi olma bakımından Kanunla
yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerinin uygulanmasına devam
edilir. Şu kadar ki, sosyal güvenlik sözleşmesi imzalanmamış ülkelerde
çalışmaları halinde haklarında kısa vadeli sigorta ile genel sağlık
sigorta kolları uygulanır.
(2) Ancak;
a) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi
kapsamında çalışanlar için sosyal güvenlik destek primi oranı Kanunun 80
inci maddesine göre tespit edilen prime esas kazançlar üzerinden Kanunun
81 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen prim
oranına %30 oranının eklenmesi suretiyle bulunan toplamdır. %30 oranının
dörtte biri sigortalı, dörtte üçü işveren hissesidir. Bu kapsamda
sayılan kişilerden sosyal güvenlik destek primine tabi olanların prim
ödeme yükümlüsü bunların işverenleridir. Sosyal güvenlik destek primine
tabi olarak çalışan sigortalının iş kazası geçirmesi veya meslek
hastalığına tutulması hâlinde bu sigorta kollarından gerekli yardımlar
yapılır.
b) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında sigortalı sayılanlardan, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından
alınacak belgelerle doğrulamak kaydıyla faaliyette bulunulmadığına
ilişkin süreler hariç olmak üzere çalışılan süreleri için, sosyal
güvenlik destek primi oranı olarak Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü
fıkrasının (b) bendinde belirtilen hükümler uygulanır. Söz konusu
maddede belirtilen oran, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten 31/12/2008
tarihine kadar %12 olarak, takip eden her yılın Ocak ayında bir puan
artırılarak uygulanır. Ancak bu oran %15’i geçemez. Kesilecek olan bu
tutar, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine tabi
sigortalılara ilgili yılın Ocak ayında ödenen en yüksek yaşlılık
aylığından alınabilecek sosyal güvenlik destek priminden fazla olamaz.
506 sayılı Kanuna göre yaşlılık aylığı almakta iken, serbest avukat veya
noter olarak çalışmalarını sürdürenler hakkında da bu bent hükümleri
uygulanır.
c) Harp malûlleri ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle
Mücadele Kanunu, 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve
Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre aylıkları hesaplanarak ödenen veya
asayiş ve güvenliğin sağlanması ile ilgili kanunlara göre vazife
malûllüğü aylığı almakta iken; Kanunun yürürlüğe girdiği tarih
itibarıyla çalışmaya devam edenler ile sonradan Kanuna tabi çalışmaya
başlayacaklar için sosyal güvenlik destek primi uygulanmaksızın Kanunun
5 inci maddesinin (c) bendi hükümleri uygulanır.
ç) 5434 sayılı Kanuna göre vazife malûllüğü aylığı almakta iken
bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamında çalışmaya devam edenler
hakkında, Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde yazılı
talepleri doğrultusunda Kanunun iş kazası ve meslek hastalığı sigortası
hükümleri ve uzun vadeli sigorta kolları veya sosyal güvenlik destek
primine ait hükümleri uygulanır. Bunlardan uzun vadeli sigorta primi
ödeyenlerin belirtilen süre içinde yazılı talepte bulunmamaları hâlinde
ayrıca iş kazası meslek hastalığı hükümleri uygulanır, sosyal güvenlik
destek primi kesilmez. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçi
olup, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra 5434 sayılı Kanun
hükümlerine göre vazife malûllüğü aylığı bağlananlardan Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamında çalışmaya
başlayanlar hakkında da yazılı talepleri doğrultusunda işlem yapılır. Bu
bent kapsamında olanlardan ayrıca genel sağlık sigortası primi alınmaz.
(3) Sosyal güvenlik destek primi ödenmiş veya bildirilmiş süreler
Kanuna göre malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları prim ödeme gün
sayısına ilave edilmez, 31 inci ve 36 ncı madde hükümlerine göre toptan
ödeme yapılmaz.
(4) Sosyal güvenlik destek primi, süresi içinde ve tam olarak
ödenmezse, Kanunun 89 uncu maddesi hükmü uyarınca işlem yapılır.
(5) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi
kapsamında çalışmaya başlamalarına rağmen süresinde bildirim yapılmaması
nedeniyle ödenmekte olan aylıklarından süresinde kesilemeyen sosyal
güvenlik destek primi için de bu maddenin dördüncü fıkrası hükümleri
uygulanır.
Geçici iş göremezlik
ödenekleri
Geçici Madde 19 –
(1) Kanunun 4 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen sigortalıların
Kanunun yürürlük tarihinden önce başlayıp, yürürlük tarihinden sonra
devam eden istirahatlarında, geriye doğru bir yıllık süre içinde 120
günleri olmadığından geçici iş göremezlik ödeneği alamayan
sigortalıların, Kanunun yürürlük tarihinden önce veya sonraki bir
tarihte bu tarihlerden geriye doğru bir yıl içinde en az 90 günlük
sigorta primi varsa Kanunun yürürlük tarihinden itibaren istirahatından
kalan süre için geçici iş göremezlik ödeneği ödenir.
(2) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde
belirtilen sigortalıların analığı hâlinde geçici iş göremezlik
ödeneğinin ödenebilmesi için gerekli 90 günlük prim gün sayısının
hesabında, Kanunun yürürlük tarihinden önce 506 sayılı Kanuna tabi
analık sigortası için bildirilmiş prim ödeme gün sayıları ile Kanunun
yürürlük tarihinden sonra ödenen kısa vadeli sigorta kolları prim ödeme
gün sayıları dikkate alınır.
Kanunun yürürlük
tarihinden önceki sürelerin borçlanılması
GEÇİCİ MADDE 20 –
(1) Kanunun yürürlük tarihinden önceki sürelerin
borçlanılması hâlinde aylıkların hesabında 41 inci maddeye göre yapılan
borçlanmaların bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki sürelere ait
kazançları, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümlerine
göre değerlendirilir. Ancak, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) bendi kapsamında bulunan sigortalılar için bu Kanunun
yürürlük tarihinden önceki dönemlere ait sürelerin bu Kanunun yürürlük
tarihinden sonra borçlanılması halinde de 41 inci madde hükümleri
uygulanır.
506 sayılı Kanunun geçici
20 nci maddesi kapsamındaki sandıklarca kuruma yapılacak bildirimler
GEÇİCİ MADDE 21 –
(1) 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesi
kapsamındaki sandıklar Kuruma devir tarihine kadar, 1/8/2009 tarihinden
sonra işe başlayan ve işten ayrılan iştirakçilerinin, sandıkla
ilgilerinin başlamasına ilişkin bildirimlerini Ek-4, sandıkla
ilgilerinin sona ermesine ilişkin bildirimlerini ise Ek-5 ile, işe
başlama ve işten ayrılma tarihinden itibaren en geç on gün içinde Kuruma
yaparlar.
(2) Sigortalı işe giriş ve işten ayrılış bildirgesinin elektronik
ortamda verilme usulü hakkında bu Yönetmeliğin 5 inci maddesi gereğince
işlem yapılır.
Kurumca istenilen bazı
belgelerin kâğıt ortamında alınmasına devam edilmesi
GEÇİCİ MADDE 22 –
(1) Ölüm gelir/aylığı ve ölüm toptan ödemesi için,
18 yaşını doldurmayanlar hariç, ortaöğrenim görmesi hâlinde 20 yaşını,
yüksek öğrenim görmesi hâlinde 25 yaşını doldurmayan hak sahibi erkek
çocukların ilgili öğretim kurumundan alacakları öğrenci belgesi Kurumca
ilgili Kurumlardan elektronik ortamda alınıncaya kadar talep dilekçesine
eklenir.
Hakedilen ücretler ile
prim, ikramiye ve bu nitelikteki ödemelerin ayrı ayrı gösterilmesi
GEÇİCİ MADDE 23 –
(1) Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının
(a) bendi kapsamında sigortalı sayılanların sigorta primine esas kazanç
bildirimleri yönünden, bu Yönetmeliğin 102 nci maddesinin birinci
fıkrası uyarınca yapılması gereken ‘hakedilen ücret’ ve ‘prim, ikramiye
ve bu nitelikteki ödemelerin’ ayrı ayrı gösterilmesi uygulaması, bu
Yönetmeliğin yayımı tarihinden itibaren verilme süresi dolacak üç aya
ait aylık prim ve hizmet belgeleri için uygulanmaz.
Yürürlük
MADDE 126 – (1) Bu Yönetmelik hükümleri yayımı tarihinde
yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 127 –
(1) Bu Yönetmelik hükümlerini Sosyal Güvenlik
Kurumu Başkanı yürütür.
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|